Eva duyduklarından sonra sinirle ayağa kalktı. Kan beynine sıçramış bir şekilde nefes alıp verdi
E:"Sen benimle dalga mı geçiyorsun be adam!?"
A:"Sakin ol... Ne var bunda? Seni en güzel şekilde yasaticam diyorum işte"
Eva sinirle ona döndü. Göğsü neredeyse adamın göğsüne değdi. Bu kadar yakın olmalarını beklemiyordu. Başını kaldırınca adamla burun buruna geldi
:"ne var bunda mı?? Köyümü yagmaladiniz! Barbarlar gibi evlerimizi paramparça ettiniz!"
A:"kimseyi öldürmedik ya?! Benim amacım kuzey krallığını genişletmek! Güney halkını kuzey halkına katmak"
E:"aman ne güzel! Birde şeref verdiniz diye sizi başımızın ustune mi koyalım!? Ayrıca asla ben seninle evlenmem"
Artem in gözleri yumuşadı ve hafifçe gülümsedi
A:"ben sabırlı bir adamımdır... Beni tanıyıp sevene kadar beklerim"
Eva ondan uzaklaştı ve kendi kendine konuştu
E:"küstah herif"
A:"efendim tatlım? Birsey mi dedin"
E:"dedim ki rüyanda görürsün"
A:"bunca zamandır hep ruyalarimdaydin zaten"
Eva daha da sinirlenince Artem genişçe sırıttı ve odadan çıktı. Eva sinirle iç çekti
zaman atlaması
Eva gözlerini açtığında hala bu loş ışıklı odadaydı. Gemi sallanıyordu. Eva sessiz adımlarla kapıya yürüyüp açtı. Kimse yoktu harika. Sessizce kapıyı arkasından kapattığında duyduğu sesle irkildi.
K:"birseye mi ihtiyacınız var kraliçem?"
Eva kaşlarını çatıp arkasını döndü. Genç yakışıklı sarışın biri duruyordu. Geniş gülümseme ile bir elinde elma diğer elinde bıçak vardı
E"sen-"
K:" ben Kevin, sana rehberlik etmek için buradayım güzelim. Diğer herkes toplantıda"
E:"ne rehberliği-tanrım!"
Eva sinirle soludu ve gökyuzune baktı. Sanırım kurtuluşu yoktu. Bir dürtme ile kendine geldi. Kevin ona elma dilimini uzatıyordu
K:"elmalar ekşi bir dene"
Kevin göz kırptı. Ophelia anlamaz gözlerle ona baktı. Tekrar odaya girecekken Kevin kapıyı eliyle ittirdi.
K:"tamam özür dilerim. Gel konuşalım. O odada karanlıkta kendi kendini yeme en azından hm?"
Eva bir an düşündü. Eğer bu adamla konuşursa belki birkaç bilgi alabilirdi. Ya da elindeki bıçağı
E:"tamam konuşalım"
K:"güzeel. Gel şuraya otur"
Eva gösterdiği sandığın üstüne oturdu Kevin elinde elma parçasını ağzına attı. Eğlenceli gözlerle eva ya bakıyordu
K:"güneyde yaşayıp nasıl beyaz tenli kalabildin sen?"
E:"kuzeyli olup nasıl bu kadar düşük çeneli olabildin sen?"
Kevin kahkaha attı
K:"kaptan tıpkı kendisine benzeyen bir gelin seçmiş birbirinizin aynı versiyonu gibisiniz"
E:"tanrı aşkına! Saçmalama... Ya da dur... Bana şu kaptaninizi biraz anlatsana"
Kevin haylazca Eva nin üstüne eğildi
K:"anlatayım bakalım... Mustekbel kocanı"