Gece: Bu gün nereye gidiyoruz.
Uzay: Süpriz bebeğim.
Çantamı hazırlayıp aşağı kata indim.
Gece: Ben hazırım.
Uzay: Tamam canım hadi yola çıkalım Deniz ve Öykü önden gittiler zaten
Gece: nereye gidiyoruz söyle artık çok merak ettim.
Uzay: Tamam tamam söylüyorum madem bu kadar merak ettin buralardan biraz uzaklaşmak iyi olur diye saklı vadiye gitmeye karar verdik bi kaç gün orda bi otelde konaklayacağız tatil gibi düşün biraz buralardan uzaklaşmak iyi gelecek hepimize
Gece: Harika bir fikir bekle bi saniye fotoğraf makinamı da alayım.
Uzay: Ben seni arabada bekliyorum.
Gece: Tamam canım
Fotoğraf makinesini alıp aşağıya indim arabaya binip kemerimi Uzay söylemeden taktım yol boyunca sevdiğimiz müzikleri dinledik sonra otele varmaya yakın etrafın yemyeşil güzel manzarası dikkatimi çekti yol boyunca çam ağaçları ve meşe ağaçları vardı.
Gece: Uzay burası çok güzel
Uzay: Beğenmene sevindim. İşte geldik.
Otele girip kaydımızı yaptırdık Öykü ve ben aynı odada Uzay ve Deniz bi odada kalacaklar. Eşyalarımızı yerleştirip odadan çıktık Uzay ve Denizi bekliyorduk onlar da üzerini değiştirip yanımıza geldiler ve yemek için restoran bölümüne geçtik şelalenin kenarında bi yere oturduk garson gelip siparişleri aldı. Hepimiz köfte patates ve kola içmeye karar vermiştik. Yemek yedikten sonrada biraz ormanda yürüyüşe çıktık biraz dolaşıp otele geri döndük hava kararmak üzereydi camın önüne oturup kitabımı elime aldım uzun zamandır okumuyordum Öykü çoktan uyumuştu zaten kitabı okumaya öyle dalmışım ki saatin nasıl geçtiğini anlamadım. Bi anda dışardan patlama sesi gibi bir ses duydum ve hemen camdan baktım insanlar sağa sola kaçıyordu. Öyküyü uyandırdım anons edildi otelde yangın çıkmış oteli boşaltmak için bütün herkes dışarıya çıkmaya çalışıyordu. Koridorlar duman dolmuştu otel ahşap olduğundan her taraf yanıyordu. O panikle Denizi gördüm Öykü ve Deniz yan yana giderken bi çocuğun ağlamasını duyunca onlara gitmelerini söyledim çocuğu alırken çok korktuğunu belirten şeyler söylüyordu. Annesi ve babasını kaybettmişti tedirgindi fazla vaktimiz yoktu. Bileğimdeki bandanayı çocuğun ağzını ve burnunu kapatacak şekilde sardım. Dışarıya çıkmaya yakın merdivenlerde dumandan etkilenip düştüm. Çocuğa gitmesini söyledim merdivenlerden indi. Sonra üzerime yanan bi kaç parça bi şeyler düştü. Sonra birinin beni kaldırdığını hissettim ama tepki veremedim nefes almakta güçlük çekiyordum. Ambulansta gözlerimi açtım tam o an derin bi nefes alarak kendime geldim.
Bir anda sıçrayarak uyandım. Çok kötü bi rüya gördüm Uzay panik içinde yanıma geldi.
Uzay: Gece iyimisin çok terlemişsin ne oldu anlat bana
Gece: U-uzay dedi. Sadece ağlamaya devam etti. Senin burda ne işin var. Dedi kekelemeye devam ederek
Uzay: Ben burdayım merak etme iyi olacaksın sadece bir rüyaydı geçti bak evdeyiz korkma yine camını açık unutmuşsun güzelim bende seni merak ettim bakmaya geldim napim çok güzel uyuyorsun
Gece: çok korktum ama gerçek sandım çok kötü bir rüyaydı Uzay
Uzay: anladım sakin ol gel buraya geçti tamam mı ben hep senin yanındayım sen istemesen bile beni kovsan bile. Dedi Gecenin alnına bir buse kondurarak.
Uzay sarılınca daha iyi hissettim ama gördüğüm rüya değildi sanki geleceğin bi haberi gibi bir şeydi.
Uzay: Gel biraz dışarı çıkıp hava alalım.
Gece: Tamam
Uzay: Daha iyi misin?
Gece: İyiyim merak etme biraz yürüyüş yapalım mı?
Uzay: Olur iyi hissedeceksen yapalım.
Biraz dolaştıktan sonra eve yaklaştığımızda...
Gece: Fotoğraf çekelim mi buradaki manzarayı seviyorum çok güzel
Uzay: olur çekelim bebeğim. Ama sonra seni eve bırakalım gizli çıktık abin öğrenirse sana kızar.
Gece: Evet canım kızar bacaklarımı kırar seni pek sevmiyor da.
Uzay: Yavaş kırsın ne yapıyorsa bana yapsın sana dokunamaz.
