Karanlık Sunak’ın siyah obsidyen taşları üzerinde yankılanan nefes sesleri, kıyamet rengindeki Kan Ayı Tutulması’nın sona ermesiyle yavaşça dindi. Tavan yarığından süzülen kızıl ışık, yerini mağaranın derinliklerinden gelen mistik, lacivert bir parıltıya bırakmıştı.
Jungkook, Taehyung’un geniş ve kaslı göğsünün üzerinde soluk soluğa yatıyordu. Bedenlerini kaplayan kurumuş kan, dökülen tohumlar ve mistik yağların kokusu, uyanan Akantha gücüyle birleştiğinde büyüleyici bir atmosfer yaratmıştı. İkisinin cildinde parıldayan rünler yavaş yavaş derinin altına süzülerek kayboldu; ancak bıraktığı his sonsuzdu.
Jungkook başını yavaşça kaldırdı. Kızıl irisleri artık sadece bir vampirin değil, mutlak bir efendinin derinliğini ve parlaklığını taşıyordu. Taehyung’un yüzüne baktı. Vampir Lordu’nun gözlerindeki o eskiden var olan vahşi, dizginlenemez baskı yerini derin bir kabullenişe, koşulsuz bir sadakate ve aşka bırakmıştı.
Taehyung, elini uzatıp Jungkook’un terli saçlarını şefkatle geriye itti. "Hissedebiliyorum..." diye fısıldadı Taehyung. Sesi derinden gelen, pürüzsüz bir kabullenişle doluydu. "Zihnimin, gücümün ve ruhumun her bir hücresi senin iradene bağlandı kraliçem. Artık benim krallığım, senin emrindedir."
Jungkook hafifçe gülümsedi. Eğilip Taehyung’un dudaklarına tutkulu, yumuşak bir öpücük kondurdu. "Biz birbirimize bağlandık Taehyung. Bu bir kölelik değil, bu evrenin görebileceği en büyük ittifak."
Sunağın kenarında bekleyen Seokjin ve Namjoon, bariyerin kalkmasıyla birlikte hürmetle öne çıktılar. İkisi de iki hükümdarın önünde diz çöktü.
"Ritüel tamamlandı," dedi Seokjin, sesindeki gurur ve hayranlıkla. "Artık Yeraltı Şehri de İnsan Krallığı da tek bir iradeye boyun eğmek zorunda. Kadim klanların tamamı biat etmek için sarayın avlusunda toplandı."
Jungkook, Taehyung’un kucağından doğruldu. Sunağın kenarındaki gümüş leğendeki suyla bedenini hafifçe temizledi. Ardından kendisine sunulan, tamamen altın nakışlarla işlenmiş, omuzlarında koyu kırmızı kürk bulunan efsanevi kraliçelik pelerinini ve siyah deri zırhını üzerine geçirdi.
Taehyung da ayağa kalktı. Siyah zırhını giydi, kılıcını beline taktı. Ancak bu kez krallık tacını alıp kendi kafasına koymak yerine, Jungkook’un önüne geldi. Tacı iki eliyle tutarak Jungkook’un başındaki altın halenin üzerine yerleştirdi.
"Bu krallığın tacı sana aittir," dedi Taehyung.
Jungkook, Taehyung’un elini tuttu. "Birlikte yürüyeceğiz."