İçeriğe geç

legandary lovers/keonhee

Bölüm 4 · 7 dk okuma

legandary lovers/keonhee

Bölüm 4

narin yarim

okulun son haftasıda sonunda bitmişti... karne günü gelmişti, wonhee sabah 4de kalkıp saat 7ye kadar chat gpt ile ne giyeceğini konuşmuştu. saatin 7 olduğunu görünce kalkıp hazırlanmaya başladı...

wonhee okula arkadaşlarıyla birlikte gitti yunah, minju, iroha ve moka. hepsi konuşarak okul bahçesine girdiler. okulda sadece 3 şube olduğu için müdür karneleri bahçede dağıtıyordu. müdür bile pijamayla gelmişti. bütün sınıf sıra sıra karnelerini aldı, kızlar arkada müdürün ve okuldakilerin kıyafetlerine gülerken wonhee karnesini almaya gitmişti. müdür ekmek dağıtır gibi dağıtıyordu

müdür; kızım hadi aldın karneni git! bekleme yapma!

wonhee göz devirip karnesini aldı ve kızların yanına geldi

yunah; ee napıyoruz şimdi

minju; POPEYES!!

yunah; ya gidicez popeyesdan sonra napıcaz

iroha; karaokeye gidelim

moka; geçen hafta gittik ona ya

iroha; e yine gidelim aq

wonhee; bugüne özel bişey yapalım işte

iroha; ne bugün kizlarin dasagi mi cikiyo ozel bigun degilki

wonhee; oooff

yunah; ya tamam korku evine gidelim

moka; ben gelmem ya ne korku evi

minju; ya sıçıcam

iroha; ne boş yaptınız lunaparka gidelim ozaman

kızların hepsi bu fikri onaylamıştı, kızlar karnelerini katlayıp çantalarına koyarken arkadan ses geldi

juhoon; bizede yer var mı

yunah kaşlarını çatarak arkasını döndü, onunla beraber tüm kızlar döndü.

yunah; siz ne alaka

martin; 3 yıl boyunca aynı sınıftaydık son senemize giricez ama hiç birlikte aktivite yapamadık

minju; yapmaya ne gerek va-

iroha minjunun kolunu sıkıp onu susturdu

iroha; tabi bencede olabilir

iroha mokayı dürterken moka gözlerini kaçırıyordu, seonghyeona bakmamaya çalılıyordu. wonhee kaşlarını çatıp kızlara baktı

wonhee; lan siz şaka mısınız bunlar varsa ben gelmem

keonho sırıtarak wonheeye bakarken moka wonheenin kolundan tutup köşeye çekti

moka; seongla yakınlaşmam için bir fırsat lütfen

wonhee: ne seonghyeonu ya zorban bu çocuk senin

moka; wonhee lütfen!

wonhee göz devirdi arkadaşını koruması gerekiyordu ama planı bozarsa bütün grubun planı bozukcaktı, oflayarak başını salladı

wonhee; ooofff tamam

moka sevinçle wonheeye sarıldı...

...

5 erkek 5 kız olarak lunaparka gelmişlerdi, ilk önce çarpışan arabaya bindiler.

wonhee ve moka/ iroha ve martin/ minju ve yunah/ keonho ve james/ juhoon ve seonghyeon şeklinde arabalara yanyana binmişlerdi.

iroha ve martin piyasacı sevgililer gibi herkesi çember içine alıp tektek çarparken iroha bağırarak tokyo drift söylüyordu, martin japonca bilmemesine rağmen ağızından random atıp irohaya katılıyordu.

seonghyeon ve juhoon hamam bocekleri oldukları ıcın surekli kızları rahatsız edıyorlardı en sonunda yunah ayağını arabadan çıkarıp seonghyeonun koluna tekme atınca kızlara bulaşmayı kesmiş köşelerde drift atıyolardı.

wonhee ve moka, keonho ile jamesın arabasına sürekli arkadan vuruyordu. keonho wonheeye "yapma gülüm sen zararlı çıkarsın" derken cümlesi wonheenin onların arabasının arkasına çarpmasıyla kesildi ve dudağı direksiyona çarptı, dudağı patlarken wonheeye sırıttı

keonho; öpsene

wonhee göz devirip arabayı seonghyeon ve juhoona çevirirken james keonhonun kafasına vurdu

james; gotun basın ayrı oynuyo he

...

roller coastera binmişlerdi, hepsi sıra sıra eşyalarını başlangıç yerindeki küçük dolaplara koyup koltuklarına oturmuştu, görevli tam başlatacağı sırada seonghyeon mide bulantısı yüzünden inmiş onları eşyalarının yanında bekliyordu.

