İçeriğe geç

Lal zeyno

Bölüm 1 · 17 dk okuma

Lal zeyno

Bölüm 1

1. Bolum

Anahtarı çevirip kapıyı açtım yorgnlugun üstüne dinlensem iyi olurdu üzerimdeki yorgunluk ve bugün gergin geçen günüm epey yormuştu beni üzerimi deyistirip duşa girdim duştan çıkınca üzere rahat bisiler giyip yatağa girdim gözlerimi sıkıca kapatmıştım derin bir uykuya dalmiştım

⏳

" Ben gelmiyorum kızımı da götürmeneizin vermiyorum" annemin bagırmasiyla gözlerimi aralamıştım iki haftadır durmaksızın sürekli kavga ediyorlardı bu halerine alışmıştım " bak ayşem bu sefer gerçekten barışmak istiyorlar hadi bı şans daha ver bana bu sefer bişi olmayacak barisip gelicegiz kızımız için " babam son cümlesine takilsamda yataktan kakip üzerimi giydim sesleri kesilmişti odamın kapisi açılınca kapıya yaslanmış bana bakıyordu ağlamaktan şişmiş gözleri kızaran yüzü içimi yakmıştı" kızım canım benim afet beni " diyerek yanıma gelip bana sarılmıştı " giyinmiş sin aferim sana bak şimdi iki günlüğüne tatile gidicegiz bavulunu indireyim sana birkactane parça kıyafet koyalım kızım" diyerek dolabın üzerindeki küçük bavulumu indirmisti dolabımı açıp bir kaç kıyafet koyup geri kapatmıştı" hadi gel gidelim " elimi tutup odamdan çıkıp salona gelmiştik " anne peki nereye gidicegiz" diyerek tuttuğu elimi bırakmış yanıma çökmüştü" babanın ailesinin yanına kızım iki gün kalıp gelecegiz geri" annemin dediğini başımla onaylayinca " hadi Ayşem hazirsaniz gidelim hava kararmadan yola çıkalım" demişti babam annemle beraber evden çıkmış arabaya binmiştik camdan evime baktım anılarım canlanmış ti gözümün önünde sanki son kez bakıyor bir daha gelmiyecegim gibi içim buruk bir şekilde yolu seyrediyordum annem ile babam yine kavga etmeye başlayınca başımı cama yaslayıp onları dineldim" Ayşem bı sus artık busefer cidiler yalan yok barışmak için çağırdılar niye inanmıyorsun " diyerek konsutu babam" cidi ha en son gitigimizde ölüm -" annemin sözünü babam kesince onlara döndüm" Ayşem sus kızın yanında konuşma böyle şeyler cidiler diyorum bu sefer " babamin dediğine inanmayan annem başını cama yaslayıp sesizce aglamisti elimi annemin omzuna yaslayıp" üzülme annecim hem belki babamın ailesi iyi birileridir belki orda büsürü oyuncak vardır ağlama anecim Onlar senle oynamazsa ben oynarım tamamı annecim" diyerek anneme teseli veriyordum annem omzundaki elimi tutup dudaklarına götürüp öpücük kondurmuştu" iyi niyetli kızım sen anneni çokmu seviyorsun kurban oldugum annende seni seviyor ben hem bak ağlamiyorum ki toz kaçtı gözüme annecim hadi sen uyu biraz yol çok uzun" dedi annem onun dediğini yapıp koltugun üzerine uzanıp gözlerimi kapatım

_._._.._._._._.

