İçeriğe geç

Kurpir

Bölüm 7 · 3 dk okuma

Kurpir

Bölüm 7

Dolunayda önce

Depoda garip bir sessizlik vardı.

Lenora hâlâ ayaktaydı. Hector’un adamları kapının yanında durmuş, ne yapmaları gerektiğini tam olarak bilmeden bekliyorlardı. Patronlarının bir vampiri serbest bırakması… onların alıştığı bir şey değildi.

Hector kapının yanında duruyordu.

Lenora’ya baktı.

“Gitmek istiyorsan gidebilirsin.”

Lenora birkaç saniye onu inceledi.

Sanki bunun bir tuzak olup olmadığını anlamaya çalışıyordu.

“Bu kadar mı?”

Hector omuz silkti.

“Şimdilik.”

Lenora yavaşça kapıya doğru yürüdü.

Adamların yanından geçti.

Bazıları ona dikkatle bakıyordu. Bazılarının yüzünde açıkça tedirginlik vardı.

Lenora kapıya ulaştığında durdu.

Arkasını döndü.

“Yarın gece aynı yerde mi?”

Hector başını hafifçe salladı.

“Evet.”

Lenora birkaç saniye daha ona baktı.

Sonra dışarı çıktı.

Kapı kapandı.

Hector birkaç saniye boyunca kapıya baktı.

Adamlarından biri sonunda konuştu.

“Patron… onu gerçekten bıraktın mı?”

Hector başını çevirip ona baktı.

“Evet.”

Adam şaşkındı.

“Ama o bir vampir.”

Hector’un sesi sakindi.

“Biliyorum.”

Başka bir adam öne çıktı.

“Ya geri gelmezse?”

Hector kısa bir süre düşündü.

Sonra hafifçe gülümsedi.

“Gelecek.”

Adamlar birbirlerine baktı.

“Nasıl bu kadar eminsin?”

Hector masaya yaslandı.

“Çünkü merak ediyor.”

Sonra ekledi:

“Benim gibi.”

Lenora depo binasından uzaklaştığında gece hâlâ karanlıktı.

Soğuk rüzgâr yüzüne çarpıyordu.

Bir süre durdu.

Derin bir nefes aldı.

Sonra kendi kendine mırıldandı.

“Delirmiş olmalıyım…”

Bir kurt mafya lideriyle anlaşma yapmak… kesinlikle mantıklı bir şey değildi.

Ama içinde garip bir his vardı.

Hector’un gözleri.

Sanki onda tanıdık bir şey vardı.

Lenora başını iki yana salladı.

“Saçmalık.”

Sonra oteline doğru yürümeye başladı.

Sabah geldiğinde şehir normal görünüyordu.

İnsanlar işe gidiyor, arabalar yollardan geçiyor, kafeler açılıyordu.

Hiç kimse gece olanları bilmiyordu.

Ama Lenora’nın aklı hâlâ depodaydı.

Kahvaltı masasındaydı ama neredeyse hiçbir şey yememişti.

Annesi ona baktı.

“İyi misin?”

Lenora hemen kendini toparladı.

“Evet.”

Babası gazeteyi katladı.

“Bugün şehir turu yapacağız.”

Lenora zorla gülümsedi.

“Tamam.”

Ama aklı başka yerdeydi.

Bu gece.

Şehrin diğer tarafında Hector kendi binasının en üst katında duruyordu.

Pencereden dışarı bakıyordu.

Kapı çalındı.

“Gir.”

İçeri Max girdi.

Max yıllardır Hector’un yanında olan tek kişiydi.

Aslında Hector’un çocukluğundan beri tanıdığı adamdı.

Max sandalyesine oturdu.

“Adamlar rapor verdi.”

Hector başını çevirmedi.

“Ne diyorlar?”

Max kollarını bağladı.

“Bir vampire güvenmenin iyi bir fikir olmadığını söylüyorlar.”

Hector hafifçe güldü.

“Onlar her zaman böyle düşünür.”

Max birkaç saniye sustu.

Sonra dikkatle sordu:

“Sen ne düşünüyorsun?”

Hector sonunda ona döndü.

“Onun farklı olduğunu düşünüyorum.”

Max kaşlarını kaldırdı.

“Farklı?”

Hector başını salladı.

“Evet.”

Max birkaç saniye düşündü.

Sonra yavaşça konuştu.

“Dolunay bu gece.”

Hector’un gözleri karardı.

“Biliyorum.”

Max devam etti.

“Eğer kontrolünü kaybedersen… işler kötüleşebilir.”

Hector kısa bir süre sessiz kaldı.

Sonra sakin bir sesle konuştu.

“Kontrolümü kaybetmem.”

Ama Max onun gözlerinde küçük bir şüphe gördü.

Gece yavaş yavaş yaklaşıyordu.

Gökyüzü turuncudan mora dönüyordu.

Ay henüz görünmüyordu ama çok yakında yükselecekti.

Lenora otelin balkonunda duruyordu.

Kalbi yavaş yavaş hızlanıyordu.

Dolunay yaklaşıyordu.

İçindeki vampir uyanıyordu.

Ama bu sefer başka bir his daha vardı.

Heyecan.

Lenora kendine kızdı.

“Bu aptalca.”

Ama yine de hazırlanıyordu.

Aynı saatlerde Hector eski depoya gitmişti.

Adamları etraftaydı.

Ama o yalnız duruyordu.

Ay yavaşça gökyüzüne yükselmeye başladı.

Dolunay.

Hector’un içindeki kurt hareketlendi.

Kemikleri hafifçe sızladı.

Hector dişlerini sıktı.

“Henüz değil…”

Tam o sırada kapı gıcırdadı.

Hector başını kaldırdı.

Kapıda biri duruyordu.

Lenora.

Ay ışığı arkasından geliyordu.

Gözleri karanlıkta parlıyordu.

Lenora içeri adım attı.

“Geldim.”

Hector hafifçe gülümsedi.

“Geleceğini biliyordum.”

Lenora kollarını bağladı.

“Şimdi ne olacak?”

Hector cevap vermek üzereydi.

Ama tam o anda dışarıdan bir bağırış duyuldu.

Bir adamın sesi.

“Patron!”

Kapı aniden açıldı.

Hector’un adamlarından biri içeri girdi.

Yüzü gergindi.

“Sorun var.”

Hector kaşlarını çattı.

“Ne oldu?”

Adam nefesini toparladı.

“Başka kurtlar… burada.”

Depoda bir anda sessizlik oldu.

Lenora’nın gözleri büyüdü.

Hector’un yüzü karardı.

“Kaç kişi?”

Adam cevap verdi.

“Çok.”

Tam o anda dışarıdan metal bir kapının kırılma sesi geldi.

Bir bağırış.

Sonra bir silah sesi.

Lenora Hector’a baktı.

“Sanırım testimiz biraz erken başlayacak.”

Hector’un gözleri altın renginde parladı.

İçindeki kurt artık uyanıyordu.

Ve bu gece…

Artık çok daha tehlikeli olmuştu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.