İçeriğe geç

Kurpir

Bölüm 3 · 3 dk okuma

Kurpir

Bölüm 3

Karanlığın kokusu

Amerika’daki üçüncü geceydi.

Gökyüzü ağır bulutlarla kaplıydı ama bulutların arkasında saklanan ayın varlığı hissediliyordu. Dolunay yaklaşıyordu ve bu, Lenora’nın içindeki huzursuzluğu her saat biraz daha büyütüyordu.

Otel odasında yatağın kenarında oturuyordu. Ellerini dizlerinin üzerinde birleştirmişti. Normalde kendini kontrol etmeyi öğrenmişti. Yıllardır böyleydi.

Ama bu şehirde bir şey farklıydı.

Kan kokusu çok daha güçlüydü.

Ve sadece kan değildi.

Başka bir şey vardı… vahşi, keskin, tehlikeli bir koku.

Lenora başını kaldırdı.

“Bu koku…”

Gözleri pencereye kaydı.

Bir an düşündü.

Sonra ayağa kalktı.

Gece yarısına doğru şehir sokakları sessizleşmişti.

Lenora kapüşonunu başına geçirip yürümeye başladı. Sokak lambalarının ışıkları yerde uzun gölgeler oluşturuyordu.

Kalbi yavaş yavaş hızlanıyordu.

İçindeki vampir tarafı uyanıyordu.

Ama bu sefer onu çağıran şey açlık değildi.

Meraktı.

Şehrin diğer tarafında, eski bir liman deposunun önünde siyah arabalar durmuştu.

Arabalardan birkaç adam indi.

Hepsi ciddi ve gergindi.

En son arabadan Hector Hill indi.

Uzun siyah paltosu rüzgârda hafifçe dalgalanıyordu. Sert bakışları limandaki karanlığı inceliyordu.

Yanındaki adamlardan biri yaklaşıp alçak sesle konuştu.

“Patron, adamlar içeride.”

Hector cevap vermedi.

Sadece yürümeye başladı.

Kapı açıldığında içerideki adamlar hemen sustu.

Depo karanlıktı. Tavandaki tek lamba sarı bir ışık yayıyordu.

Ortada diz çökmüş bir adam vardı.

Adam korkudan titriyordu.

“Lütfen…” dedi adam. “Ben sadece—”

Hector elini kaldırdı.

Adam sustu.

Hector birkaç saniye boyunca adama baktı.

“Benimle çalışan insanların iki seçeneği vardır,” dedi sakin bir sesle.

“Sadakat… ya da sonuçları.”

Adamın yüzü bembeyaz olmuştu.

Tam o anda Hector’un başı hafifçe yana döndü.

Burnuna bir koku gelmişti.

Farklı bir koku.

Soğuk.

Keskin.

Hector’un gözleri daraldı.

“Bekleyin,” dedi.

Adamlar şaşkınlıkla birbirlerine baktı.

Hector depo kapısına doğru yürüdü.

O sırada Lenora limana ulaşmıştı.

Denizin kokusu havaya karışıyordu ama onun burnuna gelen koku çok daha güçlüydü.

Kan.

Ama aynı zamanda… kurt.

Lenora kaşlarını çattı.

“Bu mümkün değil…”

Tam o anda depodan bir ses duydu.

Erkek sesleri.

Tehditkâr ve sert.

Lenora içgüdüsel olarak duvara yaklaştı ve kapıya doğru baktı.

Kapı hafifçe aralandı.

Ve Lenora içeriyi gördü.

Ortada diz çökmüş bir adam.

Etrafında silahlı insanlar.

Ve onların önünde duran uzun boylu karanlık bir adam.

Lenora’nın kalbi bir an duracak gibi oldu.

Havaalanındaki adam.

Ama o sırada içerideki adam da başını kaldırdı.

Hector’un gözleri kapıya doğru döndü.

İçindeki kurt aniden huzursuzlandı.

Koku.

Aynı koku.

Hector hızla kapıya yürüdü.

Lenora irkildi.

“Hayır…”

Geri çekildi.

Ama geç kalmıştı.

Kapı açıldı.

Bir an.

Sadece bir an.

İkisi göz göze geldi.

Lenora’nın gözleri hafifçe parladı.

Hector bunu fark etti.

İçindeki kurt bir anda hareketlendi.

Bu insan değildi.

Ama o anda içeriden bir adam bağırdı.

“Patron!”

Lenora fırsatı kullanıp hızla karanlık sokağa koştu.

İnsanlardan çok daha hızlıydı.

Ama Hector bunu fark etti.

Gözleri büyüdü.

“İmkansız…”

Hector dışarı çıktı.

Sokak boştu.

Ama koku hâlâ havadaydı.

Hector derin bir nefes aldı.

Kurt tarafı içten içe hırlıyordu.

“Bir vampir…”

Hector’un yüzünde ilk defa hafif bir gülümseme oluştu.

“İlginç.”

Lenora ise çoktan birkaç sokak uzaklaşmıştı.

Kalbi deli gibi atıyordu.

Duvara yaslandı.

“Bu neydi böyle…”

Ama aklında tek bir görüntü vardı.

O adam.

Onun gözleri.

Ve içinden yükselen garip his.

Sanki…

Onu daha önce tanıyormuş gibi.

O gece ikisi de uyuyamadı.

Ama farklı sebeplerden.

Lenora korkuyordu.

Hector ise…

Merak ediyordu.

Ama ikisinin de bilmediği bir şey vardı.

Şehrin yüksek bir binasının çatısında iki kişi onları izliyordu.

Siyah kıyafetli bir adam dürbününü indirip yanındaki kadına baktı.

“Doğruymuş,” dedi.

Kadın soğuk bir sesle cevap verdi:

“Evet… vampir kız ve kurt.”

Adam hafifçe gülümsedi.

“Ve ikisi de aynı şehirde.”

Kadının gözleri karardı.

“Bu… büyük bir sorun olacak.”

Dolunay yarın geceydi.

Ve her şey…

Henüz yeni başlıyordu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.