...
Evie : Üff yanıyor . Üflesene
Edward : Üflüyom ya .
Evie : Hiç belli olmuyor .
Edward : Tamam bak geçmiş işte .
Evie : Tabi tabi , senin başına geldi mi de anlayacaksın nasıl yandığını .
Edward : Gelmediğini nereden biliyorsun ?
Evie : Tavırlarından ?
Edward : Başıma geldi , tam da senin yanındayken ...
Evie : Ne ?
Edward : Yine bir konserde , yine bir kavga esnasında , boynuma .
Evie : Yok artık !
Edward : Böyle bir şey oldu .
Evie : Boynun derken yani nasıl oldu ?
Edward : Bir adamın kafasında şişe kırmış olabilirsin ;)
Evie : Ben mi !?
Edward : Aynen öyle .
Evie : E sana nerden geldi ?
Edward : Camlardan biri sıçradı .
Evie : Boynuna bir şey olmadı mı , izi var mı ?
Evie bunu diyerek biraz Edward'a yanaşmıştı . Utanmasa açıp boyun bakacak .
Edward bunu fark edip güldü .
Edward : Göstereyim mi var mı yok mu .d
Evie : Yoo ne gerek var . Neyse sonra ne oldu ?
Evie meraklı meraklı Edward'ı dinlerken elinin acısını unutmuştu . Edward da olayları anlatırken bir yandan da Evie'nin elini yavaşça sarıyordu .
Edward : Camı boynumdan çıkardın . Sonra evde bana pansuman yaptın .
Evie : Gerçekten hastane diye bir şey yapılmamış gibi !
Edward gülerek : Herhalde .
Evie : Pansumandan sonra bir şey olmadı herhalde ?
Edward bu soruyla biraz afalladı ve Evie'ye baktı .
Evie : O-olmuş olmuş evet kesinlikle bir şey olmuş .
Edward : Evet oldu .
Evie : Ne oldu ?
Edward : Kendin hatırlamak istemez misin ?
Evie : İsterdim .
Edward : O zaman dene düşün bakalım .
Evie : Belki hatırlamama yardımcı birkaç kelime falan söyleyebilirsin ?
Edward : Hmm peki . Eminsin dimi ?
Evie : Yaani .
Edward : Bebeğim .
Evie : Ne !?
Edward : Kelime .
Evie : Ne bebeği ya !?
Edward kahkaha attı .
Evie : Ne gülüyorsun sen ?
Edward : Hep aynı tepkiler ... Bana öyle seslenme , bana bebeğim deme , bebeğim ne yaa , ben senin bebeğin falan değilim , sürekli şunu söyleyip durma , bana bebeğim demeyi kes , vesaire vesaire .
Evie : Evet evet anlıyorum , bebeğim ne yaa !?
Edward gülerek : Sevgi sözcüğü .
Evie : Gerçek bir bebeğe söyleyebilirsin ne dersin ?
Edward : Evet bunu yapabilirim .
Evie : Şahane !
Edward : Kesinlikle bir daha sana bebeğim demeyeceğim bebeğim ;)
Evie : Edwarddd !!!
Edward gülerken işte Edward'ın zihninde patlamış olan yeni Flashback de şu şekilde idi :
Flashback
...
Evie : İkimiz diye bir şey yok .
Edward : Bunu zaman gösterir bebeğim .
Evie : Bana bebeğim demeyi kes !
Edward : Tamam bebeğim söylemem bir daha .
Evie : Bak hala söylüyor ya .
Edward : Sinir mi oluyorsun ?
Evie : Evet oluyorum .
Edward : Tamam bebeğim o zaman her cümlenin içinde en az 2 defa kullanırım.. bebeğim..:)
Evie : Sürekli şunu söyleyip durma .
Edward : Ah gel hadii .
Evie : Hey nereye ?
Edward Evie'yi dans eden kişilerin yanına doğru çekiştirmişti .
Evie : Ne yapıyorsun acaba .
Edward : Şşş.. ( diyerek iki parmağıyla sakince ve nazikçe ondan beklenmedik bir şekilde Evie 'yi susturmuştu..) Müziğe kulak ver..
Evie gönülsüz olsa da bir an için sadece müziğe odaklanmıştı. Ve sanırım bu ona iyi gelmişti.. Evie' nin dalgınlığını fırsat bilen Edward Evie yi belimden kavrayıp kendine çekmişti.
Evie : Heyy ne yapıyorsun.. Bu kadar sıkı tutmak zorunda mısın !?
Edward : Sadece akışına bırak..
...
Flashback Son
Evie'nin bir anda düşüncelere dalmasını fark eden Edward ona dönüp ne olduğunu sordu .
