Bir lanet ya da lütuf olarak gördüğümüz şeyler, aslında sadece kendimizi bulma yolunda birer rehberdir.” Aşkın' ın çığlığıyla kendime geldim koşarak yukarı çıktım. Kapıyı açar açmaz bişeyin buhar olup uçtuğunu gördüğüme yemin edebilirim. Aşkın yere çökmüş yüzü bembeyaz olmuştu. " Aşkın iyi misin Aşkın beni duyuyor musun?" Tamamen şok olmuş durumdaydı. Nasıl uyandırabilirim derken bi anda yanağına sert bir tokat indirdim. " Napıyorsun be acıdı" Dedi ağlamaklı sesle yanağını tutarak." Seni kendine getirdim işte. Hayalet mı gördün? " dedim merakla olacak iş değildi çünkü." Sana çok benziyordu ama o kadar güzel bi hayaletti ki .” " Bi şey anladıysam noluyum güzel hayalet mi olurmuş. Hayaletin güzeli mi olurmuş" dedi Elisa. Haklı hayalet görmesi yetmiyormui gibi bir de güzel hayalet diyor. " Gözlerinin birisi mavi birisi yeşildi ayrıca sarışındı Işık'la ikiz gibiydiler. Çok garipti." Bunu duyunca annemin gözleri faltaşı gibi açıldı kesin bir şeyler biliyor kendini toparladı ve yine kolyemi sordu. Ne önemli kolyeymiş arkadaş ya ne özelliği var acaba. " Seninle konuştu mu? " Dedi annem. Niye bu kadar merak ettiyse. " Ondan zarar gelmiyceğini söyledi kendisine önceden çok zarar verildiğini bu yüzden iyi kalplilere asla zarar vermeyeceğini söyledi. Benimle konuştuğu için bağırdım zaten bi hayalet görüp onun sana böyle açıklama yaptığı nerde görülmüş. "Dedi Aşkın lan senin dışında hayalet gören mi var sanki. Bana benzeyen bir hayalet ve zararsız olduğunu söylüyor. Bugün niye bu kadar garip. " Hayal görmüş olmayasın ya da bizim konuşmalarımızı duymuş olamaz mısın? " Dedi sesi titreyerek Annem. Niye bu kadar korktu neyi anlamaya çalışıyor ki. " Arkadaşım şizofren değil ya neden yalan söylesin. Hem kapıyı açınca bir şeyin sanki buhar olup uçtuğunu ben de gördüm. Noldu hayaletlerden bu kadar korktuğunu bilmiyordum." Ağzı açık kaldı sanki bir şey gizliyor gibiydi ama ne saklıyor olabilir ki. Ya hayaletlerden çok korkuyordu ya da bir şey saklıyordu başka açıklaması olamaz. " Şizofren olduğunu söylemedim zaten sadece belki hayal görmüştür dedim olamaz mı? Belki bişeyin geçtiğini hissetmiştir yani bunlar olan şeyler. Ayrıca o verdiğim kolyeyi nerde düşürdüysen hemen gidip buluyorsunuz küçük hanım. " Bu kolye de ne var anlamıyorum ki." Saat 10 oldu bu saatte okulda onu mu arayacağız. " Delirmiş olmalı bu saatte okul açık bile değildir. Olsa bile karanlıkta hayatta bulamam. " Evet onu bulmak zorundasın" Kesinlikle aklından zoru var bunu iyice anladım ." Okul çoktan kapanmıştır yarın bulurum. " Gözlerindeki sinir ben konuştukça büyümeye başladı. " Offf iyi hadi kızlar gidelim. " dedim. gece gee herkes uyuduktan sonra beni tek başıma göndermesinden iyidir lavabodan çıktığım sırada Işıl elimi tuttu. Beni yalnız bırakmak istemediğini biliyordum ancak annem onu da götürürsem çok sinirlenirdi. " Üzgünüm ama sen gelmemelisin Işıl biz kızlarla buluruz sonra sağsalim eve geliriz. " Yüzünü bir ciddiyet kapladı. Emin gözlerle üzerimde yine baskı kurmaya başladı. Bu sefer yenilmemeliydim. Sonuçta karanlıkta başına bir şey gelebilirdi. Bu yüzden gelmemeliydi. " Hayır bana boşuna baskı kurmaya çalışma gelemezsin. Hava çok karanlık başına birşey gelebilir. " " Ya senin başına birşey gelirse biz ikiziz sonuçta ben de geliyorum konu kapanmıştır. " Büyük cadı ağzını açacaktıki Işıl ona öyle bir bakış attıki lafı ağzında kaldı. ☀☀☀ " Oha kapı bu saatte açık mı oluyormuş? " Elisa çok şaşırmıştı tabii ben de. Hep beraber