wonhee; bi dakka ben keonho ile oturma- AAAAAA

wonhee cümlesini bitiremeden alet çalışmış roller coaster yuvarlak çizerek sürülmeye başlamıştı. keonho wonheeden daha yüksek çığlık atıp wonheenin elini tuttu

wonhee; NAPIYOSUN SALAK

keonho; INELIM ARTIK

minju; SUSUN ARTIK

james; HEPINIZDEN NEFRET EDIYORUM

...

roller coasterin süresi bitince herkes başları döne döne koltuklarından kalkıyordu, keonho bayılma bahaneisyle wonheeye sarılmış yürüyordu. iroha ise martina duygusallık yapıyordu

iroha; sen yanımda olmasan çok korkardım martin iyiki varsın

martin sırıtıp irohaya sarıldı

juhoon; martin kafasını raylara vursaydı çok gülerdim

moka hafif baş dönmesiyle koltuğundan kalktığında düşecek gibi oldu fakat düşmesini engelleyen birisi oldu… seonghyeon... moka hafif kızarmış bi şekilde ona bakarken seonghyeon gülümseyip mokaya çantasını verdi

moka; şeu teşekkür ederim...

seonghyeon; her zaman moka.

...

hava kararmıştı, lunaparkdaki insanlar yavaş yavaş azalıyordu. en son burger kimg yiyip eve dönmeyi planlıyorlardı. seonghyeon diğerlerini durdurdu

seonghyeon; son kez bi dönme dolaba mı binsek?

iroha; hiç halim kalmadı eve gidip uyumak istiyorum

martin; büyük olanına binersek eğlenceli olabilir sonra eve gidicez zaten hertürlü

iroha; bencede binelim

wonhee; sizde sabahtan beri ikili grup oldunuz bizi disliyosunuz

iroha; ne alaka be

moka; ya kavga etmeyin hadi dönme dolap!!

...

dolaplara herkes 2 kişi oturdu./ wonhee ve keonho/ martin ve iroha/ moka ve yunah/ james ve minju/ juhoon ve seonghyeon.

dönme dolap bir tur döndü, yavaş yavaş dönüyordu.

keonho; beni affettin mi wonhee..?

wonhee; ne alaka? tabikide hayır.

keonho; ama güzelim

...

moka; seong bana bu aralar çok iyi davranıyor...

yunah; seonghyeon mu?

moka; evet… belkide oda bana karşı bişeyler hissetmeye başlamıştır...

yunah; moka, emin değilim seonghyeondan herşeyi beklerim

moka; çok abartıyosun beni düşündüğünü belli ediyor

yunah; öyle diyorsan

...

iroha; bugün çok eğlendim

martin; bende öyle

martin ve iroha biraz dışarıyı izlediler, martin irohayı izliyordu. iroha bunu fark edince kızardı… ikili yavaş yavaş birbirine yaklaşmaya başladı dudaklarının arasında bir nefes kadar boşluk vardı ki dönme dolabın bir anda durmasıyla ikiside dondu. iroha sinirlice aşağıya bakarken içinden şarkı söylüyordu

"benim narin narin yarim suya düştü hayalim. nolucak şimdi halim benim narin narin yarim..."

martin; noluyo be

iroha; bilmiyorum...

seonghyeon vagonu en alttayken vagonundan atlayıp görevlinin dönme dolabı kontrol ettiği düğmeye basmıştı. en üstte wonhee ve keonho, sağ altlarında çocukluk arkadaşları james ve minju, sol altlarında iroha ve martin, onların altında ise moka ve yunah vardı... juhoon en alt vagonda tek kalmıştı. seonghyeon sırıtarak bağırdı.

seonghyeon; eğlencenizi böldüğüm için özür dilerim canım arkadaşlarım! ama daha eğlenceli bişeyim var!

dönme dolaptakilerin hepsi seonghyeona küfür ederken seonghyeon çantasından bir defter çıkardı… lila tüylü bir defter... mokanın gözleri büyüdü bağırdı

moka; SEONGHYEON!

seonghyeon sırıttı

seonghyeon; sevgili mokamızın günlüğü... bakalım içinde neler varmış

yunah; SEONGHYEON SENI TERS YATIRIP DUZ SIKERIM KASAR INDIR LAN BIZI

wonhee; SEONGHYEON EVINE YUZ TANE PIZZA YOLLARIM SENIN AQQ

iroha; ANIMIZI BOZDUĞUN YETMIYO ARKADASIMIZIDA MI BOZUCAKSIN SEREFSIZ

minju; SIKTIM BELANI OROSPU COCUGU BIRAK O DEFTERI

erkekler küfür ederken james bağırdı

james; SEONGHYEON INDIR BU DOLABI!

