İyi Okumalar 🦋
_________
Hyunjin, sonunda Felix'in odasından çıktığında anne ve babası da kapıda onu bekliyordu. O yüzden hızlı adımlarla salonu geçmiş ve kapıya doğru ilerlemişti.
"İyi geceler"
Bayan Hwang, bayan Lee'ye sarılmış ve iyi geceler diledikten sonra ayrılmışlardı. Zaten kapıda çok beklememek için de hemen evlerine dönmüşlerdi.
Hyunjin şu an ailesine neden gecenin bu saatinde komşuda olduklarını soramayacak durumdaydı. Hemen odasına geçmeli ve düşüncelerini dağıtmak için bir şeylerle uğraşmalıydı.
Yoksa gözünün önünden gitmeyen dudakları ve burnunun ucunda hala tüten kiraz kokusu yüzünden delirecekti.
Bu yüzden bir şey demeden odasına geçmiş ve kendini çalışma masasıına bırakmıştı. Zaten yapması gereken tasarım vardı böylece düşüncelerini çabuk dağıtabilirdi.
Ama düşündüğü gibi olmamıştı. Yaptığı çizimleri sürekli siliyordu ve bu iç dizaynı bu ay sonuna yetiştirmesi gerekiyordu.
Düşünmeden edemiyordu. Keşke öpseydi o dudakları. Belki o zaman daha az delirirdi. Ya da daha çok delirirdi.
Elindeki elektronik kalemi kenara bırakmış ve başını tabletine yaslamıştı. Bu işin sonu nasıl olacaktı gerçekten bilmiyordu.
Acaba Felix de ona karşı bir şeyler hissediyor muydu. Aslında bugün kucağında sürekli boynuna gömülmüştü. Bu içgüdüsel olan bir şey miydi yoksa alfasının kokusunu mu almak istiyordu.
"Bebeğim gelebilir miyim?"
Annesi Hyunjin'e seslenene kadar alfa kapısının tıklatıldığının bile farkında değildi. Küçük omega sandığından daha çok etkiliyordu onu..
H: "Gel"
Alfa istemeden de olsa başını yasladığı tabletinden kaldırmış ve annesine bakmıştı. Anlaşılan uyumak üzereydi çünkü pijamalarını giyinmişti bile.
Bayan Hwang sandalyede oturan oğluna yaklaşmış ve kocaman adam olmasına rağmen hamur yanakları sıkmıştı sertçe.
"Neden asık bu mantı surat!"
Annesinin çıkardığı tatlı sese ve yanağının sıkılmasına karşı çıkamayan koskoca alfa gülümsemeden edememişti. Normalde alfalar hep sert bünyeleri, kişilikleri ile bilinirlerdi ama Hyunjin öyle yetiştirilmemişti.
Baskın bir alfa olmasına rağmen, sert bir kişilik değil de mütevazı bir kişi olarak büyütülmüştü ve bundan hiç pişman değildi.
H: "Yetiştirmem gereken tasarım var o gerdi beni"
Annesi anladığını belirterek mırıldanmış ve çalışma masasının hemen yanında duran yatağın kenarına oturmuştu. Hyunjin ise annesinin oturduğunu görünce gerilmeden edemedi. Eğer bir konuşma yapacaksa hep oraya otururdu bayan Hwang.
"Rut döneminde misin bebeğim?"
Alfanın şaşırdığı kocaman olan yüzünden belliydi. Annesi ile bu gibi konuları hiç konuşmazdı. Zaten annesi doktor olarak oğlunun rut döneminde olmasını anlardı sormasına bile gerek kalmadan.
H: "Hayır"
Hyunjin anında annesini cevapladığında bayan Hwang pijamasının cebinde duran boş ilaç kutusunu çıkarmış ve Hyunjin'e göstermişti.
Alfa şimdi anlıyordu... anneler ağızdan söz alma konusunda profesyoneldir. Eğer ilk önce ilaç kutusunu gösterseydi Hyunjin ruttayım diyerek geçiştirecekti ama pot kırmıştı işte alfa.
