İçeriğe geç

lamia

Bölüm 17 · 3 dk okuma

lamia

Bölüm 17

SÖKÜLÜP ALINAN RUH VE YENİDEN DOĞUŞ (+18)

Zindanın kapısı kırıldığında, Taehyung’un gördüğü manzara içindeki son insani kırıntıyı da yok etti.

Jungkook, kan kaybından bilincini yarı yarıya kaybetmiş halde zincirlerde sallanıyordu. Boynundaki ve kollarındaki tüplerden akan koyu kırmızı kan, yerdeki gümüş kaplara doluyordu. Yüzü solgundu, dudakları mermer kadar beyazlaşmıştı.

"Jungkook..."

Taehyung bir salisede zincirlerin yanına vardı. Gümüş zincirleri çıplak elleriyle kavradı. Gümüş, Taehyung’un ellerini yakıp eti dağlarken bile Taehyung istifini bozmadı, devasa gücüyle zincirleri tek hamlede koparıp attı.

Jungkook düşerken Taehyung onu kolları arasına aldı. Yere çöktüler.

"T-Taehyung..." diye fısıldadı Jungkook, gözlerini zorlukla açarak. "Geldin..."

"Buradayım benim güzelim, buradayım..." Taehyung’un gözlerinden ilk kez kanlı bir gözyaşı damlası süzülüp Jungkook’un yanağına düştü. "Seni kurtardım. Artık güvendesin."

"Çok... soğuk..." dedi Jungkook. Kalbinin atışları yavaşlıyordu. Kan kaybı ölümcül seviyedeydi. "Seni... çok arzuladım..."

Taehyung biliyordu. Jungkook’u kurtarmanın tek bir yolu kalmıştı: Tam Dönüşüm Ritüeli. Jungkook’a kendi kanını tamamen içirmeli ve bedenlerini en tutkulu, en derin mühürle bir kez daha birleştirmeliydi.

Taehyung, zindanın köşesindeki ağır maun kapıyı kapatıp büyüyle kilitledi. Dışarıdaki savaş sesleri duvarda yankılanırken, kucağındaki çıplak ve halsiz genç adamı yerdeki kırmızı halının üzerine yatırdı.

Taehyung kendi bileğini gümüş dişleriyle derin bir şekilde kesti. Fışkıran koyu, siyahımsı vampir kanını Jungkook’un aralıklı dudaklarına dayadı.

"İç Jungkook," dedi Taehyung, sesi yakıcı bir tutkuyla titrerken. "Benim kanımla yeniden doğ. Benim ebedi kraliçem ol."

Jungkook, gözleri kararmış halde Taehyung’un bileğine yapıştı. Vampir Lordu’nun sıcak, mistik kanını hırsla emmeye başladı. Kan Jungkook’un boğazından aşağı aktıkça, genç adamın damarlarında alevler patladı. Yanaklarına al renk geldi, gözleri aniden açıldı ve irideleri kıpkırmızı bir kor gibi parıldadı!

Bedenindeki hücresel dönüşüm başlamıştı. Jungkook’un içindeki haz ve güç arzusu kontrolden çıktı. Bacaklarını sararak Taehyung’un beline doladı.

"Taehyung... Beni al... Şimdi!" diye haykırdı Jungkook. Sesi artık narin bir insanın değil, uyanmakta olan bir safkanın gücünü taşıyordu.

Taehyung bir saniye bile beklemedi. Kendi kıyafetlerini yırtıp attı. Jungkook’un bacaklarını iki yana açtı ve tek bir vahşi, derin hamlede genç adamın içine tamamen gömüldü!

"AHHHHHHH!"

Jungkook’un çığlığı zindanı salladı. İçine giren devasa sertlik, damarlarında akan yeni vampir kanıyla birleştiğinde akıl almaz, boyutlar arası bir haz yarattı. Jungkook ellerini Taehyung’un sırtına geçirdi, tırnaklarıyla adamın etini yardı.

Taehyung acıyı hissetmedi bile. Kalçalarını çılgınca bir hızla geriye çekip Jungkook’un en derin duvarlarına, o mühür noktasına acımasızca vurmaya başladı. Her bir hamlesi zindandaki taşları zangırdatıyordu.

"Taehyung! Çok güçlü... İçim yanıyor!"

"Yansın!" diye kükredi Taehyung. Jungkook’un dudaklarını tutkuyla, vahşice öptü. "Sen benim ebedi eşimsin! Artık hiçbir güç, hiçbir ölüm seni benden ayıramaz!"

Taehyung hamlelerini akıl almaz bir boyuta taşıdı. Jungkook’un kalçaları ritmik bir şekilde havaya kalkıyor, Vampir Lordu’nun her vurusunda hazdan çıldırarak inliyordu. Artık zayıf değildi; Taehyung’un hamlelerine aynı vahşetle, kalçalarını yukarı iterek karşılık veriyordu.

"Daha sert Taehyung! Beni parçala!"

Jungkook’un bu arzulu haykırışı Taehyung’un son kontrolünü de yıktı. Taehyung, Jungkook’u belinden tutup havaya kaldırdı, onu duvara yaslayarak ayakta vurmaya devam etti. İkisinin birleşen bedenlerinden çıkan sesler zindanın taşlarında yankılanıyordu.

Taehyung, Jungkook’un boynuna eğildi ve dişlerini tekrar geçirdi. Ama bu kez Jungkook da Taehyung’un omzunu ısırdı, onun kanını emmeye başladı. Karşılıklı kan emme ve sevişme ritüeli tam bir kanlı izdivaca dönüşmüştü.

Taehyung son birkaç derin, sert hamlenin ardından tohumlarını Jungkook’un rahmine benzeyen en derin noktasına boşalttı. Jungkook da aynı anda, çığlıklar atarak kendi sıcak tohumlarını ikisinin arasına fışkırttı.

İkisi de hazdan ve dönüşümün getirdiği güç patlamasından sarsılarak duvarda birleşmiş halde kaldılar. Jungkook’un sırtında, tam iki kürek kemiğinin arasında altın ve kırmızı renkli Akantha Mührü parıldamaya başladı. Dönüşüm tamamlanmıştı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.