Dolunay: Uzayım iyi misin? canım gel içeri.
Uzay: Sen yaptın! Bunu bana sen yaptın!
Dolunay: Ne dediğini anlamıyorum ben sana bi şey yapmadım.
Uzay: Senin yüzünden oldu. Ben senin yüzünden onu kaybettim. Bana başka bi insana bakar gibi bakıyor nefret ediyor benden.
Dolunay: O nefret ediyor olabilir ama ben seni seviyorum Uzay evet geçmişte sorunlar yaşadık ama çok güzel anılarımızın olduğunu da unutma evet bu sorunlar benim hatam kabul ediyorum. Ve çok pişmanım...
Gece: Şu kıza sinir oluyorum.
Dolunay konuşurken Gece Uzayın arkasında duruyordu. Dolunay Geceyi görünce Uzayın bi şey demesine izin vermedi. Uzayı öptü.
Uzay: Geçmiş geçmişte kaldı. Ben seni sevm... Bi daha sakın bunu yapma anladın mı ben seni sevmiyorum ben Geceyi seviyorum bunu anla hayatımdan çık git!
Gece bu görüntüye daha fazla dayanamadığı için ormanda koşmaya başladı. Gözyaşlarını silerek olan gücüyle koşmaya devam etti. Sonra başının döndüğünü hissetti. Yanında duran meşe ağacına tutundu. Ve yavaşça düştü. Gözleri her şeyi bulanık görüyordu. Tek duyduğu ses tanımlayamadığı birinin ona iyi misin? Demesiydi.
Dört saat sonra
Uzay: Deniz hala Geceden bi haber yok ya ben onu arkamda görmedim. Ya izin vermezdim gelmesine nerde bu kız ya lütfen bulalım onu
Yavuz: Bunların hepsi senin yüzünden kardeşimin peşini bırak seni öldürürüm yoksa
Uzay: Ben bi onu bulayım da sonra ister öldür ister as istersen kes doğra yeter ki ona bi şey olmasın
Öykü: Dağılalım ormanda arayalım onu olmaz mı?
Deniz: İyi fikir başka çaremiz yok zaten
Uzay: Tamam ben kuzey yönünde doğru gideceğim.... Bir dakika bir dakika Kuzey ya ona bir şey yaptıysa ben onun evine gideceğim
Yavuz: Tek gitme bende geliyorum seninle Deniz Öykü sana emanet
Deniz: Tamam biz de ormanda gidebileceği yerlere bakalım.
Uzay: Tamam
Yavuz: Nerde bu Kuzey dediğin kişinin evi ne istiyor sizden?
Uzay: Evi buraya yakın bizden değil benden istiyor. Benden nefret ediyor ve sırf bu yüzden Geceye bi şey yapmış olabilir... Deyip her şeyi baştan sona anlattı.
Yavuz: Tamam anladım. Burası mı?
Uzay: Evet burası
Yavuz: Geceeeee, Geeeceee
Bağırarak kapıya vurur.
Kuzey kapıyı açar açmaz Uzay Kuzeyin yakasına yapışır.
Uzay: Gece nerde ona ne yaptın!
Kuzey: Ben onu görmedim nerde olduğunu da bilmiyorum. Sevgiline sahip çıksaydın!
Yavuz: Kes sesini! Geceeeeee abicim nerdesin!
Kuzey: Burada yok diyorum evime izinsiz giremezsiniz!
Uzay: Merak etme yemedik evini gidiyoruz işte
Yavuz: Nerde olabilir. Offff nereye kayboldun baş belası
Gözlerimi açtığımda bi yataktaydım yanımda yaşlı bi teyze oturuyordu.
Gece: Sen kimsin teyze burası neresi neredeyim ben bırakın beni
Yaşlı teyze: Korkma kızım benim eşim Avcı hayvan avlarken bayıltıcı iğneyi yanlışlıkla sana atmış. Yaklaşık bir gündür burdasın uyuyordun. Çok şükür ki iğnenin etkisi geçmiş seni bulduğunda ağlıyormuşsun
Gece: Pek bi şey hatırlamıyorum. Benim gitmem gerek
Yaşlı teyze: Uzay diye sayıkladın bütün gece kim bu Uzay yoksa sevdiğin kişi mi. Neyse yemek ye öyle gidersin eşim seni bırakır. Hah Süleyman bey de geldi işte
Gece: Zahmet etme teyze ben giderim hem bizimkiler beni merak etmiştir.
