Hayata baktığımda sanki gözümde farklı bir efekt var gibi görüyorum farklı renkler ve bu yüzden farklı hisler yaşıyorum bu farklılık bana güzel bir his veriyor ama aynı kalan şeylerinde bir güzelliği var kediler kedi gibi olsun gün batımı yine aynı kalsın çok fazla düşünür, düşünürken anılar aklıma geliyor o anılarda bana hissiyatları geri getiriyor ben hissiyatsız bir hiçim gerçekten ama bir gün bu çokça hissiyatım kendi ruhumun ve bedenimin sonunu getirecek yine de yaşamaya devam edeceğim.
Bayan Westi bulmak beni aslında mutlu etmişti bir senedir onu arıyordum ve ne kadar da hoşuma gitmeyen bir şekilde geri dönse de sonuçta elimdeydi. Orada oturması bile tesadüf olamazdı bir şeyler bildiği ortadaydı. '' David arabaya geçelim'' tekrar arka taraftan çıktık Sianın bile keyfi yerindeydi bizi bekliyordu bu arada evet arabamda bile Sia'yı kullanıyorum bugün arabamın rengini koyu mavi tercih etmiştim. Sia beni bazen öyle şaşırtıyordu ki desen bile verebiliyorum ona. David'' Bugün işler fena değildi ne kadar istediğimiz olmasa da kızı bulduk Mariyen'' öyle haklısın ki David mutluluktan havaya uçacaktım. '' Askeriyeye gidelim oradakilere de haber verelim'' büroya geçtikten sonra içimde bir zafer hissiyatı doluyordu her an. '' Geldiğiniz için teşekkür ederim haberi aldığınızı sanıyorum'' herkes başını salladı bu kadarı benim için yeterliydi örgüt bundan sonrasını hallederdi bende kendiminkiyle uğraşacağım. Hava yine kararmaya başlamıştı bugün hızlı geçmişti. Gelir gelmez mutfağa fırladım canım her zamankinden daha açtı sanki çok geçmeden kapı çaldı gelen Adrian olmalıydı. Kapıyı açtım ki karşımda bir kargocu vardı bildiğimiz kargoculara benzemiyordu ama '' Sayın Agreste bu size ait lütfen aldığınıza dair şurayı imzalar mısınız?'' Kargoyu aldım ve imzaladım sonra da kargocu gitti.
İçimde şüphe kol geziyordu kargoyu evin bir yerine sakladım içinde ne vardı merak ediyordum ama şuan odağım yemekte olmalıydı. Kapı zili bir müddet sonra tekrar çaldı bu sefer delikten baktım ve gelen Sarışın Centilmenimdi. '' Hoş geldin Adrian günün nasıldı?'' elleri arkasındaydı bir şey tutuyordu ve aman Allahım bir kovanın içinde mavi gül almıştı bana nasıl tepki vereceğime şaşırır haldeydim.''Bunlar senin için mavişim gözlerin kadar güzel rengini bulamadım ama olsun '' hemen ona kocaman sarıldım ve yanaklarını sıktım '' Hiç gerek yoktu Adrian hadi gel ben de sana güzel bir yemekle teşekkürümü sunuyum '' Adrian çok detaycı bir insandı canlı gülleri bukette sevmezdim kuruyacaklar diye çok üzülürdüm bu yüzden saksı da tercih ederdim hep. Adrian bana sürekli mavi gül alıyor her birini özenle saklıyorum. '' Eee mavişim bugün seni neşeli gördüm bayağı'' ellerini çenesinin altında tutuyordu. '' Evet gerçektende öyleyim işler iyi gidiyor aklıma gelmişken film gecesi yapalım mı bugün?'' yüzündeki ifade evet dedirtiyordu ve başını salladı. Yemeği toparladım ve bir kova patlamış mısır ve söndürdüğüm ışıklar ile birlikte kanepeye geldim.'' Ne izleyelim sarışın centilmenim'' telefonunu