İçeriğe geç

Kusursuz Bir Enkaz

Bölüm 5 · 1 dk okuma

Kusursuz Bir Enkaz

Bölüm 5

Tarih Çizelgesi

Dokuz Yıl Önce

O gün, Tarih dersinde bir imparatorluğun çöküşünü işliyorlardı. Demir, kitabın sayfalarına dalmış, elindeki kalemle bir tarih çizelgesini sıkıp duruyordu. Parmak boğumları bembeyazdı.

Aylin Hoca yavaşça Demir’in oturduğu sıraya yaklaştı. Odaya sinen eski kitap kokusu, Demir'in zihnindeki o boğucu ev kokusunu bastırıyordu.

"Tarih, Demir," dedi Aylin Hoca, sesi odadaki sessizliği bir bıçak gibi keserek. "Sadece zaferler ve yenilgiler değildir. Tarih, sessiz kalanların, geri çekilenlerin ve aslında krallığını terk edip gidenlerin hikayesidir."

Demir başını kaldırmadı. "Kitapta öyle yazmıyor," dedi sadece.

Aylin Hoca gülümsedi. Bu şefkatli ama aynı zamanda her şeyi gören bir gülümsemeydi. "Kitaplar resmiyeti yazar. Ama bir kral, tacını yere bırakıp sarayını terk ederse, o tahtın sahibi kraliçe olur. Ve kraliçe, eğer o tacın ağırlığını taşıyamıyorsa, sarayı hem kendine hem de çevresindekilere zindana çevirir."

Demir’in kalemi elinde durdu.

"Biliyor musun?" diye devam etti, sesi daha da yumuşayarak. "Bazı evler, dışarıdan bakıldığında kusursuz bir vitrin gibidir. Ama içinde yaşayanlar, birbirine görünmez zincirlerle bağlı mahkumlardır. Ve bu mahkumlar, o zincirleri kırmayı başaramazlarsa, sonunda sadece birbirlerini yaralarlar."

Demir, hocasının gözlerine baktı. O an, Aylin Hoca’nın hiçbir şey bilmediğini sanmanın ne kadar büyük bir saflık olduğunu anladı. O, her şeyi biliyordu. Demir'in neden eve gitmek istemediğini, neden her gün dersin bitiminde bile saatlerce orada oturduğunu...

"Neden?" diye sordu Demir. "Neden anlatıyorsunuz bunları?"

Aylin Hoca, başını hafif yana doğru eğdi ve gülümsedi. "Çünkü ben de 'kendi hikayesinin kurbanı olmamayı' öğrendim."

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.