Aniden kalkınca rüya gördüğümü anlamistim iyiki rüyaydı çok korkmuştum rüyamda bir kız çocuğunun önünde annesini babasını öldürdüler sonrada kızı bir odaya yılarca hapsetmis ve işkence cektirmislerdi kız belli bir yaşa gelincede para için dedesi yaşında bir adama vermişlerdi kız hamile kalıp düşük yapmıştı dayanamıyıp enson uçurumdan atlamisti rüyamda gördüğüm kız küçük bir kız çocuğuydu aynı benim yaslarimdaydi uçurumdan atlayınca ona yardım eden biri vardı 20 li yaşlarında güzel bir kız onun elini tutmuştu. Ama aklım karışmıştı neden boyle bir rüya gördüm ki " Kızım hadi uyan bitanem...ha uyandınmı zeynoşumhadi in geldik " annemin narin sesiyle uyanmak çok güzel bir histi gördüğüm rüyadan sonra iyi hisetirmişti meraklı bir halde camdan dışarı baktım burası çok güzeldi özelikle köşedeki atlar ve taştan yapılan evler hepsi birbirinden güzeldi ki çıkıp koşmak istiyordum o dar sokaklarda annemin yardımıyla arabadan inmistim babam bavulumuzu çıkarıp yanımıza gelmisti büyük bır konağın kapısıyla bakisyorduk babam baksimamizi zile basarak sonlandirmştı annem sıkıntılı bir nefes vermişti gıcırtı sesiyle büyük kapı iki adam tarafından açılmıştı " buyrun Mehmet bey içerde bekliyorlar sizi" adamın yönlendirmesiyle babamın arkasından içeri girmiştik burasi o kadar büyüktü ki bizim mahale burda yaşardı yaşlı bir kadın önümüzde durunca arkasından onun gibi yaşlı bir adam yanında orta yaşlarda bir adam bitane otuzlu yaşlarda bir kadın vardı hepsi bize öldürücü bakışlar atıyordu onların bakışılarından korkup annemi bacağına sarılıp arkasına geçtim annem korktugumu anlayinca başımı okşamisti" demek geldiniz ha Mehmet yılar önce yüzsüz gibi kaçıp geri geldiniz sen bizi aptal mı sandın seni hemen afedecegimizimisandın kendi ayakları la ölüme gelmek nasıl bir his mrhmet bey" demişti yaşlı olan adam ölüm kelimesini duyunca benim gibi annemde korkmuştu yüz ifadesi 'biliyordum böyle olucak' gibi bir ifade vardı " baba sen ne diyorsun barışmak için geldim yaptım bir hata hatamında arrkasındayım ama birakinda özür dileyin bak torununuzuda getirdim size " diye konuştu babam " sen bizle dalgamı geçiyorsun sizin hakkınızı ölümdür töreden kaçmak bukadar kolaymi sanıyorsunuz ne güzel yaptığın hatanın meyvesinide getirmişsin iyi bedelini o öder ama siz öldükten sonra " adamın dedikleriyle belinden silah çıkarmıştı annem korkuyal çığlık atıp beni kucağına almış babamın arkasına geçmişti" Mehmet bişi yap ben sana demiştim ölücez mehmet kızımı bunlara birkmam Mehmet " diyerek bağırıyordu annem " Ayşem özür dilerim " demişti babam hayal kırıklığıyla bakmıştı bana ben korkup ağlarken anenmde ağlıyordu adam silahı babama dogrultunca annem ciglik atmıştı annemin çığlığını ardından duyulan o tok ses tüm sesizligi bozmuştu ve ardından ikinci silah sesiyle annemle beraber düşmüştüm üzerime bulaşan kan ve yerde yatan iki cansız beden annem ve babam gözümün önünde ölmüştü " anneeee babaa" diye çığlık atım " annecim kalk nolur baba gitmeyin beni bırakmayın nolur ben yapamm sizsiz anne" boğazım düğüm düğüm olmuştu annemin boynuna serdiği siyah fularini almıştım " anne uyan anecim nolur uyan beni bırakma ben daha çok küçüğüm ben tek başıma nasıl yaşarım anecim nolur kalk nolur söz bak annecim birdaha sokakta çamurla oynamayacagim ... Bak yaptığın o fasulye yemegini artık yiyecegim annecim nolur kalk bak bana aldığım boya takımını kullanmadım söz vermistin hem anecim birlikte açıp resim çizicektik anneee neden kalkmiyorsun küstün mü bana küsme annee... Baba baba uyan bak annem benle küstü söyle kalksın küsme sin ben dayanamam baba... Baba sen neden uyanmiyorsun yoksa sendemi küstün bana babacim bab-" gözlerim kararmış boğazım kisilmisti annem ile babam küsmüş benle konuşmuyorlardi bend onlara küsmüş tüm birdaha konuşmayacağım onlarla başımın dönmesiyle vücudum buz gibi zeminle buluştu.

