İçeriğe geç

Kuzgun Mührü

Bölüm 4 · 3 dk okuma

Kuzgun Mührü

Bölüm 4

BÖLÜM 4 - ESKİ FOTOĞRAF

Müdürün sesi koridorda yankılandı.

"Fotoğrafı bana ver."

Virel istemsizce fotoğrafı avucunun içinde sıktı.

"Neden?"

Müdür ağır adımlarla onlara yaklaştı. Siyah cüppesinin etekleri taş zeminde sürünüyordu.

"Çünkü o fotoğraf bu okulda bulunmamalı."

"Kim bu kız?" diye sordu Virel. "Neden bana bu kadar benziyor?"

Müdür cevap vermedi.

Sadece elini uzattı.

"Fotoğraf."

Virel tereddüt etti.

Tam fotoğrafı verecekken Kael araya girdi.

"Bulduğumuz yere geri bırakacağız."

Müdür gözlerini Kael'e çevirdi.

"Senin fikrini sormadım."

Koridorda birkaç saniyelik sessizlik oluştu.

Virel ikisinin birbirine bakışından, aralarında eskiye dayanan bir geçmiş olduğunu hissetti.

Sonunda müdür derin bir nefes aldı.

"Sabah saat sekizde ikinizi de çalışma odama bekliyorum."

Arkasını döndü ve ağır adımlarla uzaklaştı.

Ayak sesleri tamamen kaybolana kadar ikisi de konuşmadı.

"Onu neden vermedin?"

Kael pencerenin dışındaki yağmura bakıyordu.

"Çünkü yok ederdi."

"Nereden biliyorsun?"

"Çünkü daha önce de yaptı."

Virel şaşkınlıkla ona baktı.

"Daha önce mi?"

Kael başını sallamadı.

Ama inkâr da etmedi.

Virel cebindeki fotoğrafı tekrar çıkardı.

Altı öğrenci...

Hepsi kameraya bakıyordu.

Ortadaki kızın yüzü ise neredeyse kendi yansımasıydı.

Aynı gözler.

Aynı saç rengi.

Hatta kaşının üzerindeki küçük iz bile aynı yerdeydi.

"Bu mümkün değil."

Kael yavaşça konuştu.

"Bu okulda 'imkânsız' diye bir kelime yok."

O gece odasına döndüğünde Saye hâlâ uyanıktı.

Virel içeri girer girmez başını kaldırdı.

"Neredeydin?"

"Kütüphanede."

Saye'nin yüzü bir anda ciddileşti.

"Yalan söylüyorsun."

Virel duraksadı.

"Neden öyle dedin?"

"Çünkü kütüphane gece dokuzda kapanıyor."

Odanın içinde kısa bir sessizlik oluştu.

Sonunda Virel pes etti.

"Yasak kata indim."

Saye'nin elindeki kalem yere düştü.

"Ne yaptın?"

"Orada bir fotoğraf buldum."

Fotoğrafı uzattı.

Saye birkaç saniye baktı.

Sonra yüzünün rengi attı.

"Bu..."

"Tanıyor musun?"

Saye hızla fotoğrafı geri verdi.

"Hayır."

Ama sesi titriyordu.

Yalan söylediği belliydi.

Ertesi sabah akademinin bahçesi sisle kaplıydı.

Virel tek başına müdürün odasına doğru yürüyordu.

Koridorun duvarlarında onlarca eski mezun fotoğrafı asılıydı.

Merakla tek tek incelemeye başladı.

1930...

1942...

1958...

1986...

Bir anda olduğu yerde durdu.

En alttaki çerçevede tanıdık bir yüz vardı.

Fotoğraftaki kişi...

Kael'di.

Üstelik fotoğrafın altında yazan tarih 1999'du.

Virel'in nefesi kesildi.

Bu imkânsızdı.

Kael en fazla on dokuz yaşında görünüyordu.

Nasıl olurdu da yirmi yedi yıl önce çekilmiş bir fotoğrafta yer alabilirdi?

Tam çerçeveye dokunacakken arkasından bir ses geldi.

"Onlara dokunma."

Virel hızla döndü.

Yaşlı bir hademe elindeki paspasla koridoru temizliyordu.

"Niye?"

Adam cevap vermedi.

Sadece duvara baktı.

"Bu okul bazı insanları bırakmaz."

"Ne demek istiyorsunuz?"

Hademe acı bir gülümsemeyle başını iki yana salladı.

"Bir gün anlarsın."

Sonra paspasını alıp uzaklaştı.

Müdürün odasının kapısı aralıktı.

Virel içeri girdiğinde Kael çoktan gelmişti.

Müdür masasına yaslanmış onları bekliyordu.

"Oturun."

İkisi de sessizce sandalyelere geçti.

Müdür çekmecesinden eski, deri kaplı bir dosya çıkardı.

Dosyanın kapağında tek kelime yazıyordu.

VİREL

Virel şaşkınlıkla dosyaya baktı.

"Bu..."

"Bu dosya," dedi müdür, "sen daha doğmadan yıllar önce hazırlandı."

Odanın içindeki hava bir anda ağırlaştı.

Virel boğazındaki düğümü yutkunarak bastırmaya çalıştı.

"Ben... doğmadan mı?"

Müdür dosyayı açtı.

İlk sayfayı yavaşça çevirdi.

Sayfanın ortasında çocukluğuna ait olduğunu sandığı bir fotoğraf vardı.

Fakat altındaki tarih...

1987.

Virel'in elleri titremeye başladı.

"Bu doğru olamaz..."

Müdür gözlerini ondan ayırmadan tek bir cümle söyledi.

"İşte bu yüzden seni Asterion Akademisi'ne çağırdık."

Virel'in aklında tek bir soru vardı.

Eğer bu tarih doğruysa...

O kimdi...?

Devam Edecek...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.