İçeriğe geç

Leylim Kor

Bölüm 6 · 5 dk okuma

Leylim Kor

Bölüm 6

5.EV

Merhaba öncelikle kurguma değer verip okuduğun için sağol.

Açıkçası hak ettiği değeri almıyor diye kaldırmayı düşünüyordum halada düşünüyorum.

O sebeple bölüm atmıyordum.

Bu gidişle en sevmediğim şey olan sınır koymak olucak, en azından yeni bölüm gelsin diye oy ve yorum gelmiş olur.

Şimdi iyi okumalar...

______

"Oha" "Bu kadar da olmaz" "E yuh yani" Mert, Barış ve Yağız 'ın hayret nidalarını dinlemeye devam ediyoruz.

"Olum yeter artık. Kızı anlattığına pişman ettiniz. " dedi Pamir abi.

"Abi ben onların ne istediğini biliyorum. Hem zaten Mertle de görülecek bir hesabım var." dedim Mert'e baka baka.

"Komutanım ben-" Mert'in sözünü kesip ağaya kalktım. "Gökbörü Timi 10 dakika içerisinde içtima salonunda ol!" dedim. Hepsi ayağa kalkıp hazır ola geçtiler. "Emredersiniz Komutanım!" hepsi bir ağızdan konuştu. Kapıya adımladım ve bana tahsis edilmiş odaya girdim.

Odanın içindeki dolaptan askeri spor kıyafetlerimi aldım. Hemen giyinip saçımı topladım. En yakın zamanda kuaföre gitmem gerektiğini unutacağımı bile bile yazdım.

Timin yanına gittiğimde ip gibi dizildiler.

"Gökbörü Timi uzun zamandır içtima yapmıyoruz. Sizde çok istiyorsunuz madem. 45 tam tur koşu başla. Marş marş." deyip onlarla koşuya katıldım.

28.turda Yağız'ın çok sessiz olduğunu fark ettim.

"Yağıız Yağıız bakıyorum da çok sessizleştin. Sesini duymayalı da epey oldu." dedim. Yağız anlamış gibi Şahlanış Marşını söylemeye başladı.

"Koç yiğidim bahadırım ozanım

Alp dadaşım yağız efem ozanım

Koç yiğidim bahadırım ozanım

Alp dadaşım yağız efem ozanım

Bir narada dokuz tümen bozanım

Bir narada dokuz tümen bozanım

Tuğ kaldırıp yürüyecek Bozkurtum

Tanrı Türk'ü koruyacak Bozkurtum

Tuğ kaldırıp yürüyecek Bozkurtum

Tanrı Türk'ü koruyacak Bozkurtum... "

Yağız'ın bitirmesiyle koşuyu da bitirdik.

" 150 şınav, 125 mekik başla " timle beraber biraz şınav çektikten sonra kalktım ve önlerinde durdum. Onlar hala devam ediyorlardı. Mert'in yanına gittim ve ayağımı sırtına bastırdım.

" Kaç oldu İstanbullu?!" dedim

"98 komutanım" dedi Mert.

"Söyle bakalım bir daha ağzından bir şeyler kaçıracak mısın?" sırtına daha da bastırıp sordum.

"Kaçırmıycam komutanım." dedi sesi hafif kısık gelmişti.

Diğerler şınav çekmeyi bitirmiş hazır olda bizi dinliyorlardı. Tam mekik çektirmeye başlayacakken Albayın postası geldi.

"Er Ömür Aktaş! Komutanım Albay sizi odasına çağırıyor." dedi"Tamam aslanım sen git ben geliyorum" er yanımdan uzaklaşmaya başlayınca time döndüm.

"Hadi yine iyisiniz gidin dinlenin bugün bu kadarlık yeter." arkamı döndüm ve yürümeye başladım. Mert'in sesi kulaklarımı ilişti.

"Bu kadının cezalarını bile özlemişim be" Bu dediğine tebessüm ettim

______

Şuan odamda oturmuş belge imzalıyorum. Albaya tanışıp konuştuktan sonra odama gelmiş iki yıldır imzalamamı bekleyen dosyaların başına oturmuştum. Ve hala daha bir yığın dosya var. Telefondan saate bakmak için açtım. Akşam yemeği saati gelmiş bile. Yemekhaneye girdim timin olduğu masaya gidip oturdum. Hepsi yerlerinde dikleştiler. Boş sandalyeye oturdum Mert hemen önüme bir tabla koydu.

"Teşekkür ederim. " "Afiyet olsun komutanım."

Hep beraber yemek yedik ardından çaylarımız geldi. İçerken bir yandan sohpet ediyorduk.

"Komutanım ev işini ne yapıcaz?" Barış'ın sözüyle ona döndüm. "Şimdi bize lojmanda iki tane daire vermişler üç üç dağılıcaz evlere. Ben eve gittim yerleştim bile." dedim.

"Tamam ben, Leylim bide Yağız bir evde. Mert, Barış ve Pamir abide diğer evde olsun." dedi Bora

"İtirazı olan var mı?" dedim. Kimse konuşmadı "Tamam. E hadi o zaman kalkın eve gidelim odalara yerleşelim." hepimiz ayaklanıp otoparka ilerledik Mert ve ben Bora'nın arabasına bindik. Yağız ve Barışta Pamir abinin arabasına bindiler. Bir süre sonra lojman binasına geldik. Arabaları otoparka park ettiler.

