Rowan’ın Karşılaşması
16 yaşındaki Rowan, zekası ve yakışıklılığıyla şehirde herkesin dikkatini çeken bir çocuktu. Ancak onun asıl tutkusu, şehir surlarının dışında yer alan büyülü ormanda dolaşmaktı. Ormanın derinliklerinde huzuru bulduğu bir gün, yerde hareketsiz yatan tuhaf bir figürle karşılaştı. Bu, yarı insanımsı, yarı kuzgun görünümlü biriydi. Siyah tüylerle kaplı uzuvları ve insana ait ama yabancı duran yüzüyle ürkütücü bir hâli vardı. Adamın vücudu ağır yaralarla kaplıydı ve elinde kanla kaplı bir parşömen bulunuyordu.
Rowan hızlılca yanına çömeldi. Adam, dudaklarından anlaşılmaz sözler fısıldarken Rowan, ne dediğini anlamaya çalıştı ama yalnızca tek bir kelime net bir şekilde duyulabiliyordu: “Günahkar...” Ardından, adamın gözleri yavaşça kapandı ve son nefesini verdi. Rowan, tereddüt etmeden parşömeni elinden alıp dikkatlice çantasına koydu. Etrafına baktığında, ormanın sessizliğe büründüğünü fark etti. Bu sessizlik, bir şeylerin yanlış olduğunu hissettiriyordu. Rowan hızla ormandan çıkıp şehre geri döndü.
Rowan şehri doğru geri dönerken en yakın arkadaşı olan Darian'la karşılaştı. Darian atletik yapılı, orta boylu ve çevik biriydi. Koyu kestane rengi saçları dağınık, koyu mavi gözleri keskin, biraz alaycı biriydi.
