İçeriğe geç

Lal zeyno

Bölüm 2 · 10 dk okuma

Lal zeyno

Bölüm 2

2

Lal Zeyno iki

Gözlerimi kapının dışında gelen seslerle açmıştım " anne ben uyandırıp geliyorum sonunda kurtuluyoruz bu siçandan " diyen o kadındı aklıma kurtuluyoruz kelimesi gelince beni bırakacaklar miydi sonunda bende onalrdan kurtulacaktim artık işkence falan gitmeyecektim dusuncemden kadının kapıyı açmasıyla ayrılmıştım bana bakan gulen yüzüyle bend egulumsemistim demekti pişman olmuşlardı " ne o niye siritiyorsun sıçan neyse gül gül bu son yüzümü görüşün sonunda senden kurtuluyorum hemde karlı bir şekilde iyi para edersin sen " demişti ne parası beni satiyormuydu yoksa dedikleriyle içimi sıkıntı kaplamıştı yanıma gelip kolumu sıkıca tutup dışarı sürüklemişti odadan çıkınca yüzüme gelen güneşin ışığıyla gözümü kirpistirmistim yılar sonra gördüğüm gökyüzüne baktım ve içimden dua etim ' Allah'ım nolur beni kurtar ' diyerek kadının sesiyle ona dönmüştüm karşısında yaşlı bir adam ve kadın vardı ve benim yanımda da o yaşlı kadın vardı babamın annesi " önce para Şehmus ağa kız daha küçük ve gencecik çıtır çıtır karın gibi kart deyil ona göre versirsin parasını" demişti düştüğüm durum o kadar utanç vericiydi ki ilk defa ölmek istedim genç kız olamnin verdiği şeye lanet getirdim keşke olamsaydim burdaki genç kızlar gibi hemen evlendiriyor lar dı " tamam Keziban konuşma boş boş sanki bilmiyoruz kıza neler yaptığını ver kızı al paranı " diyerek elindeki parayı kadına uzatmıştı yaşlı kadın beni adama doğru itince" al kız senin o zaman hayrını gör " diyerek satmıştı bir mal gibi beni satmıştı lar ve bunu benim babanem ve halam yapıyordu onlara son kez baktım içimdeki kini öfkeyi gözlerimle kusmuştum tek bir üzüntü acıma dahi yoktu gözlerinde sadece elerindeki paraya aşkla bakiyorlardi " yürü sıçan " diyerek adamın yanindaki kadın beni sürükleyerek evin dışına götürüyordu son kez onalra baktim belki vazgeçerler diye ama onlar arkasını dönüp içeri girmislerdi kadın cekistiriyordu gitmek istemeyen ayakalrim ile kadına karşı geliyordum ama yanağıma yediğim tokatla yere düşmüştüm artık bir tokatla bile yere dusuyordum gücüm yetmiyordu " zorluk çıkarma okadar para verdim bin şu arabaya sürtük" etiği lafın agirligiyla mecburiyeten kadınla beraber arabaya bindim o gün aneme hak vermiştim keşke gelemseydik bu şehre ben küçük okul çantasını bile taşiyamazken bunca şeyi nasıl taşıyordum anlamiyordum yine camdan yolu izliyordum aynı buraya gelmeden once babamın arabasindan yolu izlediğim gibi ama bu zefer uzuntu ile önümde yine anılarım canlaniyordu ama busefer işkence gördüğüm anlardi hayranlıkla baktığım insanlara artık katil gözüyle bakıyordum kimse sesini çıkarmıyordu herkez yaşadığı hayatına mahkum edilmis susuyorlardi bende onlardan biri olmuştum susuyordum ama ben benim elimde deyildi küçüktüm yapamadım ve bende böyle bir hayata mahkum edilmistim yol bitince arbadan savrulurcasina indirdi beni " yürü yorma beni" diyerek iki katlı bahceli bir eve gelmiştik içeri girince küçük kız çocukları Vardı hepsi birbirinden tatlıydı biri benim gibiydi benim yasalarimda ama bana deyisik bakiyrolardi " bana bak bundan sonra burda kaliçaksin ölene kadar bunalar benim çocuklarım sen kocma karilık yapıp erkek çocuk vereceksin ve bize hizmet edeceksin sozumuzden çıkarsan kezbanin yaptinin iki katını yaparım dövmekle kalmaz öldürürüm" demişti korkmuştum iki katı demek daha çok acı daha çok yara demekti yanağıma süzülen yasla yağmurdan kaçıp doluya tutuldugumu anlamıştım ama bu benim isteğim ile yapılmamıştı " anladinmi beni ha " diyerek yanağıma tokat atmıştı elimi yanagima götürmüştüm kafamı tamam anlamda salayinca kocasına döndü" Şehmus bu yaptığını unutmayacama ha bir hafta kıza izin ver hasta dır " diyerek adama dönmüştü " sus konuşma verseydin bir erkek çocuk ozaman " demişti adamda kadın sınırlı bı şekilde iceri gitmisti Şehmus dediği adam bana dönmüştü ban doğru yürüyünce korkup geri adimalmistim" ne o kız hiç hayatında erkekmi görmedin şuna bak cılız zayıf birseysin verdigim paraya yazık neyse Berivan gel buraya götür annanı i odasına " diyerek yanımdan giti annemi ben anne deyildimki ben daha cocuktum neden anlamıyorlardı benim yaşlarda olan kız yanıma gelince " gel götüreyim seni " diyerek kolumdan tutup odaya çıkardı bir yatak bir dolap tek vardi yine iyiydi en azinda yatak vardı dört yıldan sonra ilk defa yatakta yatacaktim gözümde evimizdeki odam aklıma geldi sonkez yatmıştım yatağımda " senin Dilin yokmu niye konsumuyorsunki" demsiti yanımdaki kiz adı berivandi kafamı evet anlamda aşağı yukari salamistim" AA sen lal zeynomusun herkez seni tanıyor biliyormsuun sürekli konuşuyorlar seni çektiğin seyleri ama niye geldin buraya babamlami evlendin sen ama babam evli sen niye evleniyorsunki küçüksün daha " dedikleriyle gözümden akan yaş bildiği yoldan tekrar akıyordu yatağa uzanıp ona bişi demeden gözümü kapatmıştım tekrar hep yaptığım gibi bidaha acamamak için dua etmiştim kim bilir bu sefer gözümü acınca a nelerle karsilacaaktim