alıp bir yerlerde gezinmeye başladı '' Çok tatlı bir shoujo animesi buldum adı Kamisama Kiss bence seversin'' Shoujo animeleri hakikaten beni her daim mutlu eder ve izlemeye bayılırım. İzlemeyi kabul ettim, Nanami adındaki karakter çok tatlıydı aslında anime tatlı temalıydı ama konusu biraz karanlıktı asıl güzel olanda bu ya. İkimizde battaniyeye sarılmış patlamış mısır yiyorduk nasılda sarmıştı anime. Saat 1'e geliyordu ve artık yatmalıydık Adrian yatağa geçmek için kalktı bende tabakları mutfağa götürdüm aklıma sonra o kargo geliverdi Adrian fark etmeden gidip kutuyu açtım bir not ile karşılaştım üstündeki koca amblem tanıdıktı. Sarah West'ten içini açıp okumaya başladım
Sayın Agreste bugün toplantı da bir harikaydınız herkesin kanını nasıl bu kadar dondurabiliyorsunuz kıskanıyorum doğrusu
insanlar suratınıza bakamıyor bile ama onlar zayıf olduğu içindir büyük ihtimal ben sizin önünüzde asla kafamı eğmeyeceğim
ne yaparsanız yapın bizim kararımız karar olacak her zaman arkamda büyük bir devlet var ve savunmaktan vazgeçmeyeceğim bir sonraki toplantıda buluşmak dileğiyle
Bu kadın da bir şeylerin olduğunu biliyordum ama bu kadar çabuk bana fark ettirmesini beklemiyordum mektubu alıp yırttım ve Siadan ateşe atmasını istedim en yakın zamanda onunla işimi görecektim. Adrianın yatakta olmadığını fark ettim balkondaydı ve oturuyordu geldiğimi fark edince buraya gelmemi söyledi. '' Neden yatakta değiliz peki'' çok durgun görünüyordu '' Aya baksana mavişim bulutlar ile beraber nasılda güzeller insanlar hep ay ile yıldızları veya yanındaki yıldızı birlikte görüyor sen ve ben ay ve bulut olalım mı mavişim? '' beklemediğim bir soruydu ve ne kadar güzel bir soruydu '' Olalım Adrian ne kadar da güzel söyledin öyle'' '' Ay tıpkı senin gibi mavişim saçların kadar mavi ve gözlerin kadar güzel görünüyor ben ise yanındaki bulut olayım üşürsen seni ısıtırım suyumu senin için harcarım ve karanlık olduğunda şimşek çakarım gerçi senin buna ihtiyacın yok hem ay olsun hem gerçek hayatta olsun ayaklarının üstünde duran bir kadınsın mavişim böyle olmana bayılıyorum'' Gözlerinin içinde kaybolmuştum artık ay ışığında nasılda yeşil hareleri parlıyordu bir anda başımı tuttu ve alnımı öptü sonra elleri ellerime kaydı nasılda sıcaktı öyle ellerimide öptü o bunları yaparken ben hala rüyada mıyım diye düşünüyordum her şey hayal edemeyeceğim kadar yolunda ve güzeldi . Sarıldım ona bende onun yanaklarını sıkıp sonradan öptüm balkonda biraz daha oturup sonra yatmaya gittik.
Bu sabah geç uyanmıştım Adrian çoktan işe gitmişti gözüm bana dün aldığı mavi güle kaydı. Kalktım ve onu suladım artık daha canlı gibiydi tabi diğerlerini de suladım çiçekler cidden muazzam canlılardı tabi alan kişiyide bu kategoriye koyabiliriz bu haftam boş geçecekti birkaç yetimhane gezim vardı ve çocukları kontrol etmeliydim içlerinde öyle güzel hayaller barındırıyorlar ki kimse onlara bakmasa bile ben onların hayallerin gerçek yapıcak her birine anne olucaktım Adrian ise baba oda bana yardım ediyordu .