Bayan Hwang oğlunun baskın bir alfa olduğunu bildiği için yılda sadece 3-4 kere girdiği rut döneminde ilaç içmesine bir şey demiyordu. Vücudun normal bir tepkisiydi ve ilaç içerek bastırılmak hiçbir ırk için doğru değildi.
Ama oğlu baskın bir kurda sahip olduğu için çok ağır olmayan ilaçlar kıllanıyordu. Bu sefer elinde tuttuğu ilaç en ağır bastırıcı türüydü ve kutu tamamen boştu.
"Kaç günde bitirdin?"
Annesinin sorduğu ciddi soru ile Hyunjin başını önüne eğmiş ve derin bir iç çekmişti. İlacı çöp kutusuna attığına emindi. Nasıl bulmuştu annesi hiçbir fikri yoktu.
H: "üç"
Hyunjin kendi kısık çıkan sesini bile duymamıştı ama bayan Hwang duyacak kadar dikkatli dinliyordu oğlunu.
"Önce ruh eşi sorun şimdi bu bastırıcıları kullanman.. tanrım bir Thitayı devirecek bastırıcıyı üç günde bitirmek nedir Hyunjin!"
Alfa başını kaldırmadan alttan annesine kısa bir bakış atmıştı. Haklıydı ve sinirliydi... ama açıklayamazdı işte.
"İyi bir ebeveyn olmak için her şeyi yaptık bebeğim. Her fikrine saygı duyduk, bizden bir şey gizlememen için elimizden geleni yaptık. Ergenlik döneminde bile bizden bir şey saklamadın..."
Bayan Hwang derin bir iç çekmiş ve ilaç kutusunu her gördüğünde sinirlendiği için cebine tıkmıştı.
"Tamam ailenden bir şeyler saklayacak yaşa çoktan geldin ama bu kendine zarar verebilirsin anlamına gelemez Hwang!"
Hyunjin annesinin giderek sesinin yükseldiğini farkediyordu ve şu an en son isteyeceği şeydi, babasının da sesleri duyarak odaya gelmesi. O yüzden eğik başını kaldırmış ve annesinin gözlerinin içine bakmıştı.
H: "Bazen kendi canın umrunda olmaz"
Dik başına zıt bir şekilde kısık çıkan sesi alfanın ne kadar üzgün olduğunu gözler önüne seriyordu. Felix'e kendi canını umursamayacak kadar çok ne zaman bağlanmıştı onu sorgulamıyordu bile.
"Evet.. söz konusu senin canın olunca, benim kendi canım da umrumda değil oğlum"
Biraz daha sesi sakinleşen hafif dalgalı siyah saçlı kadın oturduğu yataktan kalkmıştı kapıya doğru ilerlemek için.
"Felix'in ailesi ile tanıştık. Sana daha fazla güvensinler diye bilerekten tanışmaya gittik."
Hyunjin zaten omegasının adını duyduğunda otomatik olarak ayağa kalkmıştı endişeyle.
"Bir alfa'nın en son zarar vereceği kişi bile değildir ruh eşi. Aptal ilaçlar kullanmayı bırak. Kendi kurdunu bastırarak Felix'in kurduna da zarar veriyorsun. Yeryüzündeki son omeganın baskılanması iyi bir gelecek sunamaz kimseye"
Bayan Hwang haklıydı. Hyunjin kendi kurdunu bastırarak Felix'in kurdunun tetiklenmesinin önüne geçiyordu ve dolayısıyla ona da zarar veriyordu. Bugün omega kucağındayken feromon salgılamıştı sırf baskılanan alfasına yardım etmek için. Alfa ise bunları yeni yeni anlıyordu.
Ama önemli olan bu değildi, önemli olan annesinin ruh eşi olayını ve Felix'in omega olduğunu nasıl bildiğiydi.
H: "Siz.. nasıl"
Bayan Hwang alaylı bir şekilde gülümsemişti odanın kapısının yavaşça açarken.
