Neva Hanım için normal günlerden biriydi oğlunu uyumuştu huzurlu bir şekilde televizyon izliyordu. Yardımcısı Sedef Hanım içeriye girdi Neva Hanım'a döndü:
"Neva Hanım Yaman Bey bahçede sizi arıyor."
"Allah Allah, saat daha çok erken ne işi var ki burada."
"Bilmiyorum Neva Hanım ama çok sinirli görünüyordu."
"O zaman ben yanına gidip bakayım."
Neva Hanım tam bahçeye çıkacakken. Yaman Bey kapıyı sert bir şekilde iterek eve girdi koşar adımlar ile etrafta dolanıyordu. Gözlerinden alevler fışkırıyordu. Bağırmaya başladı:
"Neva, Neva! Neredesin, Neva!"
Neva Hanım korkmuş, endişeli ve kızgın bir tavırla Yaman Bey'in yanına geldi:
"Yaman ne yapıyorsun Allah aşkına? Göktuğ yeni uyudu, uyandıracaksın."
Yaman Bey Neva Hanım'ın söylediklerini umursamadan arkasını dönerek yeniden bağırmaya başladı.
"Cemal! Cemal çabuk buraya gel."
Neva Hanım daha hiddetlendi:
"Yaman bağırma diyorum anlamıyor musun?"
"Şu an seninle uğraşamayacağım."
Cemal hızlı adımlar ile içeriye girdi:
"Buyrun Yaman Bey."
"Acilen arabayı hazırla."
"Kimin için Yaman Bey."
"Göktuğ ve Neva için, kısa süreliğine İstanbul'dan ayrılacaklar."
"Yaman nereye gidiyoruz?"
"Yurt dışına Neva, sebebini sorma çünkü açıklayacak durumda değilim."
"Yani Göktuğ'u alıp hiçbir şey demeden yurt dışına gitmemi mi bekliyorsun?"
"Evet Neva, aynen onu bekliyorum."
"Kusura bakma Yaman, çünkü bana her şeyi detaylıca anlatmadan yurt dışına falan gitmiyorum."
"Neva anlatamıyorum galiba acil durum diyorum, gereksiz muhabbetler ile lafı uzatmak yerine git de Sedef'e bavul hazırlamak için yardımcı ol."
Neva Hanım göz devirdi ve yukarı kata çıkmak için yöneldi. Neva Hanım merdivenlerden çıkarken aşağıya 6 yaşındaki oğlu Göktuğ indi. Soran gözler ile annesine döndü:
"Anne ne oluyor, babam neden sinirli."
Neva Hanım Göktuğ ile aynı hizaya gelecek şekilde eğildi:
"Yok bir şey oğlum, baban önemsiz bir şeye sinirlenmiş. Bak sana ne diyeceğim, sen yeni yerler görmeyi çok seviyorsun ya."
Göktuğ gülümsedi:
"Evet anne, yoksa seni bir yer mi göreceğiz?"
Neva Hanım da gülümsedi:
"Aynen öyle oğlum, hadi o zaman çıkıp bavulumuzu hazırlayalım. Tamam mı?"
Göktuğ ellerini havaya kaldırıp yüksek ses ile:
"Tamam! Anne ne kadar kalacağız peki?"
Neva Hanım'ın yüz ifadesi değişti:
"Net ben de bilmiyorum ama biraz uzun bir süre, hadi gidelim."dedi ve Göktuğ'un elinden tutup yukarıya çıkardı.
Cemal hızlı bir şekilde ortadan kaybolmuştu. Bunu fark eden Yaman Bey etrafa bakınmaya başladı. Birkaç dakika içerisinde geri geldi ve üzgün bir yüz ifadesi ile Yaman Bey'e döndü:
" Yaman Bey kötü bir haberim var."
Yaman Bey korkmuştu anlamaz ve korkmuş bir ifade ile Cemal'e döndü:
"Ne var Cemal."
"Hakan Bey ile Gözde Hanım..."
Yaman Bey sinirlenmeye başlanmıştı.
"Cemal lafı dolandırma, söyle ne oldu onlara."
"1 saat önce hayatlarına son verilmiş."
Yaman Bey'in gözlerinde birçok duygu aynı anda görülüyordu. Korku, endişe, üzüntü, kızgınlık... Ama yapması gereken başka bir şey vardı, ailesini korumak zorundaydı, bu sebeple ani bir karar ile Cemal'e döndü:
"Cemal bir bilet daha al, bende onlar ile gidiyorum."
Yukarı çıkan Neva Hanım ise her şeyi duymuş, yeniden merdivenlere yönelmişti. Dolu gözler ile eşine bakıyordu. Aşağıya tekrardan indi, Yaman Bey'in yanına gitti.
"Korkuyorum Yaman."
"Korkmalısın Neva, korkmalıyız, hatta sadece biz değil şirket ile bağlantısı olan herkes korkmalı."
"Peki ne yapacağız ?"
"Yok edeceğiz Neva, ailemizi ve Köksal Holding'i yok edeceğiz Neva."
Neva Hanım Göktuğ'a döndü,
Göktuğ Köksal'sa
kaderinin bu olay ile derinden bağlandığının henüz farkında değildi.