İçeriğe geç

LAVİNİALP

Bölüm 9 · 5 dk okuma

LAVİNİALP

Bölüm 9

Bayram’a özel💗

18 yıl önce bugün.

6 yaşındaydı minik Lavin.

11 yaşındaydı küçük Alparslan.

Bayram'dan bir gün önce, aileleri ile bayram Alışverişlerine gitmiş, özenle kıyafetler seçmişlerdi. Lavin çok heyecanlıydı.

"Anne yarın ne olucak?"

Dedi heyecandan yerinde bile duramayan Lavin.

"Yarın Şeker bayramı yani Ramazan bayramı bebeğim. Bugün oruçluk zamanı bitiyo. Yani artık oruç tutmayacağız."

Lavin buna üzülmüştü. Lavin'in bünyesi düşük olduğu için bazen öğlene kadar, bazen ise akşama kadar oruç tutuyordu.

"Ama ben oruç tutmayı çok seviyorum"

Dedi alt çenesi titreyerek. O kadar sulu gözdü ki gün boyu asla göz yaşları kurumazdı. Bu Lavin'in elinde olan bir şey değildi.

"Seneye inşallah yeniden tutacağız kızım. Öyle olurmu?"

Dedi babası olan Mehmet. Görevden yeni gelmişti. Ama her an yeniden göreve çağırılabilirdi.

"Mehmet'im Mehmet'im."

Dedi acele ile Esra. Mehmet adı duyulunca hemen sesin geldiği yere döndü.

"Eğer Lavin şimdi uyursa yarın ne kadar şeker toplayacak?"

"Dünyalar kadar toplayacak benim kızım!"

Dedi kahkaha atarak Mehmet. Lavin bunu duyunca hemen koltuktan aşağı fırlayıp olduğu yerde tur atmaya başladı. Babası ve annesi kahkaha ile Lavin'i izliyorlardı. Mehmet'in bu haline içi gidiyordu resmen. Lavin nefes nefese kaldığında durdu. Babasına döndü.

"Baba! Baba! Yarın Ayla'da gelicek dimi dimi!"

'Ayla' kelimesini duyar duymaz yerinde doğruldu Metehan.

"Metehan? Sen uyumuyormuydun oğlum?"

"Uyuyordum anne susadım... biraz su verirmisin?"

"İyi bakiyim bekle."

Dedi Esra ve yerinden kalkıp mutfağa adımladı.

"Onlarda gelecek tabii benim kızım isterse herkes gelir."

"Babanem?"

Mehmet'in ağzı açık kaldı. Çünkü Lavin'in babannesi, Mehmetin annesi yakın bir zamanda ölmüştü ve Lavin bunu bilmiyordu. Cenazesine bile gitmişti ama cenazenin kim olduğunu bilmiyordu.

"Babannen gelemeyecek kızım. Ama yarın onu ziyarete gideceğiz."

Mezarlığa demek istiyordu. Lavin anlamamıştı ama yinede sevinmişti.

Şenel içeriye büyük bir sürahi dolusu su getirmişti. Ve elinde bir paket vardı. Mehmet oturduğu yerden kalkıp lavaboya doğru yol almıştı.

"Anne peki enik gelicekmi?"

Onların köyünde yavru köpeklere, veya küçük cins köpeklere 'enik' deniliyordu. Esra bir bardağa su doldurup Metehan'a verdiğinde Metehan suyu Bismillah diyerek kafasına dikledi, ve suyu içmeye başladı.

"Enik kim kızım?"

Dedi Esra elindeki paketi sürahideki suya aktarırken. Bu toz halinde olan su ile karıştırılan meyve suyuydu.

"Alpayslan"

Lavin konuştuğunda Metehan ağzındaki bütün suyu yutamadan Lavin'in üstüne püskürttü. Lavin omuzlarını genişletmiş ve derin bir nefes alıp nefesini tutmuş bir şekilde donuk kalmıştı.

"Şişşhh! Baban duymasın kız ne diyon sen!"

Dedi Esra, Lavin'in omuzunu çimdikleyerek.

Lavin bir anda hüngür hüngür ağlamaya başladı.

