İçeriğe geç

LABİRENT:Satılık Ev

Bölüm 1 · 5 dk okuma

LABİRENT:Satılık Ev

Bölüm 1

Başlangıç

Yıllar boyu satılamayan bu müstakil ev sonunda bir gün satılmıştı. Evin satılması ile birlikte bazı gelişmeler yaşandı. Evin tapusu dedeme aitti. Ve bu yüzden bu ev artık bir miras olarak görünüyordu tüm herkes bu evin parası için her şeyi yapabilirlerdi. Ev satıldıktan sonra etrafta harbede çıktı. Etraftaki mahalleler evler,dükkanlar,boşaltılmıştı. Her şey her yer yıkık dökük bir şekildeydi. Ben gözümü açtığımda dışarıdaydım çok yorgun ve bitkin bir haldeydim. Ailemin nerede olduğundan onların ne olduğundan haberim yoktu gözümü açtığımda karşımda evimiz duruyordu evimiz normalde 3 katlı olmasına rağmen bir katı yıkılmıştı ve artık iki katlı olarak görünüyordu. Evin içini merak edip ayağa kalktım ve içine girmeye başladım ilk kat büyük boş bir dükkan gibi görünüyordu birkaç parça koltuk vardı ve bomboştu yavaş yavaş ikinci kata doğru çıkmaya başladım. 2 kata çıktığımda dış kapıdan içeride askerlerin olduğunu gördüm ve dışarıya doğru sessizce indim. Olayların perdesi kafamda oluşmaya başlamıştı galiba hatırladığım kadarıyla bu ev için tüm kardeşler büyük bir savaş açmıştı ve savaşı kimse kazanamayınca dedem de bizden intikam almak için evin içine askerler koydu ama hala ailemden bir haberim yoktu onları çok merak ediyorum. Biraz dinlenmek istedim. Daha sonra yapacaklarına karar vereceğim. Birkaç saat geçtikten sonra evin içine tekrar girmeye çalıştım. Askerlerden gizlice girdim 2.katın içine de girebildim ve bizim yatak odasında ailemi gördüm ailem bir odada kilitli bir şekilde başlarında bir asker ve ellerinden ayaklarından zincirli bir şekilde duruyorlardı. Babamın bir kolunu kırmışlardı babam kurtulmaya çalışırken ona zarar vermişler galiba diye düşündüm.Diğer gözüme çarpan şey ise annemdi.Annem çok kötüydü bitkin ve yorgun görünüyordu.Onları kurtarabilirdim çünkü onların odasındaki askerin akli dengesi tam yerinde değildi.Dışarıya çıkmak zorundaydım çıktığımda gözlerim dolmuştu.Ama bugün artık bişey yapamam.Yeterince evin içine girip çıktım dikkat çekmemem gerek.Hava kararmaya başladı. Etrafa baktığımda birkaç arabanın geldiğini gördüm arabaların içinde insanlar artık hayat sürdürüyorlardı çünkü evleri hasarlıydı. Ben de ailemi kurtarınca onları güvenli bir yere götürmek için güzel yeni bir yer aramaya başladım. Evinin biraz ilerisinde eski ve biraz büyük bir araba gördüm bunun içinde biz de yaşayabiliriz dedim. Ve ben ilk günümü orada geçirdim kendi evimiz yatağımız kadar rahat olmasa da idare edebiliriz. Sabahın ilk ışıklarıyla gözümü açtım ve annem için biraz bulmak istedim evimizin karşısında büyük bir park vardı parkın içinde su aramaya başladım ve buldum da kardeşlerime dahi yetebilecek kadar su buldum. Hemen anneme yetiştirmek istedim ailemin odasına çıktığımda onlara suyu verebilmeyi başardım ve hızlıca tekrar aşağıya indim. Bir şeyler bulmaya karar verdim. Ama keskin bir şeyler ailemi zincirlerden kurtarabilmek için. Parkın az ötesinde bir kürek buldum ama küreğin sapı yoktu olsun bu da işime yarar dedim ve tekrar ailemin odasına çıktım. Çıktığımda askerlerin mola'da olduğunu gördüm bir tek ailemin odasındaki asker duruyordu o da tüm odaları tek tek geziyordu ve o odaları gezerken bir kişiyi kurtarabilme şansım vardı iyi bir kişi seçmeliydim benden sonraki en büyük kardeşimi seçtim yani Damla'yı onu kurtarınca diğer küçük kardeşlerimi de alırım en sonunda anne ve babama kurtarırım diye bir plan yaptım. Elimdeki kürek ile kardeşimin zincirlerine kırmayı başardım. Onu da alarak birlikte