İçeriğe geç

lamia

Bölüm 28 · 2 dk okuma

lamia

Bölüm 28

LANETLİ KEŞİF VE SAKLI GERÇEK

Yeraltı Şehri Nadir’e dönüş, zafer yürüyüşü şeklinde gerçekleşmişti. Şehrin sokaklarına dizilen safkan vampirler ve halk, yeni hükümdarları Taehyung ve Kraliçe Jungkook’un önünde diz çökmüştü. Artık kimsede itiraz edecek ya da tahtta hak iddia edecek cesaret kalmamıştı.

Obelisk Sarayı’nın büyük kütüphanesinde, devasa bir harita masasının etrafında toplamışlardı. Masanın ortasında, Lucius’un sığınağından getirilen ve üzeri kadim simya sembolleriyle kaplı, yarısı yanmış bir deri rulon açılmış duruyordu.

Kim Seokjin, büyülü merceğini rulonun üzerinde gezdirirken kaşlarını endişeyle çattı.

"Ne yazıyor orada Seokjin?" diye sordu Jungkook.

Seokjin derin bir nefes verdi. Bakışlarını Namjoon’a ve ardından tahtta oturan Taehyung’a çevirdi.

"Akantha soyu..." dedi Seokjin pürüzlü bir sesle. "Sanıldığı gibi sadece kanı ölümsüzlük veren kutsal bir insan soyu değilmiş. Akantha soyu, kadim zamanlarda ilk Vampir Kralı’nı mühürlemek için kendi kanını feda eden ilk muhafızların soyudur."

Salona ağır bir sessizlik çöktü.

Seokjin okumaya devam etti: "Parşömene göre... Eğer Akantha kanını taşıyan kişi, bir Vampir Lordu ile mutlak ruh ve beden mühürlenmesine girerse (Tam Dönüşüm yaşarsa)... Belirli bir süre sonra Vampir Lordu’nun zihnini ve gücünü yavaş yavaş kendi bünyesine çekmeye başlar. Bu, bağın doğal bir sonucudur. Vampir Lordu gücünü kaybetmez ama Kraliçesine mutlak bir zihinsel bağımlılık geliştirmeye başlar."

Taehyung alaycı bir kıkırdama koyuverdi. "Zihinsel bağımlılık mı? Ben zaten o çocuğun bedenine ve ruhuna sonsuz bir açlıkla bağlıyım. Bu yeni bir şey değil Seokjin."

"Hayır Taehyung, anlamıyorsun," dedi Namjoon araya girerek. "Bu sadece bir aşk veya arzu değil. Bu bağ, Akantha kanının taşıyıcısını korumak için tasarlanmış kadim bir savunma mekanizması. Zamanla Kraliçe’nin arzuları ve iradesi, senin iradenden daha baskın hale gelecek. Sen onun sözünden çıkamayacak bir köleye dönüşebilirsin."

Jungkook şaşkınlıkla donakaldı. "Ne? Hayır! Ben Taehyung’u kontrol etmek istemiyorum! Benim tek istediğim onunla eşit bir şekilde bu krallığı yönetmek!"

Taehyung ayağa kalktı. Ağır adımlarla Jungkook’un arkasına geldi. Kollarını narin beline doladı, çenesini genç adamın omzuna yasladı. Kızıl gözleri kütüphanedekilerin üzerinde soğuk bir felaket gibi dolaştı.

"Varsın kölesi olayım," dedi Taehyung, sesinde dizginlenemez bir dominant gururla. "Eğer bu dünyada diz çökeceğim tek bir varlık varsa, o da kendi kraliçemdir. Hiçbir lanet, hiçbir kadim büyü bizim aramızdaki bu bağı bozamaz."

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.