İçeriğe geç

Kuyu Manifestosu

Bölüm 2 · 3 dk okuma

Kuyu Manifestosu

Bölüm 2

Hüddam2

Hatice Teyze’nin o bembeyaz tülbenti, yüzündeki anaç tebessümü ve elindeki dumanı tüten tarhana çorbası, dün gece yaşanan o kabus zincirinin üzerine örtülmüş güvenli bir örtü gibiydi. Neva, gözlerindeki uykusuzluk halkalarını gizlemeye çalışarak kadına baktı. Zihni, az önce yaşadığı o "video kaydıyla bozulan" sanrının şokunu atlatmaya çalışıyordu.

"Çok sağ ol Hatice Teyze," dedi Neva, sesinin titrememesine özen göstererek. Elindeki telefonu kotunun arka cebine sıkıştırdı. "Dün gece biraz zor geçti. Buraların havası, rüzgarı insanın aklıyla oynuyor herhalde. Ama haklısın, o yıkık odada daha fazla kalamam. Valizimi toplayıp geliyorum."

Hatice Teyze’nin evi iki katlı, dışı beyaz kireçle boyanmış, avlusunda devasa bir incir ağacı barındıran, Anadolu’nun o bildik güvenli yuvalarından biriydi. İçeri adım attığında Neva'yı keskin bir taze ekmek kokusu karşıladı. Sofrada oturan Rıza Amca ve otuzlu yaşlarındaki sessiz oğulları Kamil, Neva’yı büyük bir hürmetle selamladılar.

Neva antropolojik gözlemini ve İstanbul’dan getirdiği kuşkucu teorisyen kimliğini hemen devreye soktu. Çorbasından bir yudum alırken, Kamil’in gözlerini hiç kırpmadan, göz bebekleri tamamen sabit bir şekilde kendisini izlediğini fark etti. Üstelik Kamil ekmeği çiğnemeden, boğazından tuhaf, ritmik hırıltılar çıkararak inanılmaz bir hızla yutuyordu. Normal bir insan bundan irkilebilirdi ama Neva içinden, “Motor becerilerini ve yutkunma refleksini etkileyen nörolojik bir rahatsızlığı var, sormak ayıp olur” diyerek durumu hemen bilimsel bir zemine oturttu. Rıza Amca ise sürekli gülümsüyordu, ancak gülümserken adamın ağzındaki dişler gaz lambasının titrek ışığında normalden çok daha sık ve fazla görünüyor gibiydi. Neva bunu da kendi zihinsel yorgunluğuna yordu. Sonuçta bu insanlar ona evlerini açmıştı; her şey Neva'nın kendi paralanmış psikolojisinden, İstanbul'dan taşıdığı suçluluk duygusundan ibaretti. Köylüler sadece iyilik yapmaya çalışan temiz insanlardı.

Akşam olup karanlık bozkırın üzerine çöktüğünde, gerilim sinsi bir yılan gibi evin odalarına sızmaya başladı. Hatice Teyze, Neva’ya üst kattaki, kanaviçe işlemeli yorganların serildiği misafir odasını hazırlamıştı.

Neva yatağın kenarına oturup İstanbul'dan getirdiği notlarını çıkardı. Eski ceylan derisi yazmaların kopyalarına bakarken, evin içindeki havanın aniden ağırlaştığını, geniz yakan kesif bir sirke kokusunun odayı kapladığını hissetti.

Saat: 01.12.

Evin içi ölüm sessizliğine bürünmüşken, dışarıdaki bahçeden garip bir ses yükseldi. Bu bir rüzgar uğultusu değildi. Evin hemen yanındaki yaşlı, yarısı kurumuş incir ağacının altından geliyordu ses.

Neva fenerini alıp pencereye yaklaştı. Perdeyi aralayıp bahçeye baktı.

İncir ağacının etrafında, bizzat Hatice Teyze, kocası Rıza Amca ve oğulları Kamil duruyordu. Üzerlerinde gündüzki kıyafetleri vardı ama bu sefer üçü de el ele tutuşmuş, ağacın etrafında saat yönünün tersine doğru çok hızlı adımlarla dönüyorlardı. Ağızlarından çıkan ses, düşük frekanslı bir hırıltı, Süryanice ya da eski İbraniceyi andıran, kelimelerin kelimelerin üstüne bindiği bir zikirdi.

Neva hemen telefonunu çıkarıp camın arkasından videoya kaydetmeye başladı. "Bu sefer halüsinasyon değil," diye fısıldadı kendi kendine. "Bütün aile bir tür tarikat ayini yapıyor. İstanbul'da okudığım o ritüellerin aynısı..."

Tam o sırada, ağacın etrafında dönen Rıza Amca birden durdu. Kafasını, bedenini hiç çevirmeden, tam 180 derece arkaya doğru burkarak direkt yukarıya, Neva’nın baktığı pencereye doğru çevirdi. Gözleri zifiri karanlıkta kedi gözü gibi parlıyordu.

Neva dehşetle geri çekildi, sırtını duvara yasladı. Kalbi göğsünü yırtarcasına atarken telefondaki kaydı durdurup videoyu oynattı.

Ekrana baktığında kanı dondu.

Videoda incir ağacı vardı, rüzgarda sallanan dallar vardı ama ağacın etrafında dönen hiç kimse yoktu. Bahçe bomboştu. Telefonun mikrofonundan gelen tek ses ise, Neva’nın kendi odasının içinden, tam arkasından, eski ahşap gardırobun derinliklerinden yükselen o üç tonlu, fısıltılı sesti:

"Videoyu kapat Neva... Biz zaten içerideyiz."

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.