aşağıya bulduğum arabanın yanına gittik. O an her yerden siren sesleri gelmeye başladı. Iki gün boyunca yanımda kaldı ve evin içine hiç gitmedim. Etrafı kontrol etmeye çıktığımda ileride birkaç adamın geldiğini gördüm galiba askerler gelmişti kardeşimle birlikte kaldığımız yeri galiba öğrendiler. Adamlar biraz yaklaşınca bunların asker değil de babamın arkadaşları olduğunu fark ettim ve içimdeki tüm kötü hisseler yok oldu akşam yemeği bulmuşlardı ve bize de biraz getirmişlerdi ben de yedim kardeşime de verdim ve birazını da babam için götürmeye karar verdim. Ailemin odasına iki gün boyunca çıkmamıştım çıktığımda yemeği babama verebildim tam babama verdiğimde çıkarken deli olan asker kolumdan tuttu ve sonunda seni yakaladık dedi ardından gülmeye başladı ben adamın elini ısırıp lavaboya kaçtım lavaboda aynanın üstünde dolaplar vardı dolaplarının üstünde de yarım metre kadar boşluk vardı oraya saklandım adam da deli olduğu için beni göremedi ve gitti gittikten birkaç dakika sonra ben de dışarıya çıktım. Bu sefer de kurtulmayı başardım. Bir gün de böyle geçti kardeşimle birlikte uyuduk tekrar uyandık ben onun için biraz yiyecek getirmek için parka gittim. Onun için biraz ekmek parçası buldum arabanın yanına vardığımda Etraftaki birkaç insan etrafımda başladı. Ve bana askerlerin gelip kardeşim alıp götürdüğünü söylediler o an dizlerimin bağı çözüldü tüm planlarım hayallerim ailemi kurtarabilme umudum yok olmuş gibiydi sanki hem üzülüyor hem de bir şey hissetmiyor gibiydim. Öncelikle toparlanmam lazımdı daha sonra yeni bir saklanma yeri bulmam gerekti ondan da sonra tekrar ailemi kurtarmalıydım. Evin etrafından sesler gelmeye başladı benim adımı bağırarak neredesin sen de gel seni de bulacağız diye sesler geliyordu ve korkmaya başladım. Peki şimdi ne yapacaktım aklımda hiçbir şey yoktu.Evin dış bölümünde bile askerler toplanıyordu. Bu sefer gerçekten kötü oldu artık içeriye girebilme şansım bile çok azdı. Bugün de geçti parkın ötesinde yerde uyudum sabah uyandığımda güneş tam tepemdeydi. Işe koyulma vaktiydi derken sesler gelmeye başladı sanki birileri kavga ediyor gibiydi. Evin yakınlarına vardığımda askerlerin birbirleriyle kavga ettiğini gördüm. Bu benim için iyi bir şanstı böylece onları uzaklaşır ve ben de evin içine girebilirdim. Bu askerlerin kavgası devam ederken takım elbiseli bir adam gelip onları dükkanın içine doğru götürdü. Şimdi tam vakti diyerek koşa koşa üst kata çıktım üst kattaki tüm askerlerin hepsi evinin dışında bekliyormuş bu daha da iyi bir haber ama ailemin odasındaki asker hala duruyordu olsun zaten onun akli dengesi tam yerinde değil. Deli olan asker tüm odaları dolaşırken ben de ailemin odasına girdim hemen sıkıca ailemdeki herkese sarıldım. Belki bu benim onları son görüşüm olabilirdi. Ayak sesleri duydum hemen aşağıya inmem gerekiyor aşağıya inerken dükkandaki askerlerin bir şeyler konuştuğunu gördüm. Duyduğum kadarıyla ailemi başka bir yere götürecekler. Parkın ötesinde evi görebilecek şekilde saklandım başka bir adam evinin yanına yaklaştı bu dedem di onun yüzüne bile görmek istemiyordum artık. O da adamlarla bir şey konuştu ama ben uzakta olduğum için bir şey duyamadım.Dedem adamlara bağırıyodu galiba bağırış sesleri yanıma kadar geliyordu .Bir şeyler ters gitmiş olsa gerek . Onları duyabilmek için biraz yakınlaştım ve dedem benim adımı söylüyordu hala onu bulamadınız mı? Çok sinirli görünüyordu. Dedemin elinde bir silah olduğunu gördüm ve onu adamlara doğrulttu buradan bile siniri anlaşılıyordu. Dedem evden uzaklaşırken dedemle göz göze geldik.

Bölüm sonu

12 yorum