"Anneeee! O bana fil gibi hüüff hüüff yaptı!"

Filin suyu fışkırtma taklidini yapıyordu Lavin. Aynı zamanda ağlamasını durduramıyordu. Üstü başı sırılsıklam olmuştu.

"Alparslandan uzak dur Lavin!"

Dedi kaşlarını çatarak Metehan. Esra ikisinede uyarıcı bakışlar atıp sessiz ama sesli bir şekilde konulmaya başladı.

"Metehan!"

Dedi sinirle Esra. Metehan işlediği suçtan dolayı hemen yorganının altına saklanıvermişti. Lavin kollarını açtı oturduğu yerde. Esra, Lavin'in koltuk altlarından tutup yukarıya kaldırara kucağına aldı.

"Gel bakiyim sen zaten banyo yapacaktın Lavin."

"Anneeeeğğğ saçım tüpürük olduuuuğğ!"

Daha küçük olduğu için dili pek çok kelimeye dönmüyordu.

Yarım saat içerisinde mis gibi banyosunu yapıp artık uyumaya geçiyordu minik Lavin. Dolabın üzerine asılmış minik elbise bayramlıklarını alıp özenle yer yatağının yanına düzmüştü.

Düzenli bir şekilde yatağının yanına bayramlıklarını serdikten sonra yatmaya geçti. Heyecandan uyuyamıyordu resmen. Minik bukleler halinde sarı saçlarının uçları, hala nemliydi.

Lavin heyecandan uyuyamadığı için arkasını dönüp Metehan'a baktı. Metehan'ında uykusu kaçmıştı. Yarın erkenden uyanacağı için erkenden uyumaya çalışıyordu.

"Metehan!"

"Hı Lavin."

"Yarın bayram dimi dimi?"

"Evet lavin."

Dedi Metehan ve gözlerini kapattı. Lavin düşünmeye başladı.

"Metehan!"

Metehan sabırla nefes alıp gözlerini yeniden açıp Lavin'in sarılarına dikti.

"Efendim Lavin."

"Yarın napıcaz?"

"Yarın büyüklerimizin elinden öpücez şeker toplayacağız."

Diyip yeniden gözlerini kapattı Metehan. Lavin yeniden düşünmeye başladı.

"Metehan!"

"Ne var Lavin!"

Dedi sinirle Metehan.

"Yarın büyüklerimizin elinden öperken ne diyeceğiz?"

"Bayramınız mübarek olsun veya bayramınız kutlu olsun diyeceğiz Lavin. Şimdi sus ve uyu."

Bu kez cidden gözlerini kapatıp uyumaya çalıştı Lavin. Artık heyecanın ğstğne uyku bastırmaya başlamıştı. Düşünürken uyuya kalmıştı.

Bayram sabahı~

Sabah erkenden uyanıp Mehmet ile Metehan bayram namazına gitmişlerdi. Esrada Mehmet ile birlikte uyanıp Lavini uyandırmaya gitmişti. Lavin hemen annesinin sözünü ikiletmeden ayağa kalkıp neşeyle evin içinde koşturmaya başladı.

"Bugün bayram! Bugün bayram! Şeker bayramı! Şeker bayramı! En çok şekeri ben toplicam!"

Gece yatarken yere düzenle serdiği kıyafetlerini yerde görememişti. Büyük ihtimalle annesi kırışmasın diye yerden kaldırmıştı.

Annesinin yatak odasına doğru koşturduğunda dolabın kapağına asılı oldugunu görmüştü. Ama boyu yetmiyordu. Olduğu yerde zıplayıp işaret parmağı ile bayramlığını gösterdi Lavin.

"Anne! Anne! Şekerlik! Bayramlıklığım!"

"Bayramlıklık mı?"

Diyip kahkaha attı Esra.

Uzanıp bayramlığı alıp Lavin'i giydirmeye başladı.

