Dünya üzerinde tek bir kıta, o kıta üzerinde de bir imparatorluk vardı. Ana krallık tam kuzey ile ekvator arasında kalan bir bölgede kuruluydu ama herkes ona kuzey imparatorluğu diyordu. Kıtanın daha kuzeyinde belli belirsiz canlılar ve lanetler saklanırdı. Kuzeye gitmek isteyen birisi buna dikkat etmeli, ona göre seyahat etmeliydi. Bölgenin tam ortasındaki bir lanet oraya gitmek isteyeni de kovardı. Bu lanet her geçen yüzyıl daha çok şiddetlenir ve insanların diline dolanırdı.
-"Bin yıllık lanet uyanıyormuş, duydun mu?" +"Duymaz olur muyum? Askerler sürekli haberler salıyorlar, askeri birliğe daha çok adam alınacak diye."
-"Benim oğlum geçenlerde 5 yaşına girdi ve yeteneğini öğrendi. Kalkan ustasıymış. Acemi birliğinde eğitime aldılar. Şu laneti ortadan kaldırmak için çocuk-yaşlı demeden herkesi topluyorlar."
+"Sence iki prenses de savaşa katılır mı?"
-"Bilemiyorum. İmparatorun emrine kalmış."
Dedikodular imparatorluk şehrinde çalkanırken büyük meydanda, bir asker ortaya çıktı bir anda. Işınlanma sihrini kullanarak ülkenin bütün şehirlerini dolaşmış bu asker elindeki kağıdı kim bilir kaçıncı kez okuduysa bıkkınlıkla:
"Sayın Zembria halkı! İmparatorun emriyle önümüzdeki 10 günde ordumuz kuzeye ilerleyecek ve laneti durduracaklardır. Orduda görevlendirilmiş herkesi İmparator birlikte hazır olarak istemektedir. Son olarak Zembria halkı! Sakın kaçmaya çalışmayın. Yakalanmanız halinde size yapılacak ilk şey, infazınız olacaktır." Asker duyurusunu yaptıktan sonra arkasını dönüp bir geçit açacakken daha az önce geldiği şehirde oynamakta olan çocukları gördü. Yanlışlıkla çocukları da kendisiyle birlikte getirmişti. İki çocuk etraflarına aldırmadan, biri elinde tahtadan bir kılıçla diğerine vurmaya çalışıyor, diğeri de elindeki tahtadan kalkanla onun savurduğu darbelerden kaçınmaya çalışıyordu. Asker onlara bir kaşı havada bakıp gözlerini devirdikten sonra, "hadi çocuklar hadi. Evinize dönün ve orada oynayın. Aileleriniz endişelenmesin." dedi ve havayı yarıp geçidi açtı. Çocuklar önden hâlâ savaşarak ilerlerken asker geçitin yanında açılmış olan listeye baktı. 8 aydır aradıkları kaçaklar ortada yoktu. Teleport sistemini kullansalardı o listede adları, nereden ışınlanıp nereye gittikleri yazardı ama yoktu. İmparatorun sabrının ne kadar düşük olduğunu hatırlayan asker derin bir nefes aldı ve geçitten geçti. Listede hemen adı ortaya çıktı, Rav.