İçeriğe geç

LABİRENT:Satılık Ev

Bölüm 2 · 5 dk okuma

LABİRENT:Satılık Ev

Bölüm 2

.

Dedemle göz göze geldikten sonra dedem silahla peşimden gelmeye başladı. Parkın ilerisinde büyük bir orman vardı oraya kaçtım.Dedem hala peşimdeydi beni öldürmeyi kafasına sokmuştu.Koşarken ağaç köklerinden birine takılıp yere yapıştım.Dizimin üstünde büyük bir yara açılmıştı.Yere uzanarak dedeme gizlice baktım bu sefer de atlattım.Eve doğru gidiyordu.Kaldığım yerde hareketsizce bekledim dedem gidene kadar gidince üstümdeki kıyafetten bi parça alarak yarayı sardım.Biraz zaman geçtikten sonra ilerde ağaçların arasında bi adam belirdi.Bana doğru yaklaşıyordu kaçamam çünkü yaralıyım bu sefer kaderimi kabullenmem lazım.Adam bi askerdi.İyice yaklaştı ve dizimdeki yaraya bakıp "yardıma ihtiyacın var mı?" diye sordu bi oyun olabilir diye düşünürken yanlışlıkla sesli düşünmüşüm ve asker "hayır ben onların bu saçmalıklarından bıktım seninleyim "dedi.Galiba içime sindi iyi biri tamam dedim.Adam beni kaldırıp güvenli bir yere götürdü.Ve biraz yemek getirdi önce zehirli olacağını düşündüm ama kendisi de benimle birlikte yiyecekti ilk o yemeye başladı.Temiz bir yemekti.Bende ydim kaç gündür açtım bu iyi geldi.Akşam olmuştu.Adam birden bj yere gitti bi kaç dakikaya geldi elinde yorgan ve battaniye getirmişti birini bana birini de kendisine getirmiş.Benim uzandığım yerin biraz ötesine uzandı.Sabah olmuştu adam yerinde yoktu.Ben ayağa kalkana kadar adam gelmişti ve biraz da yemek getirmişti kahvaltı için her zaman yemeğe ilk o başlardı. Birlikte yemeğimizi yedikten sonra ormandan uzaklaştık. Evin yanına hiç gitmediğimden dolayı ailemi merak etmiştim ve onları görmek istiyordum. Ama adam buna izin vermedi oradaki askerlerin hem dışarıda hem de içeride fazlaca olduğunu söyledi. Ve bunun da benim için büyük bir tehlike olduğunu söyledi. Onu dinledim ve yerimizde kaldık. Kaldığımız yerin biraz etrafını dolaştık gece güvenliğimiz için etrafta askerler olabilirdi.Ayağımdaki ağrı gittikçe artıyordu.Birkaç gün boyunca birlikte kaldık ev konusunu açtığımda ise hemen kapatıyordu.Soru sormamada pek izin vermiyordu.Yine bi akşam yemek getirdi.Yemeğe bu sefer benim başlamamı istedi.Bi tuhaflık hissetmiş gibiydim ama bu zamana kadar çok iyi biriydi ben başladım yemekte sorun yoktu.Akşam içinse biraz çay getirdi omuda beraber içtikten sonra uyumaya gittik.Sabah mı bilmiyorum ama kendime geldiğimde tuhaf sesler geliyordu gözümü açacak halim bile yoktu.Tekrar uykuya dalmışım bu sefer uyandığımda ise sesler yoktu gözümü açtım ve "burası da neresi" "olamaz" "HAPİSANE" yakalandım.Ayağa kalktım hemen bana yardım eden asker tam karşımda duruyordu. Ona sorular sormaya başladım ama cevaplarını sonra vereceğini söyledi. Neden bunu yaptın iyi biriydin hani seni öldüreceklerdi diye ısrarla sormaya devam ederken bir anda bana bağırdı ve hapisten çıkaıp başka bir odaya götürdü.Yolda giderken canımı yakıyodu bi yandan kolumu sıkıyor bi yandan kelepçeli bi yandan ise hızlıca çekiştiriyordu.Büyük bi tuzağa düşmüştüm gerçekten .Beni sorgu odasına götürdü koridorlardaki askerlerin hepsi bana kötüce bakıyorlardı.Sanki katilmişim gibi hissetiriyorlar.

Görevli:Neden bizden kaçıyorsun?

Ben:Eğer beni yakalarsanız öldüreceksiniz.

Görevli:Aileni neden kurtarmak istiyorsun?

Ben:Haahhah komikti. :D

Görevli:BU TÜR İŞLERİ CİDDİYE AL (Ağzımdan tek eliyle sıkıca tuttu)

Ben:Sınırları zorlamayın isterseniz.

Görevli:Çok korktum gerçekten(!) bu haldeyken kılını bile kıpırdatamazsın.