Bina dört katlıydı ve bizim dairelerde üçüncü katta. Üçüncü kata çıkana kadar bittik diye biliriz. Merdivenden inen- çıkan, yürüyen bizden üstün rütbeli herkese selam vermekten yorulduk.

_______

Sonunda kendimizi koltuğa bırakabildik. Eve geldikten sonra hemen odalara giriştik yerleştik. Ve şuanda ölü gibi yatıyoruz. Bizce gayet normal.

"Ya hadi kalkın. Acıktım ben" dedim.

"Komutanım bir an hiç söylemiyceksiniz sandım" dedi Yağız.

"Boş boş konuşma Yağız kalk diğerlerine haber ver. Gidip yemek yiyelim" dedi Bora. Yağız da hızlı bir şekilde çapraz daireye gidip haber verdi.

"Ya komutanım yarın kuaföre mi gitsek? Siz saçınızı yaptırırsınız bizde masaj" Mert yine işin dalgasıyla konuşuyor ama doğru konuşuyor.

"Tamam gideriz. Ama önce yemek yemeğe gidelim lütfenn" dedim isyanlar sesimle. Midemin isyanı sesime vurmuş.

"Komutanıma katılıyorum biran önce yemeğe gidelim." Barış 'ta aynı benim gibi açtı.,

"E hadi kalkın. Bora arabayı ben sürüyorum ."dedim .Bora da gülerek "Emredersin patron" dedi . Seviyorum bu çocuğu ya .Arkadaşım olarak , kendisi çok yakın bir arkadaşım . Bu süre zarfında otoparka inmiş bizimkileri bekliyordum .Konu midem ve uykum olunca benden hızlısını tanımıyorum.

Bizim arabaya Bora ve Mert bindi.

Arabaya bindikleri gibi arabayı çalıştırdım yakınlarda bir yerde bir lahmacuncu varmış. Nereden bildiğim konusuna gelirsek internetten baktım. Mert yine soru sormaya başladı.

"Komutanım bir şarkı açiyım mı?" Dedi."E hadi aç bakalım ne açıcaksın""Komutanım iki şarkı arasında kaldım. Siz seçin ya."dedi."1 karargâh dışında bana komutanım demene gerek olmadığını daha önce söylediğimi hatırlıyorum,2 hangi şarkılar söyle seçelim."dedim."Tamam kom-...Leylim. Serdar Ortaç- Karabiberim mi yoksa, Ebru Gündeş-Çingenem mi ??"dedi . Ben nasıl seçicem. En mantıklısı radyo. İçimden geçeni dışıma aktardım."En mantıklısı radyo" deyip radyoyu açtım. Şansımıza Resul Dindar -Yağarsa Yağmur Yağar çalmaya başladı.

"Yağarsa Yağmur yağar

Yağarsa Yağmur yağar..

He,he,he,he..

Ben zaten islanmişim

Ben zaten islanmişim..

Oh,oh,oh,oh..

Gelursa yarim gelur

Gelursa yarim gelur..

Zaten göreslanmişim

Zaten göreslanmişim

Zaten göreslanmişim

Zaten göreslanmişim..."

Şarkı bitmişti ama biz hâlâ varamadık.İstanbul trafiği gibi kilitlenmiş. Alt tarafı 5-6 sokak yana gidicektik . Ama hata bende neden yürüyerek gitmedik ki?

Ben söylene söylene trafikten çıkmayı başardım. Lahmacuncunun kapısında toplanıp içeri girdik.

________

"Ay çok yedim ya" dedi Mert"Bende" dedi Bora"O sunucuyu sipariş vermiycektik" dedi Yağız"Ben doydum sizi bilmem"dedi Pamir abi"Ben Bir tane daha ayran alıyım ya"dedim"Şimdi yedik içtik e hesap kime kaldı"dedi Barış .

Hepsi dönüp bana baktı. Ellerimi teslim olurmuş gibi kaldırıp " Bu benim dönüş yemeğim. Hesabı ben ödemem. Başka bir hesaba sözünü olsun." dedim. Onlarda mecbur kabul ettiler.

Hesap Mert'e kalmıştı. Onun ödemesini bekliyorduk . Mert'te gelince arabalara binip evet geldik. Herkes kendi odalarına çekildi. Önce güzel sıcak bir duş aldım. Üstümü giyinirken aynı zamanda yarın neler yapıcağımı düşündüm .Yarın bir kuaföre gidip saçımı kestiriyim, alışveriş yapıyım, ev ihtiyaçlarınıda unutmayayım diye bir kağıda not aldım.

Yeni yıkanmış nevresim takımım, yeni yıkanmış pijama takımım ve yeni yıkanmış olan ben.

Ahh şimdi kendimi güzel bir uykunun kollarına bıraka bilirim. Umarım....

________

Selam herkese yeni bir bölümle karşınızdayım.

Gerçekten hikaye hakkındaki görüşleriniz ve düşünceleriniz benim için önemli. Lütfen yorum yapmayı unutmayın.

Bölümde geçek şarkıların isimleri

Gurup Volkan - Şahlanış Marşı

Karmete -Yağmur

Ya siz böyle yeni bölüm isteyince ben sevgi pıtırcığı oliyorum resmen

İyi okumalar dilerim bir sonraki bölümde görüşmek üzere hoşçakalın.

Hayalet okuyucu olma

Bölüm sonu

6 yorum