...
Zaman böyle geçip giderken nihayet şarkıcı romantik bir şarkıya başlamıştı . Bu sırada herkes de (sevgili ya da arkadaş olan çiftler) dans etmeye başlamıştı .
Evie ise bu dans eden topluluğu sadece izlemekteydi . Edward da Evie'yi izliyordu . Acaba nasıl dans edeceklerdi ?..
Edward ufak düşünceler sonunda nihayet konuşmaya başladı .
Edward : Sıkılmış gibisin .
Evie : Evet öyleyim sıkıldım .
Edward : Hiç hatırladığın bir şey yok mu ?
Evie : Ne olacaktı ki , bir şey yapmadık mı sadece boş boş duruyoruz .
Edward : Haklısın . O zaman boş boş durmak yerine dans etmeye ne dersin ?
Evie : Dans mı !?
Edward : Evet .
Evie : Diğerleri gibi mi ? (Dans eden çiftleri işaret ederek)
Edward : Yaani , evet .
Evie : Eee
Evie düşünürken birkaç adım da geri atmıştı . Edward bunu fark edip hemen ona doğru bir adım attı .
Edward : Düşünmeye ne gerek var anı yaşayalım , sadece akışına bırak . Müziğe kulak ver ...
Edward bunu diyerek Evie ile dans etmek için onu kendine çekti . Evie de Edward'ın dediği gibi yapmıştı . Akışa bırakmak ve müziğe kulak vermek . Ve tam o sırada gözünde yine bir Flashback patladı .
Flashback
...
Edward : Ah gel hadii .
Evie : Hey nereye ?
Edward Evie'yi dans eden kişilerin yanına doğru çekiştirmişti .
Evie : Ne yapıyorsun acaba .
Edward : Şşş.. ( diyerek iki parmağıyla sakince ve nazikçe ondan beklenmedik bir şekilde Evie 'yi susturmuştu..) Müziğe kulak ver..
Evie gönülsüz olsa da bir an için sadece müziğe odaklanmıştı. Ve sanırım bu ona iyi gelmişti.. Evie' nin dalgınlığını fırsat bilen Edward Evie yi belimden kavrayıp kendine çekmişti.
Evie : Heyy ne yapıyorsun.. Bu kadar sıkı tutmak zorunda mısın !?
Edward : Sadece akışına bırak..
...
Flashback Son
Evie dalgın dalgın bu yeni hatırladığı şeyi düşünürken şarkı da hala devam etmekteydi . Kısa bir süre sora şarkı da dansta bitti .
Evie bunu anlar anlamaz Edward'dan uzaklaştı .
Evie : Bir şeyler içelim mi gidip ?
Edward : Tabii , nasıl istiyorsan .
...
Evie ile Edward içecekleri almak için kafe kısmına gittiler .
Edward : Sen bekle beni burada ben alıp geleyim .
Evie : Tamam .
Edward Evie'yi bırakıp içeri girdi ve sırasını beklemeye başladı . Kısa süre sonra sıra ona gelmişti . Hızla içecekleri sipariş etti ve siparişler gelene kadar biraz daha bekledi .
Siparişi gelince hızla onları alarak Evie'ye doğru yöneldi . Sadece Evie'ye baktığından da etrafa pek dikkat etmemişti . Bu yüzden de adamın birine sertçe çarpmış içecekler de ikisinin de üstüne eşitçe dökülmüştü (adamın ve Edward'ın üzerine)
- Önüne baksana be !
Edward şaşkınca önündekine bakmaya başladı . Gerçekten bu adam ne ara çıkmıştı karşısına .
- Ne bakıyorsun aval aval çekil !
Edward en sonunda sinirlenmeye başlamış ve şaşkınlığını da bir köşeye atmıştı .
Edward : Ağır ol ! Kime artistlik yapıyorsun . Demek ki sende bakmıyordun önüne ki çarpıştık .
Adam Edward'ın bu lafına sinirlenip Edward'ın elindeki boş bardakları yere fırlatıvermişti . Bardaklar da tabii ki kırılmışlardı .
Edward : Sen hayırdır ya !? Kaşınıyorsun galiba !
- Sen mi kaşıyacaksın .
Edward : Eğer ihtiyacın varsa , neden olmasın !?
Adam gülerek Edward'ın yüzüne yumruğunu geçirdi . Edward yanağını tutarken çoktan Evie yanlarına koşup gelmişti .
Evie : Edward !!?
Edward : İyiyim ben Evie , kenara çekil.
Evie : Hayır hadi gidelim .
- Ovv bir de hanımcısın demek ! (Adam daha da kahkaha attı.)