Gözümü karnımdaki sancıyla açmıştım 1 haftadır karnımda sancılar ve içimde bilemdigim bir şey hareket ediyordu bu eve geldikten 1 hafta sonra beni o yaşlı admla aynı odaya koymuşlardı ve daha önce bilemdim bir şey Yaşamıştım o gece çoğu şeyi kaybetmsitim çocukluğumu masumlugumu hayatımı yasayamayacagim gençliğimi her şeyimi. İlk defa onların tabiriyle 'genç kız' olmaktan nefret etmiştim o güne lanet etim sabahı ağlayarak geçirmiştim o günden sonr adam birdaha gelmemişti yanıma üç hafta sonra kusmaya başlamıştım mide bulantım baş dönmelerim başlamıştı ben halizlikten saniyrodum geldiğim günden beridir o evdeki gibi sürekli dayak yiyordum hem o yaşlı admdan hem karisindan hem annesinden sürekli şidet görüyordum karnımın agirisyla ayaklanmaya calışıyordum ama olmuyordu kapı aniden açılınca sıçramıştım yerimden " uyanmadinmi hala tembel kızı bir ay oldu hala bisi yok kısırmisin kız yoksa sen ha doğru dürüst iş yapmiyorsun geldiğinden beri hastasın beceriksik oakdar para verdik sana " diyerke konsumustu " yürü merdivenleri yıka sonrada akşam için yemek hazirlayacaksin berivanla hade geç olamdan hayde" diyerek odadan çıktı yalan söylüyordu geldiğim günde beri günlük iş yapıyor akşama kadar sonra berivanla akşam için yemek haziyrliyorduk ama ben yemek yapmasını bilemdigim için sürekli dayak yiyrdum bu süre zarfindan hiç konusmami tek kelime etmemiştim onlarla ben bile alışmıştım kendime ses tonumu bile unutmuştum güçlükle odadan çıkıp dışardaki hortumu takip merdivenlere ciktim karnımda hala sancilaniyordu ve hafif şişmişti çok zayiftim sonunda kilo alabilmistim buna bile seviniyordum ilk defa uzun süreden sonra kilo almistim hortumu merdivenrin başına götürüp baştan yıkamaya çalıştım çocuklar çamurlu ayaklari ile mardivenden inip çıkınca tekrar yıkamak için başa döndüm ama ayağının hortuma dolanmasiyla merdivenlerden yuvarlanmıştim sert bir şekilde zemine düşünce karnim taşa deymisti ve aciyal kivranmistim gözlerim kapanmaya başlayınca son duyduğum şey berivanin sesiydi" ane lal Zeyno düştü ana koş ana her yer kan oldu anee" diyerke bağırıyordu

