İçeriğe geç

KURT VE KÜL:LİDERLERİN DEVRİ

Bölüm 5 · 2 dk okuma

KURT VE KÜL:LİDERLERİN DEVRİ

Bölüm 5

İhanet

Leyla'nın infazı, sadece içerdeki bir hainin cezalandırılması değil; Muhalif cepheye gönderilen doğrudan bir siyasi muhtıra olacak.

​Gün batımında Toprak Bölgesi'nin ana meydanı, taş duvarlara vuran meşale ışıklarıyla kızıla bürünmüştü. Kalabalık fısıltılarla çalkalanıyordu. Ağır adımlarla platforma çıktığımda, yanımda Enya ve Poyraz belirdi. Çağan ise hemen arkamızda, gölgelerin içinde tek bir kelime etmeden duruyordu. Öz annesinin idam sehpasındaki dik duruşunu izlemek zorunda kalması, yüzündeki her mimikten okunan ağır bir işkenceydi.

​Meydandaki ahşap platformun üzerinde Leyla, elleri arkasından bağlı bir şekilde duruyordu. Ilık akşam rüzgarı üzerindeki sade elbiseyi savururken, gözlerinde korkudan ziyade Muhaliflerin o sarsılmaz, kibirli inancı vardı.

​Mikrofonun başına geçtim. Sesim, hoparlörlerden meydanın en uç köşelerine kadar yankılandı:

​"Bu topraklarda yaşayan herkes bilir; kurduğumuz bu düzen, masumları korumak ve halkımıza huzur sağlamak içindir. Muhaliflerin sınırlarımıza sızdırdığı casusluk ağları, bizi içeriden çökertmeyi hedefliyor. Öz evladının makamına dinleme cihazı yerleştirecek kadar gözü dönmüş bu zihniyete taviz verilmeyecektir! Kim ki bu düzene, bu halkın geleceğine ihanet eder; arkasındaki güç kim olursa olsun cezası tektir."

​Sözlerimi bitirip ipin bağlandığı mekanizmanın yanına yürüdüm. Leyla başını hafifçe kaldırıp arkamdaki Çağan’a baktı. Dudakları kıpırdadı ama sesi duyulmadı. Bakışlarındaki tek mesaj şuydu: Savaş daha yeni başlıyor.

​Mekanizmanın kolunu indirdim. Taş zeminde yankılanan metalik kapak sesiyle birlikte meydana derin, ürpertici bir sessizlik çöktü. İnfaz gerçekleşmişti.

​Halk yavaşça ve sessizce dağılmaya başlarken Enya yanıma yaklaştı. Yüzündeki sert ifade bir milim bile yumuşamamıştı.

​"Muhaliflere net bir mesaj verdik," dedi, elini belindeki tabancasının kabzasında gezdirerek. "Ancak bu kadarla kalmayacaklar Maren. Leyla’nın ölümünü dışarıda 'Dörtlü Konsey’in acımasızlığı' olarak kullanacaklar."

​Poyraz elindeki dijital veri tabletinden başını kaldırmadan söze girdi:

"Haklı. Telsiz frekanslarında hareketlilik başladı bile. Muhaliflerin lideri —Çağan’ın babası— bu infazı bahane ederek sınır hatlarımızdaki propaganda yayınlarını iki katına çıkardı. Halkın içinde huzursuzluk yaratmaya çalışıyorlar."

​Arkamı dönüp hala idam sehpasının gölgesinde duran Çağan’a doğru yürüdüm. Rainy, Çağan'ın yanına gidip başını dizine sürttü; sanki onun içindeki o muazzam yıkımı hissetmiş gibiydi.

​"Çağan," dedim sakin ama kararlı bir tonla. "Kişisel acını yaşamana izin vermek isterdim. Ama Muhalifler bu anı bekliyordu. Tarım ve Üretim Sektörü'nde güvenlik önlemlerini artırman gerek. Babanın ajanları halkı sana ve konseye karşı kışkırtmaya çalışacak."

​Çağan başını yavaşça kaldırdı. Gözleri kan çanağına dönmüştü ama bakışlarındaki kırgınlık yerini karanlık bir öfkeye bırakmıştı.

​"Babam..." dedi, sesi pürüzlü ve kısıktı. "Annemi bir piyon gibi öne sürdü. Onu ölüme göndereceğini bile bile bu plana dahil etti. Artık benim bir ailem yok Maren. Muhalifler bu şehri ele geçirmek istiyorsa, önce benim cesedimin üstünden geçmek zorundalar."

​Enya memnun bir kafayla onayladı. Poyraz ise tabletindeki ekranı bize doğru çevirdi:

​"O zaman hemen harekete geçmeliyiz. Muhaliflerin ana karargahından sınırlarımıza doğru şifreli bir veri akışı tespit ettim...

Bölüm sonu

7 yorum