Ormana gitmek için hazırlanmıştık aynı zamanda gideceğimiz yerleri de hologkon’dan işaretlemiştik ve yola koyulmaya hazırdık “Ne kadar süre sonra ormana varacağız Umay?” Dedi Burak “Biraz sabret Burak abi az kaldı” “Ne kadar az kaldı?” “Çok az kaldı hem görmüyor musun iki adım ötendeki kocaman ormanı?” Ve Burak’ın mükemmel mantıklı sorularının ardından,sonunda ormanın içine girmiştik elması ilk arayacağımız yer bir gölün kıyısıydı bunun hiçbir nedeni yoktu fakat oradan başlamaya karar vermiştik,göle vardığımızda renklerin karmaşası içinde resmen ağızım açık kalmıştı göl bizim göllerimiz gibi berrak değildi aksine neon pembe,lila,mavi,neon sarı,turkuaz ve neon turuncudan oluşan içinde sime benzer parıltılar bulunan olağanüstü bir göldü bu,tabiiki de Umaylar şaşırmamıştı fakat Poyraz,Burak,ben adeta büyülenmiştik “Bu göl ne kadar da güzel” dedim sadece göl değil çevresinde lila ve mavinin karışımından oluşan muhteşem kokan çiçekler,turuncu,kırmızı ve pembeden oluşan kuşlar bu kuşların sesi,gölün kenarındaki mor renkli otlar,beyaz parıltılı çimlerle adeta bir renk skalasından oluşmuştu,Burak “İşte şimdi masalın tam ortasındayız” Poyraz “Bu göle girmek için zamanımız kalır mı dersiniz?”dedi,Yağmur ise “Önce şu elması arayalım sonra çok isterseniz belki girersiniz,hadi aramaya devam edelim” dedi, Yağmur bize katıldığından beri bir şekilde bizim enerjimizi düşürmeyi başarıyordu özellikle de Umay’ın üstüne çok gidiyordu fakat bir şey söylemiyor alttan alıyorduk,ama bazen bu durum bizi zorluyordu.Aramaya devam ederken gölün etrafında elması bulamadığımızdan dolayı ormanın içinde işaretlediğimiz başka bir bölgeye gitmeye karar vermiştik,Poyraz“ Bence elmas burada değil aslında ışınlanarak Londra’ya gidemiz miyiz?” Umay “Aslında bu fikir Sonya Diyarında olmasak uygulanabilecek en iyi fikirdi fakat ışınlanmak için başka bir adaya veya diyara gitmeliyiz ve bu bizim baya zamanımızı götürecektir” Yağmur “Konuştu yine grubumuzun bilgesi” dedi aşalayıcı bir ses ile fakat kimse umursamadı ve Yiğit öne atıldı “Aynı zamanda gitsek bile elması almak,elmas kaçakçılığı veya değerli taş kaçakçılığına girer o yüzden en iyi seçenek burada aramak” haklıydı her şeyi yapmıştık en başında sihirli bir diyardaydık birde üstüne kaçakçılık mı? Şaka olmalıydı veya bir kabus “Bunca şeyin üstüne birde hırsızlık mı yapacağız?” Dedim bıkkınlıkla,Burak “Tabii ki de öyle bir şey yapmayacağız hadi elması aramaya devam edelim Poyraz “Zaten yapacak başka bir şey yok” dedi ve bıkkınlıkla ağacın dalından kopardığı yaprak ile oynamaya başladı ve biz o elması aramaya devam ettik.
Bölüm 7
7. BÖLÜM ELMASIN PEŞİNDE
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.