burnuma gelen garip kokuyla gözlerimi açmıştım bu koku tanidikti evet ya en son yer düşünce ayağıma batan cam için hastaneye gelmişitik anem ve babam ile gözlerimi tam açınca gördüğüm yerle sevinmistim hastanede bir sedyenin üzerindeydim bunca yaşadığım şeyler rüya miydi yoksa " doktor durumu nasıl" diye gelen sesle hayal kırıklığına uğramıştır hastaneye yere düştüğüm için deyil yanimdakilerde annem ile babam deyildi bu aci gerçekle yüzleşince yanağıma doğru yol alan göz yaşıma engel olmamıştım ağlamak istiyordum annem ile babamı istiyordum ne olurdu burda yere düştüğüm için hastane annem ile babamın geldiği güne gitseydik bunca şeyi yasamamis olasaydim kadın az önce konuşan kocasının ardından " o kan ne içindi doktor bir yerine bişi oldumu lazım bu lanet kız bize " demişti doktor kadının dedikleriyle sınırlı bir ifadeyle " bu kız kaç yaşında haberiniz varmı sizin " diyerke sesi yüksek cikmsiti " sanane doktor 14 yaşında genç bir kız karim o benim sus neyi varsa söyle ilacını ver gidelim uğraştırma beni şimdi" demişti yaşlı adam " sen ne saçmalıyorsun be adam torunun yaşında be torunun " diyerek çıkıştı bunca zamandır birinin bunca şeye karşı gelmesi sevindirmisti beni ama içeri giren başka bir doktor onu dışarı çıkarmış engel olmuştu geri odaya gelen doktor " kusura bakmayın yeni atandida buraya bilmiyor bazı şeyleri daha Şehmus ağa " demişti bu doktorda bu insanlar gibiydi beliydi " neyi var da söyle gidelim doktor" diyerke tekrar bağırarak konusmustu" çok zayıf merdivenden duserk başını ve belini incitmis birde... Düşük yapmış " demesiyle ben daha dediğini idrak edememişken " ne düşüğü doktor bey hamilemiydi bu sıçan bizim nasıl olmadı haberimiz kaç hafalikti " diyerek ard arda soru soruyordu kadın " üç haftalik bebek ama merdivenden şiddetli düşünce ne yazıkki bebegide düşük yapmış " demsiti ondan sonra nemi oldu beni apar topar eve götürüp odaya koydular tüm suçu bana atmışlardı sanki bilerek duşmuş bebeği ben oldurmusum gibi kumaşı oldugum kadın beni bı güzle dövmüştü ben daha 14 yaşındaydım kadının kaynanası gelip üstüne oda vurmuştu bedenim yataktan düşünce pes edip ikiside odada çıkmıştı akşam olunca kapının açılmasıyla gelen kişiyle yerimden kalktım korkmuştum yine o gece gibi olmasından " Demek çocuğumu oldürüsun ha gel buraya" diyerek belindeki kemeri çıkarıp vurmuştu birkere deyil iki kere deyil defalarca vurmuştu sabah olana kadar vurmuştu en son yorulup odadan çıkmıştı ben hiç bişi anlamıyordum anne olmustum anne küçük yaşta anneydim ama kendi çocuğumun katili olmştum akşama kadar kimse odaya gelmemisti kemer izleri hala acirken boş duvara bakıyordum aklıma gelen düşünceyle kaçmak istedim burdan pencere demircakli deyildi yataktan güç bela kalkıp pencereye bakmıştım atalya bilrdim geri odaya gelip kapiyı açıp kimse geliyormu diye kontrol etmiştim ses olamyinca pencereye doğru gitim çok yüksek deyildi gücümü toplayıp atlamak için bir bacagimi aşağı sarkitmsitimki yataktaki fulari görüp geri odaya gelip fulari almsitim o annemden kalan son hatiraydi pencereden tekra atlamak için geldim içimden üçe kadar sayip atlamistim yer düşünce altımda saman olduğu için şanslıydım ayağın agrimisti ama hemen kalkıp bahçeden kacmistim deli gibi koşuyordum kurtuldum diyemi yoksa anne babamin yanına gidiyorum diyemi içimdeki mutluk anlam veremiyordum çok ilerlemistim önümde uçurum çıkınca duraklamistim arkama bakınca o adamın geldiğini görmüştüm son çarem buydu atlarsam kurtulacaktim bin defa ölmek yerine atlayıp bikereden ölecektim son kez gök yüzüne baktmistim' eyer kurtulursam ki imkansız bu hayatan bu insanlardan kurtulmak için herşeyi yapacaktım' diyerek arkama baktım adam yaklaşmıştı arkasında karısı vardı " kız atlama deli kız " diye bagırıyordu son kez gözümden yaş aktı son kez gökyüzüne baktım son kez derin nefes aldım bu sefer boğazım düğüm düğüm olmamıştı nefesim kesilmemeisti bu nca yıldır çıkmayan sesim gözlerimi kapalı çığlık atarak atlamistim ve hayatıma son vermiştim.