içeri flaşlarımızla birlikte girdik. " Annem o kolyeyi fazla önemsedi fark ettin mi? Bi gariplik yok mu sence de? " Işıl doğru söylüyordu. Ancak anneme kolyenin gizemini ne kadar sorsam da cevap vermiycekti. " 7 yaşımda annemin beni tek mutlu ettiği şey o kolyeydi. Ama şuan bi gariplik olduğunu anlıyorum. O gün neden bayılmıştım hala anlayamıyorum mesela." Kolyem düşüyor ve Aşkın tuvalette bana benzeyen bir hayalet gördüğünü söylüyor Allah'ım beni neyle sınıyorsun. Kafam allak bullak oldu. Kolyenin de bir sırrı var demekki " Geldik galiba iki iki kişi arayalım herkes bi anda dağılmasın yine hayalet falan ortaya çıkar. " Aşkın Elisa' nın eline baya büyük bir koz verdin uzun süre dalga geçer seninle” dedim dalga geçerek. Işıl'la çizim atölyelerinden birine girdik. Elimizde flaş olsa da çok karanlıktı. Elele tutuşmuştuk Işıl'ın karanlık korkusu olmasına rağmen yine de beni yalnız bırakmamıştı. Elimi daha sıkı tuttu ovvv bizim heykel atölyesinde olduğumuzu yeni anladım. Korkma kardeşim. Ben yanındayım. " Bence burada değil çıksak mı? " Heykellerin karanlıkta korkutucu göründüğünün farkındayım. " İstersen dışarıda bekle ben bakıp çıkıyım. "Biraz daha kalırsa korkudan bayılacak gibi görünüyordu. " Hayır! Senin yanında kalmayı tercih ederim. " Dedi bana bakarak. " Eyvah!" dedi korkuyla. Bir heykele takıldı heykel ve Işıl yere düşeceği sırada beklemediğimiz bir şey oldu heykele elim uzattığım anda elimden ışıklarla güçlü bir enerji heykeli ve kardeşimi aynı anda tuttu. İkisini de yavaşça yere bıraktıktan sonra bi anda kayboldu. İşıl da ben şok olmuştuk. Tamam bu kesinlikle bir rüya biz rüyadayız ve birazdan uyanacağım gözlerimi kapattım ve gerçekten uyanmayı bekledim ancak hiçbir şey olmadı hala atölyede duruyorduk Işıl elimden çıkan enerjinin bıraktığı yerde oturuyordu. " Hatırlıyor musun çocukken hayvanlarla konuştuğun için annem sana sinirle bakardı. Acaba bu kolye onu ya da daha ne kadar farklı özelliğin varsa onları engellemek için olabilir mi?" Hadi ama şuan konu bu olmamalı. Bu gerçek olamaz imkansız insanların böyle şeyler yapması imkansız biri beni cimciklesin. " Işık cevap versene hayvanlarla konuşman ne zaman kesildi? Annem kolyeyi sana verdikten sonra değil mi? " Doğru söylüyor olabilirdi. " Hatılayamıyorum az öncekini de bilerek yapmadım zaten. Ancak gerçekten bunun gibi başka şeylerde yapabiliyorsam annem bunu öğrendiği anda beni ya öldürür ya da bir yere kapatır. " Cidden yapardı . " Kolyenin sahtesini bulamaz mıyız? Belki kolyesiz senin hakkında başka şeyler de öğreniriz" hayatta olmaz zaten herkesten farklıyken bir de bu yükün altına giremem cidden olmaz. " Hayır bunu istemiyorum ben normal hayatıma devam etmek istiyorum tamamen bi ucube olarak değil. " Işık bu bir lütuf kime böyle bir güç verilir ki bi düşün bunu nasıl reddedebilirsin. " " Ya gerçekten annemin dediği lanetse o zaman napıcam. " Lanet de olabilir yani ben kimse enerjisini elinde toplayarak telekenizi yaptığını ya da hayvanlarla konuştuğunu duymadım. Karanlıktan bir kadın seslendi." Lütuf mu? Lanet mi? " Bir ışık süzmesi gördüm ve her yer bi anda tamamen karanlığa gömüldü. " Hold on to me when it's too dark to see You When ı am sure ı have reached the end Hold on to me when I forget I need You When I let go, hold me againWhen I don't feel like I'm worth defending When I'm tired of all my pretending HOLD ON TO ME" (…)
Bölüm 5
4.Bölüm: Lütuf mu? Lanet mi?
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.