Gece: Poz ver deyip gülümsedim. Fotoğrafa bakarken Uzay bi anda kurt haline dönüştü. Öyle olunca irkildim ve telefon elimden düştü. Uzay Etrafımda dolaştı.
Gece: Uzay korkuyorum ne oluyor.
Uzay insan haline dönüşüp
Uzay: Korkma Çiçeğim bi ses duydum da ondan seni korumak istedim korkutmak değil.
Gece: Tamam Çok korkmadım. Zaten birazcık korktum
Uzay: Ondan bacakların tir tir titriyordu.
Gece: Yaaaa hayır titremiyordu.
Uzay: Görmesem inanacağım bu dediğine kendin inandın mı bebeğim al telefonunu allahtan kırılmamış çimenliğe düşmüş.
Gece: Yaaaa Uzay yaaaa.
Böyle konuşa konuşa eve geldik. Gizlice camdan içeriye girdik.
Uzay: Yarın okulun ilk günü. Güzel güzel uykunu al dinlen Gecem seviyorum seni dikkatli ol.
Gece: Tamam Uzay dikkatli olurum. Gel gitmeden sana sarılıcam.
Uzay: Tamam gel buraya sıkı sıkı sarıl.
Gece: Geldim. Dedi küçük bi çocuk gibi olmaya çalışarak
Uzay: Güzelim biraz daha sıkı sarılırsan kemiklerim kırılabilir.
Gece: Yaaaa abartma hemen
Yavuz: Gece müsait misin?
Değip kapıyı çaldı.
Gece: Uzay abim geldi. Çabuk saklan!!
Uzay: Gittim bile... Seni seviyorum
Gece yatağına uzanır ve kitabını eline alır.
Yavuz odaya girer
Yavuz: Baş belası sana sesleniyorum duymuyor musun?
Gece: Kitap okuyordum dalmışım abi dedi gülümseyerek
Yavuz: Aferin iyi güzel oku da bu cam niye açık kızım hasta olacaksın neyse der ve kapatmaya gider o sırada konuşmaya devam eder. Öykü ve ben senin sevdiğin kurabiyelerden yaptık gel aşağıya inelim hadi.
Gece: Tamam abicik geldim.
Yavuz: Kitabın adı ne
Gece: Lacivert Gözlü Kurt. Öykü sen bana kurabiye mi yaptın?
Öykü: biraz mutsuz bi şekilde evet abla gel tadına bak güzel olmuş mu?
Gece: Geldim.
Kurabiyelerden birini ağzına atar ve ağzı doluyken konuşur.
Gece: Bonlar çok gözel... Harika olmuş Öykücüm seninle biraz konuşalım mı. Hem yarın ne giyeceğimizi seçeriz
Öykü: Olur ablam. Önce bana kıyafet seçelim ama tamam mı?
Gece: Tamam fıstık önce sana kıyafet seçelim. Gel bakalım dolabında neler var.
Öykü: Abla hangi renkler bana daha çok yakışıyor hangisi beni güzel gösteriyor.
Gece: Kız kime süsleniyorsun sen bakim der imalı bi şekilde
Öykü: Kimseye der morali biraz bozuk bi şekilde
Gece: Neden moralin bozuk onu anlat önce sen dökül bakalım çabuk
Öykü: Yok abla moralim bozuk değil yorgunum biraz bunca olan olaylardan sonra aklıma bizimkiler geldi.
Gece: Tamam üzülme onlar seni üzgün görünce üzülüyorlar biliyorsun değil mi Öykücüm.
Öykü: Biliyorum abla. Hadi kıyafet seçelim
Gece: bu mor tişörtü giy bide kot şortunu şu kolyeyi de tak nasıl olur beyaz ayakkabılarınada mor olan bağcıklarını bağlarsın güzel olur.
Öykü: Aynen abla çok güzel olur. Sen çok güzel kombinler yapıyorsun yardım ettiğin için teşekkür ederim iyiki varsın abla
Gece: Sende iyiki varsın bebeğim diyerek birbirlerine sarıldılar. Öykü: Abla gel sana da kıyafet seçelim.
Gece: Olur seçelim. Gecenin odasına giderler ve dolaptaki kıyafetleri Öykü Gecenin üzerine tutar.
Öykü: Siyah kısa kollu üzerinde sarı harflerle relax yazan tişörtü seçer bu nasıl Gece abla
Gece: Bak onun altına da siyah pantolonumu giyerim siyah bağcıklı ayakkabımın bağcıklarını sarı olarak değiştiririm nasıl olur.
Öykü: Güzel olur bu bilekliğini ve kolyeni de takarsan mükemmel olursun abla makyaj yapacak mısın?
Gece: Sadece rimel süreceğim. Sen makyaj yapacak mısın?
Öykü: Bende hafif ruj süreceğim bide rimel sadece
Gece: Tamam Öykücüm ben duş alıp yatacağım. Sende uyu dinlen uykunu al tamam mı?
Öykü: Tamam Ablam iyi geceler tatlı Uzaylı rüyalar sana
Gece: Öyküüüü şımarma deyip birbirlerine bakıp gülüştüler. İyi geceler Öykü.