Gözlerimi korkuyal açmış ter icinde kalmıştim yataktan doğrulup yüzüme yapisan saçlarımı cekmistim nefes alış verisim hizlanmisti gordugum rüya deyildi nefes alış verişlerim hickiriga dönşürken ağlamıştım" Allah'ım buda neydi şimdi " diyerek ağlmam şidetlenmisti gördüğüm seyler ne kabus nede rüyaydı gördüğüm şey benim hayatimdi ben bunca yıldır yaşadıklarımı zor bela unutmaya çalışırken tekrar yaşıyor gibi rüyama girmişti her kelimesi her saniyesi sanki gerçekten tekrar yasiyormusum gibi gerçekti nasıl olurdu inanamiyordum yüzlestigim gerçekle kalbim sıkışmıştı 6 sene önce onca şeye son vermek için uçurumdan atlamistim atlamadan önce söz vermiştim 'eyer kurtulursam ki imkansız bu hayatan bu insanlardan kurtulmak için herşeyi yapacaktım' ve yapmıştım uçurumdan atlarken feci bı haldeydim belki yaşamam bile mucizeydi ama o gün ogece ava çıkan bir adam sayesinde kurtulmustum beni evine götürüp 2 yıl boyunca bana bakmıştı iylesmem iki yıl sürmüştü ve hala o izler vücudumda vardı iki yılın sonunda tamammen iylesince bana yeni bir hayat bahsetmişti İstanbul'a gelmiştim tekrar şuan en yakın arkadaşım di o annem ve babamla yaşadığım evimizi satmış başka bir yerde ev almış ve küçük bir iş kurmuştum 3 yıldır aldığım psikolojik destek sayesinde bu yaşadığım seyeleri unutmuştum ama bugün gördüğüm rüya tekrar onlardan alacağım intikam yeminini hatirlatmisti" Gün gelecek bana yasatanlari onalr birer birer ödetecektim hemde iki katını "

"Küçük bedenine sığmayan acılarla büyümüştü. Her gün, her an, bir umut kırıntısı aradı; ama karanlık, ruhuna işledi. Sessizlik, en yakın dostu olmuştu, çünkü konuşmak artık bir anlam taşımıyordu. Kimse duymadı, kimse görmedi. Her şeyin bittiğini düşündüğünde, yaşlı adamın pençesinde buldu kendini. O an, genç kız olmanın ne kadar ağır bir yük olduğunu anladı. Bedenindeki yaralar, kalbindeki derin boşlukla yarışıyordu. O an, özgürlüğün tek yolu olduğunu bildiği uçuruma doğru attı adımını. Rüzgar, yüzüne çarparken, belki de ilk kez hafiflediğini hissetti. Ama acı, her yerdeydi; uçurumun derinliklerinde bile...

Sonunda her şey bittiğinde, kız sessizce durdu, etrafını saran sessizliği dinledi. Geçmişin ağırlığı artık omuzlarından kalkmıştı, içindeki o derin boşluk bile şimdi hafifliyordu. Pencereden vuran Rüzgar saçlarını savururken, gözlerini kapattı ve derin bir nefes aldı. Yaşadığı tüm acılar, tüm korkular, sonunda onu bırakmıştı. Yıllarca kaçtığı karanlık, artık ona dokunamıyordu. Gözlerini yeniden açtığında, dudaklarından hafif bir fısıltı döküldü" artık korkmuyorum onlar artık yok ben başardım ve ben kazandım "

Zaman her şeyi siler derler, ama kimse ruhun derinliklerine kazınmış o yaralardan bahsetmez. Kapanmayan, kanamaya devam eden yaralar…

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.