"Bebeğim bizi hafife alıyorsun... Felix ilk geldiği gün anlamıştık omega olduğunu. Ruh eşi olmanızı anlamak ise zor olmadı geçen akşam yemeğinde ikiniz de mızrak yutmuş gibi oturmuştunuz"
Annesi kıkırdayarak gülmeye başladığında, alık alık bakan oğlunun odasından çıkmadan önce "tatlı" diye mırıldanmıştı. Bu iltifatı Felix içindi sanırsam...
Bayan Hwang omega soyunun devam edeceğini ve bu omeganın gerçekten iyi bir alfa ile ruh eşi olduğunu bildiği için mutluydu ama korkmuyor da değildi. Mühürlenmedikle süre boyunca dünya onlar için zor bir hal alacaktı zamanla..
...
Felix, ağzını şapırdatarak başının altında duran yastığı kolları arasına almış ve sıkıca sarılmıştı. Hiç uyanmak istemiyordu. Güneşin en tepede olduğunun farkında olsa da çok rahat bir uykunun kollarındaydı şu an.
Ama aklına arkadaşlarının evinde oldğu gelir gelmez sarıldığı yastık kollarındayken telaşla kalkmış ve etrafına bakmıştı.
Şimdi iki seçenek vardı ya arkadaşları ile buluşması, çok güzel eğlenmesi rüyaydı...ya da şu an odasında olması sadece bir rüyaydı.
Felix hala sıkı sıkıya sarıldığı yastığını yatağa fırlatmış ve telefonunu aramaya başlamıştı. Masasının üzerinde gördüğünde ise aklına dolan sahne ile tekrar irkilmişti.
Arabada uyuduğunu ve Hyunjin'in onu uyandırmaya çalıştığını hatırlamıştı. Sonrası da hayal meyal gibiydi. Ama aydınlanması ile başını iki yana doğru sallamıştı.
Yok canım Hyunjin'in kucağında eve kadar gelmesi, kapıda babası ve annesi ile konuşması, konuşma sırasında kendisinin Hyunjin'e daha çok sokulması hepsi bir rüyaydı. Beyninin ona yaptığı ufak bir süprizdi canım dimi.
Felix artık başka bir şey hatırlamamak için beyninin çalışmasını durdurdu ve telefonuna uzandı saati kontrol etmek için.
Bir süre odasından çıkmamalıydı eğer aklındakiler rüya değilse babası ona çok fena kızacaktı. Resmen adamın gözünün önünde alfaya sırnaşmıştı.
Omega tam telefonuna bakacağı sırada yatağına koşmuş ve başını yastığına gömmüştü. Bir tarafı rüya olmasını isterken diğer tarafı bunların hepsinin gerçek olması için her şeyini ortaya koyuyordu.
Eğer rüya olsa bile Hyunjin'in kucağında olmak fazlasıyla huzurlu, rahat, güvenli ve birazcık da sıcaktı.
Yatağın kenarına fırlattığı telefonunu aldı ve saate bakarken neredeyse bir saat önce yazılmış bildirim ile karşılaşınca tekrar rüyada olduğunu sorgulamıştı.
Hyunjin
Günaydın fasulye
Bugün gördüğün tatlı kafelerden
hangisine gitmek istersin?
Anında değişen kalp ritimlerini farkeden omega telefonunu kenara bırakmış ve iki elini de göğsüne yaslamıştı... Sadece iki mesaja bu kadar heyecanlanması normal değildi.
Ama kendine verdiği odadan çıkmama sözünü şu iki mesaj için çiğneyecek ve annesinden izin almak için odadan çıkacaktı.
Çünkü o kefelere gitmeyi istiyordu.. özellikle Hyunjin ile gitmeyi daha çok istiyordu. Alfayı daha yakından tanımak ve ona biraz daha yakınlaşmak istiyordu.
Özellikle dün alfanın, ilgili hallerini hatırladıkça dondurma gibi eriyesi geliyordu. Ki zaten kendini daha fazla tutamamış yatağa yayılarak yastığına tekrar sarılmıştı.
______
Felix sen bebek misin? 🥺🤏
Herkes sussun bebeklerim ilk randevularına çıkacaklarrr 😭😭😭
İnsta: @\keenblues