⏳

Gözlerimi yavaşça açmıştım farklı bir yerde olduğumu görünce korktum burayı tanımıyordum annem babam yoktu yanimda ... 'Ölmüştü onlar hayır ölmedi küstü onlar hatta kuş olup uçtular annem öyle derdi biri gözlerini kapatıp konuşmuyorsa küsmezlermiş kuş oluyormuş onlar hemde beyaz güvercine dönüyormuş ve sevdiklerini ziyaret ederlermis evet annem ve babamda kuş oldu bulunduğum odada bir tane karton üzerinde kirli bir pike vardı ve oda tamamen siyaha boyanmıştı kapının yanında kırık dökük dolaplar vardı örümcek ağları doluydu her taraf olduğum yeri idrak etmeye çalışıyordum burası çok kötüydü ben odamı istiyordum evimi annemi ve babamı istiyorum burayı deyil gıcırtılı kapıyla yerimden sıçramıştım korkuyla dizlerimi kendime çekmiş kollarımı dizlerime sarmistim içeriye bahçede gördüğüm otuzlu yalşlard olan kadın gelmişti bana sert sert bakıyordu yanıma gelipayagı ile itmişti beni itmesiyle sersemlenerek yana düştüm " seni pis çocuk altına yapmışsın bundan sonra burda kalıçaksın annen baban yok ne dediysek dedigimizden dışarı cikmayacaksin tamamı " diyerek ayağı ile tekrar vurmuştu vurduğu yer acımıştı elimi dizime götürüp ovalamistim annem şimdi olsaydı öper acısı giderdi ama yoktu bana küsmüş tü babamda öyle en son gözlerini kapatilar ve benle hiç konuşmadı lar ... Belki güvercin olmuşlardı " beni duydunmu küçük sıçan anladinmi şuna bak benle konuşunca gözlerime bak başka yere deyil" kadının dedikleriyle ona bakmıştım bağırarak konuşması beni çok korkutuyordu kafamı tamam anlamında öne doğru salladım " sana burda rahat yok annele babanın bedelini sen ödeyeceksin" diyerek gitmişti kapiyida arkadan kitlemişti başta dedigini hatırlayınca olduğum yerden kalkmistim yer ıslanmıştı ve ben kirli olamayi hiç sevmiyrodum annem olsaydı temizlerdi ama artık annem yok demeki ben temizleyecektim köşede gördüğüm bez ile silmeyi düşündüm ama bez o kadar pistiyki dokunamadım bile başka bir yere oturup boş duvara baktım ve annem ve babamın yerde yatigi gözümde canlaninca gözyaşlarım yavaş yavaş yanaklarımdan süzülüyordu kalbimin sizisiyla elimi kalbime götürdüm nefesim gitgide daralıyor boğazım düğüm düğüm oluyordu. Artık annem ile babam yoktu hiç bilemdim yerde hiç tanimadigim insanların olduğu yerde tek başımaydım sesimi nakadar çıkarmak istesemde olmuyordu sesim bir türlü cikmiyordu bu duyguyu hiç yasamamistim kimsesiz olmayı tek kalmayi annesizligin babasizligin bir aile olmamamanın yokluğunu anlıyordum şimdi içimden cikaramadigim hüzün içimi darliyordu nefesimi kesiyordu annem olsaydı dizinin dibinde ağlardım ama şimdi sesim çıkmıyordu sesizce ağlıyordum kimsem yoktu bunun bilinciyle yere uzanıp dizlerimi kendime çekip elimi başımın altına koydum ve birdaha uyanmamak için dua etim annem ile babamın yanına gitmek için dua etim içimden ve gözlerimi kapatim

Gözlerim hisetigim acıyla hızla açılmıştı ve sesizce çığlık atmıştım sesim çıkmamisti ama içimden büyük bir ciglik atmistim karnimda hisetigim acıyla tekme atan kişiye baktım yine o kadındı " sonunda uyandin ha sabahtandir bağırıyorum sen sagirmisin ha illa vurmami lazım ama dur vurucam zaten hergun her saat nefes aldığın her dakika dayak yiyiceksin " diyerek ikinci tekmeyide vurmuştu nefesim kesiliyordu her vurdu tekmede. Bir kere daha vurdu bir kere daha ve ardı ardına atığı tekmelerle daha fazla dayanamamıştım ağzımdan kan tadıyla tükürmüştüm ilk defa annemin yokluğunu hisetim 'anne nerdesin bak kızın ne halde annee 'sadece içimden konuşuyordum sesim çıkmıyordu " bana bak bana " diyerek saçlarımı tutmuştu ona bakıp gözlerindeki o kini öfkeyi görmüştüm " birdaha uyumak yok bu saate kalk iş yapicaksin hadi " karnımdaki acıyla yerimden bile kımıldıyamıyorumdum gözlerim tekrar kapanıyordu kapanmamasi için direndim ama başaramadım gözlerim karanlığa teslim oldu .

