İçeriğe geç

Lanet Olsun

Bölüm 28 · 3 dk okuma

Lanet Olsun

Bölüm 28

Kartopu savaşı

Çayımızı bitirdikten sonra odalarımıza çekildik. Üstüme kırmızı yırtmaçlı ve askılı bir elbise giydim. Tam hazırlanıyorken kapım çaldı,küpelerimi takarken"Girebilirsin"dedikten sonra içeriye Douma girdi. Beni bir dakikalığına süzdükten sonra

-"Bu havada bu halde nereye gidiyorsun hayatım? "Diye sordu meraklı bir sesle. Küpelerimi taktıktan sonra ona döndüm ve

-" Daki ile ormanda dolaşıcam biraz çok geç olmadan dönerim canım"dedim. Douma bana yaklaştı ve ellerini belime sararak kendimi ona yaklaştırdı

-"Bu elbisenin içinde çok güzel görünüyorsun. Seni birisi çalacak diye korkuyorum "dedi masum ve endişeli bir sesle. Ona karşı sırıttım ve onun yanağına ufacık bir öpücük kondurdum.

-" Korkmana gerek yok kimse beni semden alamaz. Benim gönlüm sadece sana ait"dedim sakinleştirici bir tonla sonra da Douma'yı kendime yaklaştırarak onun dudaklarını öptüm. Douma öpücüğü her ne kadar öpücüğü derinleştirmek istese de buna izin vermedim ve onu ittim. Biraz dudak büzdü ama sonra keyfi yerine geldi ve beni yatağımda bekleyeceğimi söyledi. Ona başımı salladıktan sonra odadan çıktım ve Daki ile buluştum. Daki sandığımın aksine yalnız değildi ve yanında Akaza vardı, Akaza'nın burada olmasına çok şaşırsam da Akaza sadece güvenlik için yanımızda olacağını ve bize karışmayacağını söyledi. Konuşmalatımız ardından ormana ulaştık ve yürümeye başladık, kar yağmıştı ve yağan kar tutmuştu tam kartopu havasıydı. Daki'ye sinsi bir bakış attıktan sonra ona bir tane kartopu fırlattım. O da ufak bir çığlık atarak bana attı, karşılıklı olarak kendimize kartopu atarken Akaza'ya atmadığımı farkettim, Daki'nin de kartopu yapmak için uğraştığını görünce hemen bir kartopu yapıp Akaza'ya fırlattım. Akaza kartopunu hissedince irkildi ve biraz sinirlendi fakat sonra o da istemeyerek te olsa oynamaya başladı(Kesinlikle zorlama yoktur) kartopu oynarken çok eğleniyordum özellikle de Akaza'ya atarken çünkü Akaza hem acımadan vuruyor hem de laflarıyla beni güldürüyordu

Chi Akaza ve Daki ile kartopu oynarken eğlendiğini hissedebiliyordu ama Douma'nın onu onlardan uzak bir yerde izlediğini bilmiyordu. Douma yumruklarını sıkmış bir şekilde onları izliyor Akaza'ya parçalamak için fırsat bekliyordu ama kendini tutuyordu çünkü şuan Chi'nin önünde yaparsa Chi hem üzülecek belki de ondan ayrılacaktı bu yüzden üç ibliste saraya gelene kadar beklicekti ama onlar saraya geldiklerinde ne yapar hiç bilemiyordu.

Uzun süren bir kartopu savaşının ardından saraya gelip odalarımıza çekildik. Odama girdiğimde Douma'yı yatağımda oturur bir vaziyette buldum. Her zaman ki neşeli halinin aksine sinirliydi. Ona yaklaştığımda ayağa kalktı ve bana yaklaştı ve ellerini belime sıkıca kavradı. Bu hali yüzünden sırıtmama engel olamamıştım çünkü hem korkutucu hem de tatlı duruyordu

-"Daki ile beraber gideceğinizi söylemiştin"dedi Douma sert bir tonla ben de bu sinirli haline karşı sırıtarak kollarımı onun boynuna doladım

-"Sadece güvenlik için gelmişti hayatım hem ayrıca pek birşey de yapmadı bizimle merak etme"dedim daha sonra da "Ne o kıskandın mı" diye ekledim. Douma evet dermişcesine belimdeki tutuşunu sıkılaştırarak beni öpmeye başladı bu sefer onu itmeyi başardım ve onu yatağa ittim ve kucağına oturdum. Bir elimle çenesini bana bakması için kaldırırken hiç direnmedi

-"Soruma cevap vermedim şekerim"dedim sevimli ve kendinimden emin bir ses tonuyla. O da biraz gözlerime baktıktan sonra

-"Evet. Köpek gibi kıskandım seni. Akaza'ya gülüşünden, onunla dalga geçmenden dolayı çok kıskandım. Onu oracıkta öldürmek istedim"dedi ben de yüzümü ona yaklaştırarak

-"Ama yapmadın"dedim. O da "Evet yapmadım" diye cevap verdi. Onu saçını okşadıktan sonra kulağına "İyi çocuk" diye fısılfadıktan sonra onu öptüm...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.