İçeriğe geç

KUYU

Bölüm 5 · 1 dk okuma

KUYU

Bölüm 5

Bölüm 5 — Diğer Taraf

Siluetin elinde, eski bir oyuncak bebek vardı. Kirlenmiş, kolu kopmuş, ama Melis tanımıştı. Bu bebek Elif’in en sevdiği oyuncağıydı: Zeyno. Çocukken kaybolduğunda Melis de günlerce ağlamıştı. Bebeği kuyunun içinde görünce bir şey koptu içinde…

Korkunun yerini yavaş yavaş başka bir şey almaya başladı: Suçluluk.

Melis ağlayarak fısıldadı:

“Sen Elif misin?..”

Siluet cevap vermedi. Ama yüzü olmayan kafasını yana eğdi, sonra zinciri tutup tekrar aşağı doğru kaymaya başladı.

Melis feneri sıkıca tuttu, zinciri yakaladı… ve peşinden kuyunun içine inmeye başladı.

Zincir paslıydı, kaygandı. Nefesi daralıyordu ama geri dönemezdi artık. Derinlik o kadar fazlaydı ki, gökyüzü çoktan kaybolmuştu. Nihayet ayağı sert bir zemine bastı.

Aşağıda… başka bir dünya vardı.

Kuyu, devasa bir taş yapının girişiydi. Zemin nemliydi, duvarlar garip sembollerle kaplıydı. Her sembol, sanki hareket ediyormuş gibi parlıyordu. Melis adımlarını dikkatlice attı. Her şey ölü sessizliğindeydi, ama fısıltılar artık kendi kafasının içinden geliyordu.

> “Burada zaman yok...”

“Burada isimler unutulur...”

“Sen Elif değilsin artık…”

Aniden, taş duvarlardan biri çatladı. İçinden siyah duman gibi bir şey sızdı. Sonra bir el — tırnakları uzun, kemikli bir el — duvardan dışarı uzandı. Ardından bir yüz... ama insan yüzü değildi bu.

Gözleri yoktu ama bakıyordu. Dişleri yoktu ama gülümsüyordu.

Melis bir çığlık attı, ama sesi yankılanmadı. Çünkü bu tarafta çığlık yoktu.

Yalnızca fısıltılar.

Ve sonra… duvarın üstünde parlayan kelimeleri fark etti:

“Buradan çıkmak istiyorsan, Elif’i bırak.”

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.