İçeriğe geç

Lanet Olsun

Bölüm 27 · 1 dk okuma

Lanet Olsun

Bölüm 27

Benim bir işim var

-"Ah kanka sakin ol benim"dedim Daki'nin beni fırlattığı yerden kalkarken Daki bir iç çekti ve kalkarak bana doğru gelip herhangi bir yaram olup olmadığını kontrol ettikten sonra beni de çay masadının yanına oturttu. Az önce beni odanın diğer kenarına fırlatmamış gibi davranmasına biraz gıcık olmuştum ama takmadım ve bana servis ettiği çayı içmeye başladım. Azıcık süren sessizliğimiz ardından Daki

-"Eeeeee nasıldı? "Diye sordu ben de tek bir kaşımı kaldırıp oan döndüm ve

-" Ne nasıldı? "Diye sordum çayımdan bir yudum alırken. Daki sırıtarak

-" Ne dediğimi biliyorsun pembe peruk"dedi. Neyden bahsettiğini anladığım an çayımı püskürttüm ve boğazıma kaçan çay yüzünden öksürmeye başladım. Düzgğn nefes almaya başladığımda Daki'ye baktım. Daki'nin keyfi çok yerindeydi, hala çayını zarif bir şekilde yudumluyor ve bana sırıtıyordu. Yanaklarımın kızardığını hissedebiliyordum, utançtan diğer odalara bakıp yerlerini ezberlemeye çalıştıktan sonra bir anda ayağa kalktım

-"Benim bir işim vardı şimdi hatırladım gitmem lazım"diyip tam odadan çıkacakken Daki kolumu tuttu ve beni tekrar yerime oturttu, onu kandıramamıştım. Biraz daha direndim fakat sonra"En fazla dalga geçer"diyerek anlatmaya başladım. Douma'nın beni tutuşundan tut rujumu değiştirme isteğine kadar. Anlattıktan sonra Daki tahmin ettiğim gibi gülmeye başladı ama öyle bir gülme değil sanki zannedersin çok komik bir şaka yapmışımda ona gülüyor. Daki güldükçe hem daha da utanıyor hem de sinirleniyordum. Daki sonra gülmeyi bıraktı ve benim sinirlendiğimi farkedecek olacak ki özür dileyip bana ormanda dolaşma teklifi etti belki bir insan buluruz diye biraz düşündükten sonra onu affettim ve ormanda dolaşma teklifini kabul ettim

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.