Kulağıma gelen seslerle gözlerimi kirpistirdim" ne diye bukadar vuruyorsun lazım bize bu kız " demişti babmin annesi olan o kadın " ama anne uyuyordu bende uyandirmak için yaptım terbiyesizlik yapınca dayanamadım vurdum bacak kadar bize karşı geliyor" demişti ama yalan konuşuyordu ben sesimi bile cikarmamistim tanımadığım insanlar bu şehir bu ev bu oda bana çok yabancıydı gözlerini tamamıyla açınca yine o kadının kin ve nfret dolu gözleriyle karşılaştım" uyandı sıçan doktor bey durumu iyiyse siz gidin o halde biz bakarız ona " diyerek doktoru yaka paça çıkardı odadan doktorun o baksilarini gördüm anlamıştı halimi ama sesiz kalmıştı hala hiçbir şeyi idrak edemiyordum daha 10 yaşındaydım bu olanlar oyun gibi geliyordu bana annemle babam kuş olup uçmuşlardı ve ben onları bulunca tekrar İstanbul'a gidip eski yaşantımıza devam edicektik ama bulmam imkansızdı ne bu sehri tanıyordum nede bu insanları beni bir odaya kapatmışlar di annem ler gideli daha bir gün bile olmamıştı ama özlemiştim onalrı burdaki insanlar çok kötüydü özelikle şimdi bana bakan kadın gibi " Ne bakıyorsun küçük sıçan " demişti her ne kadar adım Zeynepdesemde hata anem zeynos derdi ama diyemedim yine sesim çıkmadı " anne bu dilini yuttu heralde hiç konuşmuyor baksana neyse zaten sesini duymaya katlanamazdim o hayirsizdan doğan cocuk anca onun gibi olur hele gözleri aynı anasinki gibi " diyerek daha cok yanima yaklasmıştı ve kolumu sıkıca tutmuş aynı anda da söyleniyordu " kalk hadi yarın misafir gelicek sen bundan sonra bizim hizmetcimizsin " küçük bedenimi uzandığım yerden kaldırmıştı güçsüz bedenim ona karşı direnmeye calışşamda yedigim tokatla harketsiz kalmistim sol gözümden gözyaşı gelmsiti " bacak kadar boyunla ban karşımı geliyorsun kalk her karşı geldiğinde dayak yersin hadi" dedigiyle onun takip etmiştim sesizce agliyordum beni hayvanların oldugu yere getirmsiti oynamam için mi getirmsiti yüzüm gülerken " boşuna sevinme burdaki hayvanların dışkısını topla tertemiz olsun " diyierek yüzümdeki gülümseme solmuştu ben daha temilik nedir bilmiyordum ki önüme getirdigi kovayla beni itip yere oturmami sagaldi dizlerimin üzerine oturunca mecburu ellerimle yerdeki pislikleri kovaya dolduruyordum yaptığım şeyden midem bulanınca kusmuştum " iyyy seni pis sıçan temizle dedim kusup pisletin ah seni beceriksiz çıldırtıyorsun beni" diyip üzerime doğru gelmişti ondan korkup geri cekiliyrodum ama o üzerime dogru geliyordu en sonda duvarla buluşan sırtımla kaçacak yerim kalmamıştı sesice ağlıyordum " gel buraya " diyerek saçlarımı tutup çekiyordu elerimle elerini itmeye calisiyordum ama olmuyordu ne engel olabilirdim nede sesimi çıkara biliyrodum beni saçımdan sürükleyip kaldığım odaya götürdü odadan çıkınca vurmayacagi icin sevinmistim çünküi sabahinki vurduğu yerler hala açıyordu çıktığı zaman kapıyı kaptmayinca kaçmak için ayağa kalkıp kapıya doğru gitim ama karşımda kadın birden çıkınca korkuyla geri adimaldim elinde gördüğüm sopayla beni vurmak için geri geldiğini anlamıştım köşeye kaçıp oturmustum sesim çıkmıyor olanlar karşı gelemiyrodum üzerime gelip sopayla omzuna vurmuştu hisetigim aciyla nefesim kesilmişti sopayı bu sefer karnıma vurdu aynı yerler bir kaç kere vuruyor arasıra tekme atıyordu " bak burdan kaçışın yok boşuna kalkıp kaçmaya çalışma ah ah Sen hele bir büyü kız ol kurtulacagiz senden" Demişti son dediğini anlayamamıştım gözlerindeki o öfke hırs beni yiyip bitiriyordu en son saçımı tutup üst üste duvara vurmuştu ve yüzüme akan sıcak sıvıdan sonrasını hatırlamıyordum .