1 hafta bitmişti bile toplantı günü gelip çatmıştı. David ile binaya girmiştik bilindik herkes buradaydı tabi Bayan Westte öyle. Baş köşeye geçip konuşmaya başladım'' Öncelikle hepiniz hoş geldiniz buraya 1 hafta önce sunulan Filipinler ile ilgili yardım isteğini geri istemeye geldik hepimiz lütfen bir kez daha düşünün ve oyunuzu verin'' oylama açıldı ve bilindik şeyler tekrarlandı çoğunluk evet diyordu hatta herkes biri hariç, artık reddedenler el kaldıracaktı Sarah Westin elinde kendini haklı çıkarmak için kağıklar bile vardı elini kaldırdı'' Reddediyorum elimd-'' konuşmasını bitirmesine bile izin vermeden
'' Metresler artık oy verebiliyor muymuş Bayan West'' zaman durmuş gibiydi '' Başkanın sevgilisiniz diye burda el kaldıra bileceğinizi zannediyorsunuz'' donup kalmıştı nefes alabildiğinden şüpheliydim.
Sarah West görünüşe göre birileri önüme çıkmaya korkmuş ve sizi fare leşi niyetine önüme getirmiş. Ne yazık ki oyunuz kabul edilemez.'' çok sinirlenmişti bu kez '' Hayır! yalan söylüyor ben başkanın metresi filan değilim yemin ederim ve bu oyu kabul etmek zorundasınız kimse beni dinlemiyor mu?''
Kalabalık fısıldaşmaya başladı ve nihayinde sustular'' Ben Mariyen Agreste Sarah Westin metres olduğuna dair kanıtlarım var ve oyu kabul edilemez'' Westin sinirden gözü dönmüştü elindeki güç fazla elinde kalamamıştı. Görevliler geldi ve onu götürdüler tabi benim görevlilerimdi sonunda onu yakalayabilmiştim. Karar artık verilmişti, yardım yapılacaktı kimse kararlarıma karışamazdı. David ile hızlıca binadan çıktık Sarah ile görüşmem vardı.
Örgütümün en dipteki odalarından birindeydi artık metal sandalyede, bağlı ona bakıyordum saatlerdir konuşmayı reddetmişti beni zorluyordu zorlanmaktan hiç hoşlanmazdım. '' Pekala Sarah gerçekten bu son şansın cevap verecek misin yoksa vermeyecek misin?'' gıkını çıkarmadı'' Sarah neden hiç bu sandalyeye oturtulduğunu merak ettin mi? ben merakını gidereyim farkındasındır kafanı bile oynatamıyorsun kımıldayamıyorsun bile şimdi bu sandalyenin hakkını verme zamanı'' Mutludan iki elektrikli metal çubuk istedim ve Saraha yaklaştım önünde hipnotize edici bir ekran vardı gördüklerine inandırmam gerekecek iki metal çubuğu kafasının içine soktum beyninin içinde gezindirmeye başladım acıdan kıvrınıyordu gözlerini bile kapatamazdı dolaştırdım ve en sonunda gözleri ekrana kilitlendi artık ekrana hipnotizeydi sorularıma rahatça cevap verecek bir müttefikim vardı artık '' Görüyorsun ya Sarah ne diyordun benim hakkımda düşünecek bir aklın bile kalmadı'' Mutlu arkamda endişeli bakıyordu ona gülümsedim ve her şeyin yolunda olduğunu anlattım yoluma artık daha da kolay ulaşabilirdim. Telefonumdan bir bildirim aldım tabi robot kolumdan uzun hikaye sonra anlatırım tabi size anlatmadığım birçok şey var daha hayatım günden güne daha karmaşık oluyor alışın artık.
Başkanlardan biri görüşme talep etmişti üstelik benim için bir jet ayarladığını yazmıştı yine ne istiyorlardı benden bunlar.