Edward adamın bu kahkahasına daha da fazla sinirlenmişti . Evie'yi biraz olsun uzaklaştırınca doğruca yumruk öcünü aldı . Edward da adama yumruk attı .
Evie : Edward !
- Sen karışmasana be , çekil şuradan !
Adam yediği yumruğun siniri ile Evie sertçe itmişti . Evie de doğruca yere düştü . Tabii düşüş yer ile kalmamıştı . Tam cam kırıklarının yanına düşmüştü . Eli cam kırıklarının üzerine girmiş camlardan bazıları Evie'nin eline (avcuna) girmişti .
Evie acıyla bağırınca Edward o tarafa döndü ve Evie'nin kanlı elini anında fark etti . Ve bu da durdurulamayacak kadar öfkelenmesine yetmiş ve artmıştı da !
Adamı tek yumruğu ile yere düşürdü . Sonrasında da burnu patlamış olan adamı bırakarak doğruca Evie'nin yanına gitti .
...
Edward : Evie ! Evie iyi misin ?
Evie : Elim ...
Edward : Tamam yok bir şey . Hadi gidelim .
Edward Evie'yi yerden kaldırdı .
Edward : Elini gergin tut tamam mı ?
Evie kafa sallayınca Edward onu doğruca az insanın olduğu yerlerden geçirerek dışarı çıkardı . Arabaya varır varmaz da kapıları açtı ve bindiler .
Edward : Bizim eve gidelim pansuman yapalım oraya , dokunma sakın cam olabilir içinde .
Evie : Var zaten çok kötü , acıyor .
Edward : Bir gün olaysız geçse şaşıracağım .
Evie : Sen adamla iki laf atışacağına gelseydin olmazdı bir şey , hem konumuz bu mu !? Ahh elimm .
Edward : Tamam tamam sakin vardık sayılır .
Evie : Hastaneye neden gitmiyoruz . Ya da eczane .
Edward : Nöbetçi eczane uzak , mikrop kapardı . Hastane ise bilmiyorum gitmedik işte . Eve de geldik zaten geri dönmeye gerek yok .
Eve gelir gelmez doğruca arabadan indiler . Edward alacaklı gibi kapıyı çaldığından Alfia sinirli sinirli kapıyı açmıştı .
Alfia : Kapıyı da kıraydın , ne bu böyle !!?
Alfia Edward ve Evie'yi görünce şaşırmıştı .
Alfia : Evie ...
Ve sonrasında da Evie'nin elini gördü .
Alfia : Eline ne olduu !!!?
Edward : Tutma bizi işte ilk yardım çantasını getir salona da hemen pansuman yapalım .
Alfia : Burası da hastane idi ya .
Evie : Aynı şeyi bende söyledim .
Edward : Aklım mı çalışıyor benim ne bileyim ilk aklıma burası geldi .
Evie : Off .
Edward : Hareket ettirme gergin tut .
Evie : Çok kötü çok kötü .
Edward : Tamam bakma oraya , çıkarıp pansuman yapacağız şimdi .
...
Evie'yi salona götürdüler . Alfia da ilk yardım kitini getirdi . Edward hemen beklemeden başladı . Alfia da dikiliyordu .
Edward : Alfia .
Alfia : Ne !?
Edward : Ne dikilip duruyorsun ?
Alfia : İzliyorum işte .
Edward : Işığı gölgeliyorsun göremiyorum .
Alfia biraz yana doğru kaydı .
Edward : Hala bir şey değişmedi .
Alfia oflayıp yerini tekrar değiştirdi .
Edward : Alfia her yerde aynı i Bence sen odadan çık .
Alfia : Tamam be !
Alfia nihayet salonu terk etti . Ve Evie ile Edward artık baş başa idi .
Edward : İyi misin ?
Evie : Hayır .
Edward : Tamam bak görünürdeki camları çıkardım . Biraz dokunacağım , batma olursa söyle .
Evie : Cam varsa ne olacak ?
Edward : Elini saracağız ve sonrada hastaneye .
Evie : Pek hissetmiyorum sadece ortası olmayan bir avuç içi işte .
Edward : Sorun yok . Ama şimdi birazcık olabilir .
Evie : Ne , niye ?
Edward : Bunu sürmem gerek .
Evie : Hayır hayır .
Evie bunu diyerek elini çekmeye çalıştı . Edward da sıkı sıkı elini tutmaya başladı .
Evie : Edward hayır , acıyor Edward .
Edward : Korkma , birkaç saniye sürecek sonra geçecek . Üfleyeceğim hem .
Evie en sonunda sakinleşti ve Edward da elindeki spreyi açık yaraya sıktı . Sonrasında da üflemeye başladı .