seonghyeon göz devirirken sırıttı

seonghyeon; hmm bakalım neler varmış

defteri açtı, vagondakiler bağırıyordu, seonghyeon sayfaları içinden okuyup sıkıcı diyerek geçiyordu, mokanın gözleri doluydu. seonghyeon sırıtışı büyüdü, sesini incelterek taklit yapmaya başladı

seonghyeon; ah seong çok tatlı bir çocuk, biliyorum o benim zorbam ama ona karşı hisler beslemekten kendimi alamıyorum. etrafında birsürü kız var bana bakar mı bilmem. umarım birgün beni farkeder...

seonghyeon kahkahalarla okurken yaşlı görevli gelip sinirle dönme dolabı çalıştı ve herkes teker teker indi. seonghyeon sırıtmış bir şekilde mokaya bakarken yunah, wonhee, iroha ve minju seonghyeonun üstüne atladılar. seonghyeon sinirle onları itmeye çalıştı. erkekler kızları uzaklaştırdı. keonho wonheenin bileğini tuttu

keonho; SEN NAPIYOSUN LAN

seonghyeon; eğlendim sadece alın be günlüğünğzü

seonghyeon günlüğü kızların önüne fırlattı iroha yerden günlüğü alıp seonghyeonun kafasına fırlattı. seonghyeon alnını tuttu sinirle bağırdı

seonghyeon; NAPIYOSUN LAN

iroha cevap vericek iken martin seonghyeonun omzunu ittirdi

martin; geri bas lan!

seonghyeon; şu kız için arkadaşınızı mı satıyosunuz lan siz!

gözleri dolan mokayı işaret ederek bağırdı. moka ağlayarak lunaparktan koşarak çıktı, minju peşinden gitti

yunah seonghyeona tokat attı

yunah; orospu çocuğu!

yunah, iroha, wonhee mokanın peşinden gitti.

seonghyeon göz devirdi

seonghyeon; şu kızlara bakın eğlenceden bile anlamıyorlar. ayrıca o ezikle arkadaş olucak ne var

keonho; aşırı abarttın bu rezillik neydş şimdi seong?

juhoon; abartmasanız mı şaka yaptı sadece

seonghyeon; of cidden

martin; böyle şaka mı olur sen gerizekalı mısın seong?

seonghyeon; o eziği bana birdaha savunmaya çalışmayın, bide benden hoşlanıyomuş kendine hiç bakmadan tch acıyorum ona zavallı

keonho tam konuşacak iken james seonghyeonun kafasına vurdu, daha sonra onu kendine çevirip yüzünü yumrukladı

james; SANA KAÇ KERE DÜZGÜN KONUŞACAKSIN ONUN HAKKINDA DEDIM HA?!

seonghyeon yerde yediği yumruklar yüzünden ağızı burnu kan içindeyken konuşmaya çalışıyordu, james ağızına gelen her küfürü ediyordu. james kadar soğukkanlı birisi ilk defa böyle davranıyordu. erkekler şokla jamesı seonghyeonun üstünden kaldırdı, güvenlikler onlara doğru koşarken martin ve keonho jamesı lunaparktan çıkarmaya başladı

keonho; juhoon! seonghyeonu acile götür sana emanet!

seonghyeon yerde kan içinde yatarken juhoon onu zorlukla kaldırdı, kan öksürerek dikleşti, küfür savuruyordu

juhoon; james neden böyle davrandı-

seonghyeon; asık olduğu kız ona değilde bana bakıyo diye kuduruyo orospu çocuğu.

......

kızların hepsi minjunun evindeydi, moka ağlıyordu kızlar onu sakinleştirmeye çalışıyordu. minjunun telefonuna bildirim geldi

james; minju, moka seninle birlikte mi?

minju telefonunu aldı ve ayağa kalkı. odanın köşesine gidip mesajlaştı

minju; niye?

james; konuşmak istiyorum onunla

minju; james o arkadaşınıda al siktir git daha ne istiyosunuz kızdan

james; minju saçmalama, seonghyeon bundan sonra benim sikim bile olamaz. mokayla konuşmak istiyorum, lütfen aşağı bir iki dakikalığına inebilir mi?

minju biraz sessiz kaldı, salya sümük ağlayan mokaya baktı, iç çekti

minju; şuan olmaz

james; yarın sabah o zaman. 9da onu almaya gelirim, uykusuz kalmasın.

minju mesaja "👍" atıp mokanın yanına gitti. ağlaması durmuştu biraz, sakinleştiğine göre kızların sora sıra seonghyeona sövme sırası gelmişti.

---

Bölüm sonu

10 yorum