Evie : Yok bir şey , biraz düşüncelere daldım sadece .
Edward : Nasıl bir düşünce bu ?
Evie : Boşver , devamını istiyorum . Kavga çıktı dedin ?
Edward : Konu mu değiştiriyoruz yani ?
Evie : Hayır bu konudaydık zaten .
Edward : Kavga nasıl çıktı ... Şey yüzünden çıktı . Ben gittim içecek almaya . Her zamanki gibi adamın birine çarptım . Sonrasında da adamla tartıştık . Sen gelince ben adama yumruk attım .
Evie : A-ah o niye , yumruk atmak için beni mi bekliyordun ?
Edward : Eee evet .
Evie : Niye ?
Edward : Kavgayı bilerek çıkardım da ondan . Ama bu önemsiz . Önemsiz olan senin fena halde atarlı çıkışındı . Ben daha bir şey yapmadan adamı sen hastanelik ettin .
Evie :Sonrasında ...
Edward : Beni yanlışlıkla yaraladığın için pişmanlık duymaya başladın . Ve gün geldi şimdi de ben aynı durumdayım .
Evie : Senin yüzüne yaralanmadım .
Edward : Ben öyle düşünmüyorum ama .
Evie : Düşün . Senin yüzüne değildi . Kendini suçlama boşuna . Ödeştik işte . Seni yaraladım ve kendim de yaralandım . Üzerinden bir 4-5 yıl geçmiş olsa da .d
Edward : Vee işte pansuman bitti .
Evie : Aa ben unutmuşum onu .d
Edward : Demiştim sana . Sadece birkaç saniyelik bir acı .
Evie : Edward ben hatırladım birkaç şey .
Edward : Gerçekten mi !?
Evie : Evet biraz .Kavgaya kadar olan konser kısımları . Yalnız sen benim peşimden mi koşuyordun !? (gülerek)
Edward : Hem de ne biçim . Koşmak ne kelime . Süründüm bildiğin .
Evie : Niye ?
Edward : Niye mi !? Çünkü ben sana ... Neyse boşver .
Evie : Boş mu ver ?
Edward : Evet boşver . Alfia'yı çağırayım mı , konuşursunuz sonra sen dinlen bu gece gitme kime haber veriyorsan ver ama burada kal .
Evie : Konu değiştirdin bak şuan .
Edward : Konuyu kapattık çünkü .
Evie : Hayır kapatmadık .
Edward : Ne duymak istiyorsun ki !? Seni ne kadar çok sevdiğimi ? Beni hatırlamıyorken nasıl parçalandığımı ? O gece seni nasıl öptüğümü mü ? Hangisi tam olarak !?
Edward bunları derken Evie de şaşkın şaşkın ona bakmıştı . Tabii sonrasında bir anı gelmişti .
Flashback
...
Evie : Şuralarda bir yerlerde İlk yardım çantası olacaktı .
Edward : Dedim ya iyiyim ben .
Evie : Sinirlendirme beni şimdi gece gece .
...
Evie : Heyy ! Orada dur bakalım.. O kadar uğraştım. Açılmasını ya da canının yanmasını mı istiyorsun !?
Edward : Aov.. beni dert etme bebeğim :D
Edward Evie ye böyle derken yerinden doğrulmuştu. Yerinden doğrulunca da Evie'nin de dediği gibi boynundaki bant açılmıştı..
Evie : Ben sana söylemiştim !! Ahh bir kere de beni dinlesen ne güzel olurdu..
Edward : Ben kalbimi dinlerim :)
...
Evie bu romantik sözlere aldırış etmiyordu.. Şu an sadece yarayla ilgileniyor başının belaya girebileceğinden korkuyordu. Evie Edward'ın boynundaki yarı açılmış bandı çıkarabilmek için yaklaşmıştı. Bu yakınlık Edward'ı hoşnut etmişti. Hatta öyle ki Evie boynundaki bandı çıkarmaya çalışırken dayanamamış ve onu öpmüştü.. Evie ise hiç bir şey yapmamıştı. Daha doğrusu yapamamıştı..
...
Flashback Son
Edward : Özür dilerim , daha fazla tutamadım ... (Evie şaşkın şaşkın bir yere dalıp gitmişken alnından öperek)
Edward bunu söyleyip Evie'yi de öptükten sonra ayaklandı ve salonun kapısını açtı . Alfia da mutfak da bir şeyler atıştırıyordu . Hayret ilk defa kapı dinlememiş ! Edward Alfia'nın bu haline gülünce Alfia o tarafa dönüp laf sokmalarına başladı .
...