İçeriğe geç

Kuytu

Bölüm 4 · 3 dk okuma

Kuytu

Bölüm 4

Bölüm 4: Mesafeli Yakınlık

Yemekte yaşadıklarımızın etkisini hâlâ üstümden atamamıştım. Hakan’ın sürekli beni aşağılama şekli, o alaycı bakışları… Bir yandan gururumu incitiyor, bir yandan da beni içten içe kışkırtıyordu. O, duygulardan tamamen uzak kalmayı başarabilen biriydi. En azından bana karşı böyleydi. Ama içinde bir yarası olduğunu hissediyordum.

Ertesi gün, Hakan’ın beni başka bir etkinliğe davet etmesiyle tüm düşüncelerim yeniden alt üst oldu. Bu sefer, bir vakıf balosuna birlikte katılacaktık. Hazırlıklarımı tamamlayıp onun yanına gittiğimde, gözlerindeki dikkatli bakışları fark ettim. Beni baştan aşağı süzüyor, ama yüzündeki ifadeden tek bir şey anlamak mümkün değildi.

Baloya girdiğimizde, Hakan her zamanki gibi soğuk ve mesafeliydi. Ben ise onun yanında durup herkese karşı sıcak bir yüz ifadesi takınmaya çalışıyordum. İnsanlar bizi izliyor, fısıltılar kulağıma çalınıyordu. Yanımdan geçen bir kadın, “Hakan Bey’in sevgilisi… pek uyumlu görünmüyorlar,” diye alaycı bir şekilde fısıldadı. Kulaklarımdan ateş fışkıracak gibi hissettim. Hakan ise bunu duymuş gibi, ama hiç umursamıyormuş gibi davrandı.

Bir ara Hakan, çevresindekilere tanıtım yaparken beni arkasında bırakıp ilerledi. Yine unutulmuş, onun yanında yalnız başıma kalmış gibi hissettim. Bir süre etrafımda ne yapacağımı bilemeden bekledim. O sırada yanımıza genç ve yakışıklı bir adam geldi; kendini Cem olarak tanıttı. Hakan’ın iş çevresinden biri olduğunu tahmin ettim.

Cem, beni Hakan’ın yanında görmekten şaşkınlık duyduğunu dile getirirken gözlerinin içi parlıyordu. “Hakan Bey’e biraz fazla ciddi bulurdum, ama görünüşe göre onun da bir kalbi varmış,” dedi gülümseyerek. Utandım, ama aynı zamanda Hakan’a karşı hissettiğim kızgınlık, Cem’in bu samimi tavırlarıyla hafifledi. Onunla sohbet etmeye başladık.

Tam o sırada, Hakan araya girdi. Cem’e bakışları sertti, ifadesi her zamanki gibi soğuktu. “Sena benim yanımda,” dedi buz gibi bir sesle. Cem bir an duraksadı, sonra kibarca başını sallayıp uzaklaştı.

Bana dönüp, kaşlarını kaldırarak “Burada herkesin dikkatini üstüne çekmene gerek yok, Sena,” dedi soğuk bir ifadeyle. Bu sözleri gururuma dokundu, ama ona karşı bir şey demedim. Derin bir nefes aldım ve yüzümü çevirdim. O an bir şeyler söylemek istiyordum ama kendimi tuttum.

Balonun ilerleyen saatlerinde, insanların arasında dolaşırken bir an kolumu tuttu ve beni dans pistine doğru çekti. Hiçbir şey söylemeden, elimi tuttu ve diğer elini belime koydu. Beni soğuk ve çekici bakışlarıyla izlerken, “Unutma, bu sadece bir oyun,” diye fısıldadı kulağıma. Sesi o kadar sakin ve kendinden emindi ki, içimdeki karmaşa daha da arttı. Dans ediyor gibi görünüyorduk ama aslında her adımda birbirimizi tartıyor, sınırlarımızı zorluyorduk.

Benim ona karşı duyduğum karışık hisler… Onun gözlerindeki buz gibi ifadeyi kırmak istiyordum, ama o sanki etrafına kalın duvarlar örmüş ve kimsenin geçmesine izin vermiyordu. Kendimi, bu duvarların ardındaki yaraları görmeye çalışırken buluyordum.

Dans sona erdiğinde, soğukkanlı bir tavırla elimi bıraktı ve hiçbir şey olmamış gibi kalabalığa geri döndü. Bense bir an olduğum yerde kalakaldım. Bu adamın bende uyandırdığı karmaşayı anlamaya çalışıyordum. O, her defasında beni daha derin bir çıkmaza sürüklüyordu; hem kendisinden uzaklaştırıyor hem de kendisine çekiyordu.

Bir süre sonra, balonun sonuna geldiğimizde, Hakan arabaya bindiğimizde de aynı soğuk sessizliği koruyordu. Onun yanında sadece bir iş “rolü” oynuyordum; ama bu rol, her geçen gün sınırlarımı zorlayarak beni içine çekiyordu.

Hakan’ın söylediği gibi bu bir “oyun” olabilirdi. Ama farkında olmadan bu oyunda kaybetmeye başlıyordum; kalbim, onun soğuk tavırlarına karşı yavaş yavaş kırılmaya hazırlanıyordu.

Bölüm sonu

Sonraki bölüm kilitli

5. bölümü 5 jetonla uygulamada açabilir, kaldığın yerden devam edebilirsin.

4 yorum