Lavin hazırlandıktan sonra koltuğa oturmuş, babasını bekliyordu. Tam o sırada kapının çaldığını duydu. Hızlıca kapıya koşup açtığında bir grup çocuğun olduğunu görmüştü. Bu çocuklar köy sakinlerinin çocuklarıydı. Lavin hemen mutfağa koşturup şeker tabağını alıp kapıya koştu. Çocukların hepsine teker teker şeker dağıtmaya başladı.

🎀

Metehan'larda sabah namazından dönmüşlerdi. Hep birlikte hazırlanıp birlikte çıkmışlardı evden. Erdem amca'lara gitmişlerdi. Erdem amcalar aşağıya inmiş, Mehmet ve Ecem'leri bekliyorlardı. Alparslan ve Ayla ise bayramlıklarını giyinmiş ve yanyana dizilmiş bayramlaşmayı bekliyorlardı.

Mehmet, Lavin'in elinden tutarak Erdemlere doğru getiriyordu. Ama bir sıkıntı vardı. Lavin ne diyeceğini unutmuştu. Ve çoktan yetişmişlerdi. Erdem ve Esra Lavin'in bişey demesini beklemeden hemen öpüp yukarı çıkmışlardı. Metehan ve Ayla ise hayvanların yanına gitmişlerdi. Onların gittiğini görünce Lavin hemen Alparslan'a döndü.

"Enik! Enik! Kutlu bayramlar! Kutlu bayramlar!"

"Bayramın kutlu olsun denilir Lavin. Seninde bayramın kutlu olsun."

Dedi Alparslan. Lavin hemen Alparslan'ın etrafında turlamaya başladı.

"Lavin dur başım dönüyor! Papağan pişşt sana diyorum!"

Lavin dinlemeden yerinde durmuyordu asla. Lavin bir anda Alparslan'ın sırtına atladı. Ve kendince şarkı söylemeye başladı.

"Eeeniiik! Eeeeniiiiik! Eniksin sen enikkk!! Hemdee çılmıli eniksinn!"

Diyip kahkahalara boğuldu küçük Lavin. Enik gibi çılmıli de diyordu Lavin Alparslan'a. Çılmıli sümüklü demekti. Ama sümüklü ta kendisiydi. Lavin'e göre Alparslan çok çok daha sakin bir çocuktu.

"Papağansın sende!"

"Ben niye papağanım?"

"Çok konuşuyorsun her dediğini tekrarlıyorsun."

Lavin tabiki yanlış anlamıştı. Alt dudakları titremeye başladı.

"Ne yani beni sevmiyomusun enik? Enik beni sevmiyo."

Diyerek ağlamaya başladı Lavin. Alparslan'ın Sırtından inivermişti hemen. Alparslan ne yapacağını şaşırmış bi şekilde Lavin'e bakıyordu. Alparslan yaklaşıp konuşmaya başladı.

"Özür dilerim."

Diyip yanağından öptü Lavin'in. Alparslan'ın annesi ona 'özür dilerken öpüşerek dileyeceksin oğlum. Öyle kuru kuru özür nerede görülmüş?" Derdi.

Lavin ise hemen susmuştu çünkü hoşuna gitmişti. Lavin yeniden Alparslan'ın etrafında dönmeye başladı. Sonra yeniden sırtına atladığında Alparslan kahkaha ile koşturmaya başladı.

"Daha hızlı! Enik daha hızlı!"

Hoşuna gidiyordu. Alparslan ile vakit geçirmek Lavin'in hoşuna gidiyordu.

Ve gün boyu hep birlikte güzel vakitler geçirip aileleri ziyaret edip güzelce bayramlaşmışlardı.

🤍🤍🤍

Selam bebekleriim nasılsınız?

🎀Bayramınız mübarek olsun bu arada🎀

Kutlu bayramlar! kutlu bayramlar!

ŞFÖFÖDMQÖDİWÖSİQLF

Bu bölümü bayrama özel yazmıştım ama geç atmak zorundayım o yüzden kusura bakmayın. Bu bölüm zaten hazırda duruyordu.

Zaten çok kısa bi bölümdü yazarkende gayet eğlenerek yazdım umarım sizde eğlenerek okumuşsunuzdur.

Kendinize iyi bakın bir sonraki bölümde görüşürüz öptüm!

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.