Günlerdir yemek yemiyrodum kadın ara sıra yanıma gelip günlük beni dövüyordu sanki yıllardır alamadıkları hırsı intikamın acılarını benden çıkarıyor gibi her gün aralıksız dövüyordu artık dayanamayan bedenim yerle bir şekilde hareket dahi edemiyrdum karanlık odada küçük bir pencerenin verdiği güneşin ışığıyla aydinlniyordu artık bedenim dayanamiyordu yaşadım bu şeyi anlamaya çalışıyordum ama anlam veremiyordum hala. Kaç gün geçti biliyordum odadaki küçük pencereden vuran güneş ışıgonı sayiyordum 32' ki ker oda ışık görmüştü annemin dedigine göre bir ay 31 bir günmüş yani bir ay bir gündür bu odada kalıyordum herşeyi unutuyordum gitgide özelikle anem ve babamın sesini ve yüzünü en çok acı cektigim şeyde bir daha onları görmemem onlar gitiginden beri tek kelime etmemiştim kapı gicirtiyal açılınca artık alışmıştım yerdeki bedenimi kıpırtamadadan kapıya baktım gözlerimle . Yine o kadındı babamın kardeşi yani benim halam oluyordu ama bana çok kötü davraniyrodu " yine yerdesin sana toparlan demedimi bak bu haldesin diye sana iş yaptirmiyorum ama toparlanman lazım iş güç senin keyfini beklemiyor" diyerek önüme getirdigi su ile kuru ekmeği önüme koydu evet tam bir aydir kuru ekmem ve su ile besleniyordum bu kadindan başka kimse gelmiyordu yanima gerçi gelmelerinide istemiyordum çünkü onlarında bu kadın gibi vurmalarindan korkuyordum önümdeki ekmeği güçlükle yutuyordum yemeğim bitince bardagi yere indirip üzerine tepsiyi koymuştum kendi kendime oyunuyordum oyuncaklarımı arkadaşlarımı özlemiştim gözümden akan göz yaşı sanki alışmış gibi her kalbim acidiginda gözümden firar ediyordu artık istesemde konuşamıyorudum alışmistim heralde konuşmakta istemiyordum kapı açılınca o kadın tekrar gelmişti kizmasin diye tepsiyi ile bardağı eski haline getirmiştim " kalk zıkımlanmışsın odur misafir gelecek sende boşlari falan topla hizmetlilerin işleri çok hadi bı işe yara bari sıçan" diyerek kolumdan tutmuştu beni ilk gün tenizliyemedigim ahır hariç ilk defa cikiyordum bu odadan cıkmak istemiyordum gerçi alışmıştım bu odaya güçsüz bedeninle çıplak ayak buz gibizeminde yuryordum kadın kojumu sıkı tutmuş beni mutfak olan yere getirmsiti " al şu tepsiyi benimle gel odadaki boş çay bardakları topla tamamı " diyerek elime tepsiyi tutturdu kafamı tamam anlaminda sallayınca önden yürüdü ayakta kalmaya gücüm yokken titreyen ayaklarım ile bende arkasindan yürüdüm büyük bir odanın önüne gelince içerdeki karabaliktan dolayı adım atmaya korktum kadın bunu anlayınca arkasini döndü" gelsene kiz ne duruyorsun döverim bak " diyerek elini kaldirmişti vurmasın diye yanına gidip dediği gibi boş bardakları toplamistim bana acınası gözlerle bakan kadin ile göz göze geldim yanındaki kadina " yazık el kadar kızı keziban ne hala getirmiz kızcağız yetim birde ne günahı vardı " diyerek elini ağzına götürmüştü yanindaki kadın " anne baabsinin günahını ödüyor hayat bu hepimiz birer günahın bedelini ödüyoruz oda alışır " dediklerini anlamaya calisiyorduma ama uzak oldugum şeyelerdi keziban dedikleri beni sürekli döven kadındı hala demek bile istemiyordum " buraya gel durma boş boş " diye bagirinca yanina gitim az önce dinledigim kadinlara dönmüştü" ne o hanimlar ne konuşuyorsunuz" diyerek bagirmsiti " hic bişi Keziban kızın adı neydi " demişti az önceki kadın " zey-lal Zeyno adı " lafını kesip düzelterek lal Zeyno demişti lal ın ne demek olduğunu bilmiyordum ama evet adım zeynepti Zeyno deyil " lal niye diyorsun Keziban dilimi yok konusamiyormu yoksa " demsiti kadin " he geldiği günden beridir tık bile demedi dili yok ondan lal Zeyno diyoruz " diyerek açıklamıştı lal konuşamayanlara diyliyordu üzüntüyle başımı egmistim annem duysa çok kızardı zeyono diyenlere bile kızıyordu burda lal Zeyno diyordular keşke küsmeseydi annem bana " ne duruyorsun orda kız git mutfağa götür onları " demesiyle az önce geldiğim yere götürdüm bardakları ama mutfa girince yerdeki çıkıntıyı görmemistim ve yere düşmüştüm elimdeki bardakalarda düşünce cam kiriklari elime batmıştı çıkan sese gelen kadın" seni beceriksiz seni bı işide düzgün yap be bi işide düzgün yap bundan sonra odadan çıkmak yok varlığın zarar be varligin " diyerek beni tutup kaldığım odaya getirmişti herzaman yaptığı gibi elindeki sopayla dövüyordu alışmak bir yana artık hissetmiyordum acıyı defalarca vurduktan sonra yorulmuştu odadan çıkıp kapıyı kitlemişti yorgun bedenimi yere attım yer kuru kanalarla doluydu bunlar benim kanimdi elimdeki kanlarda tekrar ıslatıyor du kansızliktan sapsarı olan vücudum ve güçsüzlesen bedenim artık kaldiramiyordu .