Odada biraz tartıştıktan sonra beni tekrar hızlıca hapise geri götürdü.Artık bende bir mahkumum.Olaylar çok hızlı bir şekilde gerçekleşti.Neyin ne olduğunu anlamaya çalışıyorum ama hala kafamda soru işaretleri var.Ailem kaç gündür aklıma bile gelmedi.Hapisten kurtulmalıydım hemde hemen.Burada hayat geçirmek imkansızı başarmak gibiydi.Akşam vaktine doğru dedem hapise geldi beni görmeye gelmişti.Beni tekrar başka bi odaya götürdüler ama bu oda farklıydı etrafta idam,işkence ve dövüş aletleri vardı korkmaya başladım.Dedem yerdeki ipten biraz alarak ellerimi yukarıya doğru olacak şekilde ayaklarımı ise ayakta duracak şekilde bağladı.Yerdeki büyük hortumu da eline aldı bu hortumun suyu tazikli suydu.Kalbim güm güm atarken hızlı hızlı nefes alıp veriyordum.Dedem suyu bana doğru tuttu.O suyu saatlerce bana doğru tuttu.İşi bittikten sonra ise çıkıp gitti.Kollarımdaki ve ayaklarımdaki ipleri kesip.Beni de odaya götürüp yere fırlattılar bir saat boyunca yattığım yerde hareketsizce durdum.Kalkıp oturduğumda ayağımdaki yara daha da tahriş olmuştu.Vücudumda ise yer yer morluklar oluşmuştu.Bu yaptıklarını asla yanlarında bırakmicam.O akşam yorgunluktan uyuyamadım.Üstümdeki kıyafetler hala ıslaktı hava da soğuk olduğu için çok üşüyordum.Sabah olduğunda görevliler dedemin beni dünkü odada beklediğini söylediler.Odaya kadar götürdüler.Dedem bana işkence çektirmek için yerden alet seçiyordu.Uzun ve kalın bir zincir seçti.Korkudan ağlıyodum yapmaması için yalvardım ama maalesef dinlemedi.Saatlerce zincirle beni dövdü.Nefes nefese bağırıyordum canım feci bi şekilde yanıyodu.Bunu bana neden yaptığını bende tam anlayamıyordum."İnsan sahipsiz kalır ya anlar o zaman" "Nefes almak zor" "Acı çekerek ölmek için doğmuşum" diye sayıklarken hapis yani artık odam olan yere geri götürecekler.Koridorda giderken beni farklı bi yerden götürdüler nedenini sorduğumda ise odamın değiştiğini söylediler.Dışarıya doğru bakan demirli bi camım var artık.Dedem havanın soğukluğundan ölmem için açık olan bi yere aldırmış.Aslında dayansam bu bana bir şans.Odama gittiğimde bi kaç saat dinlendim sonra camdan dışarıyı izlemek istedim.Dışarıda da pek kimse yoktu olsun temiz hava iyi gelir.Tam bir hafta boyunca bana acı çektirdi ve buna ek olarak yemek ve su da vermediler.Haftanın sonunda su ve yemek gelmeye başladı.Önce çok şaşırdım belki tekrar bir zehir var bu sefer başka bişi olabilir.Ama yediğimde bişi yoktu uykumda gelmedi çok hızlı yemek yiyodum günlerdir açım.Yemeğimi yedikten sonra camın önüne gittim dışarıya bakarken dalıyodum ara sıra tam uyuyacakken birden "şşttt" diye bi ses geldi görevliler çağırıyo diye baktığımda kimse çağırmamış yorgunluktan olsa gerek derken aynı ses tekrar geldi.Dışarda karşıya ağaçların arasına baktığımda bi gölge gibi bir şey gözüküyordu.Benim yaşlarımda erkek biri saklanıyordu.El hareketleri ile bişiler anlatıyordu ama anlamadım.Askerlin devriyesinde mola vardı.Benim odamdaki asker tek bekliyodu kapıda.Çocuk bunu fark edip gizlice hapisanenin bahçesine girdi.Bahçeden de benim camın önüne geldi.Ve "Merak etme seni kurtarıp yardım edicem olanlardan haberim var"diyip koşarak ormanda gözden kayboldu.Ağzım açık kaldı büyük bir şoktaydım.Akşam oldu ve uyudum bugün iyice dinlenebildim.Sabah uyandığımda öğlen olmuştu kahvaltım gelmişti.Yemeğimi de yedikten sonra (artık dedemin dayaklarını yemeye hazırım).Beni bu sefer götürmediler.Büyük bir ohhh çektim.Kalbimdeki yangına su serpilmişti.Elim önde kelepçeli olarak bahçeye çıkabilirdim.Çıkmak istedim çıktığımda bahçenin köşesinde dışarda tekrar o çocuğu gördüm.Biraz olsun konuşup tanıştık.14 yaşında adıda Emir'miş.Ben ise 13 yaşında adım Hatice.Konuştuklarımız bu kadardı daha da konuşmadık.Beni tekrar kaldığım yere götürdüler.Nedensizce bi iyi hissettim.Ailemden hala bir haber yoktu.Çok sıkıldığım için askerlerle sohbete girdim.Ailem nasıl onlara bişey yaptınız mı ama bu dedikodu çok sıkıcıydı askerler değil cevap vermek bana bakmıyorlardı bile bağırarak ayağım için bişeyler istedim.Bir asker bi yere doğru gitti elinde yardım çantasıyla döndü.Çantanın içini kontrol edip bana verdi.İçikat kat bölme şeklindeydi ilk katında sargı ve krem buldum.İlk önce pamukla yarayı temizleyip krem sürüp sardım.Bölmeleri biraz kontrol etmek istedim.İkinci bölmede ilaçlar bulunuyodu.Üçüncü ve son bölmede ise karıştırırken elime birşey takılıp küçük yara açtı.

Bölüm sonu

6 yorum