Avcı: Olmaz öyle şey bi şeyler ye ben seni götürürüm evine kadar kızım
Gece: Teşekkür ederim zahmet verdim size
Yaşlı teyze: ne zaman istersen buraya gelebilirsin kızım burda bizden başka kimse oturmaz
Gece: Her şey için teşekkür ederim gitsem iyi olacak
Gece Süleyman amcaya Uzayın evini tarif eder.
Gece: Burdan gideceğiz Süleyman amca
Süleyman: Tamam kızım bu arada dikkatli ol bi iki gün iğnenin verdiği etkiyle bayılabilirsin çünkü kanına çok yüksek dozda karıştı.
Gece: Peki Süleyman amca dikkat ederim. İşte geldik burası istersen sende gel
Süleyman: Ben gelmesem daha iyi olacak sen en iyisi git ben evime döneyim numaramı bu kağıda yazdım bi derdin sıkıntın olursa ara
Gece: Tamam Amca mutlaka arayacağım
Kağıdı cebine koyup kapıya doğru yaklaştı başı dönmeye başlamıştı. Kapıyı çaldığı gibi açıldı.
Uzay: Gecem nerdeydin seni çok merak ettim.
Gece: Uu-zay
Gece düşecekken Uzay ve Yavuz onu tutar. Uzay koltuğa uzandırır. Yavuz sinir olur.
Yavuz: Bunlar hep senin yüzünden oluyor şu kızın haline bak ne halde
Uzay: Deniz git arabayı getir. Onu hastahaneye götürmemiz lazım. Hadi çabuk ol!
Deniz: Tamam abi sakin ol o iyi ona bi şey olmayacak.
Yavuz: Arabayı ben kullanacağım.
Uzay: Tamam.
Arabaya binerler ve Uzay Geceyi kucağına alarak arka koltuğa uzatır. Gecenin başını dizlerinin üzerine koyar ve saçlarını okşar merak etme Gecem her şey düzelecek iyi olacaksın der.
Gece: Uu-zay diye sayıklar Gecenin sayıkladığını duyan Yavuz sinir olur ve arabayı daha hızlı bir şekilde kullanır.
Deniz: Abi bu yoldan git burası kestirme.
Yavuz: Tamam ne kadar kaldı.
Deniz: hemen şu ilerisi işte geldik.
Uzay hemen Geceyi kucağına alır. Ve hastahaneden içeri girer. Sedeyle acil müdahale odasına alırlar. Aradan kısa bir süre geçer ve içeriden doktor çıkar.
Uzay: Mert abi Gece nasıl iyimi onu görmek istiyorum.
Mert: merak etme Uzay bi şeyi yok yüksek miktarda sakinleştirici almış ama şimdi durumu iyi odaya aldık.
Uzay: Ne sakinleştiricisi
Mert: Genelde hayvan avlayanlar bu kadar yüksek doz kullanırlar. Ama merak etme onu görebilirsin. 425 numaralı odada uyuyor.
Merdivenleri hızla çıkarken Yavuz sinirle Uzaya bağırdı.
Yavuz: Bu onu son görüşün olacak! senin yüzünden kardeşim ölecekti.
Bir daha sakın onun yanına yaklaşma anladın mı?
Uzay: Yeter ki o iyi olsun da ben başka bir şey istemiyorum.
Odaya girerler ve Gecenin yanında bir hemşire serumu değiştiriyordur. Uzay yanına gidip elini tutar. Ve tutuğu gibi Gece elini çeker.
Uzay: Gecem iyimisin?
Gece Uzayla konuşmaz. Sadece eve gitmek istediğini söyler. Uzay Gecenin bu yaptığı karşısında çok üzülür ve onun alnından öpüp kapının önüne çıkar yanına Deniz gelir.
Deniz: Abi bak sana sinirli ondan böyle yapıyor. En azından ona kötü bi şey olmadı.
Uzay: Haklısın kardeşim
Mert: Uzay iyimisin?
Uzay: İyiyim merak etme abi sadece biraz başım ağrıyor da bi kaç gündür uyumuyorum.
Mert: Anladım. Ben Geceye bakayım nasıl oldu durumu
Mert: kontrolleri yaptım bi sıkıntı yok yarın eve götürebilirsiniz dinlensin hemen ayaklanmasın tekrardan bayılma nöbetleri geçirebilir. Bu gün burda gözetim altında tutalım bi sıkıntı çıkmazsa yarın taburcu ederiz.
Yavuz: Tamam teşekkür ederiz doktor bey.