Düzenli yemek yemememe rağmen boyum uzamışti o günden beridir bu odadan dışarı çıkmamıştım tam 1090 gün bu odadaydim nerdeyse herşeyi unutuyor gibiydim güneşi bulutları kuşları oynadığım oyunları herşeyi unutmuştum üç yıl olmuştu üç yıldır burda tutuluyordum birkere olsun dışarı çıkmıyordum 13 yaşına basmış tim artık herşeyi anlıyordum annem ve babamın kuş olup ucmadiklarını burda zorla hapsedildigimi o vijdansiz kadının halam oldu gerçeği bana böyle davranmasinin yılar önce babamin annemi kaçirdigi gün çıkan kavgada onun bebeğinin yanlişlikla öldürüldüğü için annemle babamı suclu buluyordu onları öldürerek namuslarini temizlediklerini ve intikam aldıklarını sanıyorlardı artık o kadın son günlerde kuru ekmek yerine taze ekmek getiriyordu meyve suyu ve bazen elma getiriyordu buna bile mutlu oluyordum uzun zaman sonra elma yiyordum bu halime bile çok seviniyordum kadın eskiksi gibi gelip vurmuyordu son zamanlar ama öncesinde her türlü dövüyor işkence cektiryordunhala konusmuyordum galiba kadınların dediği gibi lal olmustum içimden konuşuyor cikarmak istediğim şeyleri içimde bağırıp çağırıyordum alışık olduğum gibi yine o kapı gicirdamasi duyuldu o kadın geldi " demek uyandın nihayet bunca zaman sonra ilk defa ben gelemden kalktın büyüdün artık anliyorsun herşeyi seni öldürmek gerkiyordu ama böylesi daha güzel bir kere değil her gün ölüyorsun ve bu beni çok mutlu ediyor senin baban yüzünden benim evladım öldü senin o anne yüzünden oldu sende bedelini çekiyorsun " diyerek giti uyandırmak için gelip sonrada yemeğimi getiriyordu günlük rutin haline dönmüştü anlıyordum annem babam gerçekten ölmuşlerdi öyle küsüp gitmemişlerdi bu dünyadan gitmişlerdi birdaha gelemyeceklerdi küçüken kendimi kandırdım küsmüş Lee diye ama gözümün önünde canlanan ölü bedenleri gelince daha çok anlıyordum öldüler onlar onlarin Yokluğu okadar kötüydü ki her aklıma gelince kalbim acıyor sesizce ağlıyor icimden bağırıp çağırıyordum " ne o yine ağlıyorsun büyüdün artık ağlamakta nerden çıktı tut zıkımlan şunları bunları da giy nerdeyse cürümüş üstündekiler küçülmüş ler zaten" diyerek elindekileri suratıma atmış tepsiyi yere firlatmisti hayvan muamelesi yapiyordu bana dediği dogruydu ama 4 yıldır aynı kiayfetler üstümdeydi üzerimdeki çok severek annemle aldığım tişört um karnimin üstüne geliyordu giydiğim aşörtmen ise iyice küçülmüş bazı yerleri yirtilmisti ayakabimda yoktu zaten kadının verdi elbiseydi eski bir elbise üstümdekilerden daha eskiydi üzerimdeki leri çıkarıp onu giydim ihtiyacalriminasılmı karşılıyorum bu dört yılda bir kere tek duş aldım oda beni işkence çektirmek için soğuk suya koymuştu saçlarım kabarık ve kalçama kadar uzanmıştı yüzüm hatırlamıyorum bile dört yıldır kendimi görmemiştim