Okul...
Ders...
Tekrar ders...
Uyku...
Hayatım bundan ibaret.Bunu ben mi istiyorum? Asla!
Hayatıma hoş geldiniz tabi buna hayat denirse ben şahsen demek istemiyorum da.Saat sabahın beşi sen ne yapıyorsun derseniz zorlandığım hayatımda ders çalışmaya başlıyorum.
Yeni bir sıkıcı gün daha...
12. sınıfa gidiyorum ve sınava hazırlanıyorum her ne kadar gün içinde kendimi öldürmeyi düşünsemde katlanıyorum. Neden katlanıyorum bilmiyorum sorgulamayı bıraktım artik. Çünkü bu evde sorgulanması gereken o kadar çok şey var ki anlatamam anlatırsam ömrümün yeteceğini sanmıyorum şahsen.
Artık her şey çok yorucu gelmeye başladı. Yaklaşık bir saatdir önümdeki testle bakışıyorum. Daha okul yılının başındayız ama bitik hissediyorum. Donuk bakışlarla testi izlerken açılan kapım ile irkildim.
Bu babam. Bana bu hayatı yaşatan kişi. Ondan nefret ediyorum ama katlanıyorum işte. İşe gitmeden beni kontrol etmeye geldi her zamanki gibi. Yani anlamıyorum neden bu kadar sert davranıyor sanki kızı değilmişim gibi. Gerçi ben onun kızı olmak istemiyorum kesinlikle.
Bir süre bana baktı ve hiçbir şey söylemedi. Sonra kapıyı kapatıp gitti. Sanada görüşürüz baba! Hiçbir zaman onunla baba-kız ilişkimiz olmadı bu saatten sonra da olacağını hiç sanmıyorum şahsen. Sanırım artık çalışmaya başlamalıyım.
Test...
Test...
Test..
Bıktım soru görmekten. Saate baktığımda yediyi iki geçiyordu. Okul için hazırlanma vakti gelmişti. Okul formamı giydim. Altımda siyah kot pantolon, üstümde kırmızı üstünde okulumun adı yazan tişörtü giydim. Siyah kısa saçlarımı taradım ve toplamadım çünkü saçım çenem hizasında ve böyle seviyorum.
Telefonumu ve siyah kablolu kulaklığımı aldım. Çantamı sırtıma takıp odamdan çıktım. Merdivenlerden inip çıkış kapısına gittim. Beni okula götüren adam beni bekliyordu. Evet maalesef okulumun yakın olmasına rağmen beni birisi bırakıyor çünkü okula gittiğimden emin olmak istiyorlar.
Kapıyı açıp beyaz arabaya yürümeye başladım. Adam arkamdan geliyordu. Arabanın kilidini açtı ve arka koltuğa oturdum. Okula doğru ilerlerken şoförüm -yani adam dediğim kişi - bana zarf uzattı. Zarfı alıp direkt olarak çantama attım zaten içinde para olduğunu biliyordum.
İnsanlar para mutluluk getirir der bence doğru ama böyle bir ortamda mutlu olmam mümkün değil. Yol boyu şarkı dinledim. Zaten hep şarkı dinliyorum çünkü müzik benim hayatım. Ama hayatımı yaşatmıyorlar sağolsunlar. Araba durunca hiçbir şey demeden indim. Okula doğru yürümeye başladım.
Okul merdivenlerini çıkıp kapının önünde durdum. Arkamı döndüm ve benim okula girmem için bekleyen şoförü izledim. Sonra topuğumun üzerinden arkama tekrar dönüp yavaş adımlarla okulun içine girdim. Arkadaşım yoktu tabi.İster miydim? Tabiki isterdim ama babanız size arkadaşınızın olmasını yasaklarsa başka çareniz yoktu.
Neymiş arkadaşlarım beni dersten uzaklaştırırmış. Ya ben kendimi kontrol edebiliyorum neden arkadaşa kötü anlamdan bakıyorsunuz ki? Yanımda yandaşlık yapan birinin olmasını çok isterdim ama maalesef. Baba neden bana değer vermiyorsun?
İkinci kattaki sınıfım için tekrar merdivenlere yöneldim. Günüm merdiven çıkarak geçiyor arkadaş! Merdivenleri bitirip sınıfımın önünde durdum.
12/A umarım seninle işim çabuk biter
sınıfa girip pencere kenarı üçüncü sıranın soluna geçtim -yani pencerenin tam yanına - Pencere kenarının ilk sırasının önünde öğretmen masası duruyor.
İlk ders kimya. Biraz oturup sınıfı izledikten sonra öğretmen içeri girdi. Direkt olarak dersi işlemeye başladı.
...
Son derste sonunda bitti.
Şimdi eve dönüp cehenneme devam etme vakti
Ben Tutku. Benimle devam edecek misiniz?