ne haldeyim hiç bilmiyorum artık kendi benliğimide unutuyordum tırnaklarım uzamış ama bazen agzimal kesiyordum bambaska birine dönüşmüştüm üzerimi deysitirince bileğimdeki fulara takıldı gözüm hala annemin kanı üzerindeydi onadna almıştım annemden klan tek hatirasiydi yere düşen ekmeği alıp üç kere öpüp anliama göturmsutum annemden öğrenmiştim nimet yere düşünce üç kere öpüp anlimiza koyamak sevap miş hala unutmamistim sesizce yemeğimi yiyince karnıma sancı girmişti yediğim dayaktan dolayıdır diye umursamadım yemegemi bitirince karnımdaki ağrı daha çok sidetlenmisti artık dayanamayip ağlamaya başlamıştım sesizce o kadın içeri gelince irkilerek geri sicradim " niye ağlıyorsun sen agalam demedim i sana hı döverim yine ne arsız bir kizisin sen ya " diyerek kolumu tutup tekme atmıştı sirtima ağrıyla sesizce çığlık amtistim içimden diyer tarafa düşünce diyer tekmesini atmadan durmuştu onun yüzüne bakınca deyisen yüz ifadesiyel bende şasirmistim baktığı yere bakınca yerdeki kanla daha çok korkmuştum ayağa kalkıp elbiseme bakmıştım elbisemde kandı daha çok aglamaya başlamıştım ne olduğunu bile bilmezken kadının bağırması " kız bu- bu sen yoksa " diyerek elini agizna götürmüştü tekrar konuştu ben daha ne olduğunu bile anlamamistim" sen şey olmsusunya demek zamanı geldi ha genç kız olmmusun sen sonunda kurtuluyorum haha " diyerek gülerek gitmşiti ben ne dediğini bile anlamamistim tekrar yaşlı kadınla ve elinde eşya ile gelince olduğum yerdeydim hala " ana bu kız olmsu artık zamanı geldi " diyerek yaniam eşyaları indirdi" iyi ben haber göndereyim artık kim gelip isterse" diyerek gitmişti yaşlı kadın' kim isterse' ne demekti napicaklardı bana hala anlamamıştım " al orda elbise ve iç çamaşırı ve ped var üzerini deyistir " diyerek yerdeki tepsiyi alıp çıkmıştı ben uzerimi deyistirince yerdeki bezi anlamamidtima am annemden bir kere görmüştüm hatırladığım kadarıyla takmaya çalışmıştım olduğu kadar yeri ise eski kıyafetleri ile temizlemiş tim ve yatgimin olduğu yere gidip uzandım kartonun üzerine ve karnımı sıkmaya çalışmıştım ne olduğunu bile anlamıyordum beni kime vereceklerdi napicaklardı herşey çok saçmaydı daha nekadar kotu gunelrin beni beklediğini bile bilmiyordum. Biraz zaman geçmiş İçerisi iyice kararmaya başlamıştı gozlerimi ise aciyla kapatmıştım.

Evettt birinci bölüm sizlerle umarım beğenirsiniz buyuk ihtimal ile diyer bölüm final aslında " kısa hikaye" tarzında yazmak istiyordum bı yandanda yarışma için kısa tutum ama kitabım beyenilirse uzun bir şekilde roman halinda yazacağım kitap karekterimizin hayatını yazarım zaten finalde anlayacaksınız iyi okumalar #benimhikayem

Bölüm sonu

1 yorum

  • Desteklerinizi bekliyorum kısa hiakye tarzında yazdım iyi okumlar ❤️