Gözüm yavaş yavaş açılınca olayları hatırladım. Önce Timur'la eve girdiğimizde ufak tefek işleri halletmiş çilingir saati olmayincada film izlemeye karar vermiştik.
Sanırım izlerken uyuya kaldmisim diye duşunup yastiktan kafamı kaldirdigimda kucağimda bir kıpırdanma hissettim.
Ve evet, kucağımda bütürn karizmasıyle Timur ALBAYRAK duruyordu. Timuru hissettigimde hemen gözlerimi kapatıp nefesimi düzene sorkmaya çalıştım.
Timur kucagimdan kalkarak yüzüme doğru eyildikten sonra yanağımı es geçip kulağıma " Bu geceki tecrübeme dayanarak öneri veriyorum. Uyutma konusunda yastıktan da iyi iş çıkartırken biraz da numaraciliga çalışmalısın doktor" dediğinde utanmıştım.
Gözlerimi açtığımda Timur hala kulagimin dibinde ve ben iki büklüm şekilde koltuktaydım. Timur yüzüyle yüzümü hizaladiginda daha fazla dayanamayıp
"Ben koltukta hayatta uyuyamazdim nasıl olduda aralıksız uyudum şupheli " dediğimde Timur "Vardır bir nedeni, olmalıdır bir nedeni değil mi doktor ?"dediğinde yüzü hala yüzüme yakındı.
"AA biz çilingir çagiracaktik saat kaç" dedim kalkmaya çalışarak, ama bu Timur'a daha fazla yakınlaşmama neden olmuştu. Timur ise sol dudagindaki havalanmayla saat 3 şuan dunyada yoktur cilingirci yatacaksin burada mecbur.
Dediğinde itiraz ederek " Ben Hilal'i arayayım en iyisi beni alsın hem onda temiz kıyafetlerde vardır dediğimde timurun yüz hatları çok korkunçtu. Kalkmak için Timur'u hafifce ittikten sonra aradan kıvrilmaya calişirkan karnim dikiş izine değmişti.
Timurdan özür dileyerek ve birşey olduğunu sorgularken istem dışı Timur'u koltuğa sırt üstü yatırıp tişörtunu aralamamla aklım başıma geldi
. "Şeyz yani birşey olmusmu diye merak ettim de ben o yüzden ..." Derken Timurdan "Hadi hiçbir işi yarıda bırakmaya tahamülüm yok doktor ." Deyince
Tişörtünü aralayıp üzerindeki eşofmanı birazcık aşağıya indirdiğim de dikiş gözler önüne çikmisti. Neyse ki hiçbirsey olmamıştı.
Geri esofmanini çekerek ve tişörtünü indirerek "hiçbir sıkıntısı yok Allah'a şükür dedim ve koltuktan ayaklandım
"Teşekkür ederim Güneş pantolonumu ben çekebilirdim ama yinede sağol" dediğinde yanaklarımın kızarmaması için dua ediyordum.
"Ben bir tuvalete gideyim" dediğimde kafif kıkırdayarak " Daha ne kadar kaçacaksın Doktor" diye söylenirken ben koşar adımlarla tuvalete gittim.
Aynaya baktığımda kahretsin ki yanaklarım kıpkırmızı olmuştu. Hemen yüzüme su çarpıp kendime geldikten sonra hemen dışarı çıktım saate baktıgımda 8 olmuştu.
Bunu fırsat bilip hemen çilingiri aradigimda 15 dk ya burada olacağını söyledi. Timurun yanına gectigimde bunu söyledim ve 15 dk sonra evime geçmiştim.
~
TİMUR ALBAYRAK
Güneş, evimden gideli yarım saat olmuştu ve ben hâla kendime gelememiştim. İlk defa böyle oluyordu ben asla böyle şeyler yapmazdım, birkere ben çok disiplinli ve duygulardan uzak yaşayan biriydim.
Güneşin burada yaşadığını bilmeden almıştım bu evi, iyiki almışım. Daha fazla Güneşi düşünürsem yaşanılabilir halde olamiyacaktim, hissedebiliyorum.
Yarin akşam gideceğim bir davet vardı. Onun için dışarı çıkıp birkaç şeyler almam gerekiyordu.
Oyalanmadan üstümü giyinip çikarken Güneşin kapısında da hareketlenme vardı.
Kapı açılırken ben de fark etmemiş gibi asansöre yürüyordum.
Arkamdan Güneş " Merhaba Timur, şey yani Timur komutanım"
"Aa merhaba Güneş, şey yani Güneş Hanım" dedim dalga geçerek. Daha sonra açıklayarak " Bana Komutanım demene gerek yok. En azından sadece askeriyede diyebilirsin ama unutma sana zorunluluk koymuyorum." Dedim göz kırparak.
O sırada asansör gelmişti. Güneşe önden yol verip geçerken yapmamam gereken birşey yapmıştım. Noluyor bana!
Güneşi bildiğin süzmüştüm. Üstüne giydiği siyah crop ve kargo pantolonuyla harika gözüküyordu. Benim üstümde de siyah tişört ve kargo pantolon vardı. "Sanırım yanlışıkla kombin yapmişiz ikimize." Dediğinde bende gülümseyerek "Aynen öyle." Dedim.
Asansörden aşagiya indigimizde Güneş " O zaman görüşürüz Timur." dediğinde dayanamayıp "Nereye gideceksen ben arabayla götüreyim" dedim ama o motorla gideceğini solemisti. Tam ayrilacakken yağmur yağmaya başlamıştı.
Güneşi kabul ettirdikten sonra nereye gideceğini sordum. Güneş " Ben zahmet vermeyeyim. Sen nereye gideceksin?" "Benim nereye gittiğim önemli değil sen nereye gideceksen goturebilirim ama illa soruyorsan AVM ye gitmeyi düşünüyorum birkaç birşeyler almam gerekiyor." Güneş ise " Bende AVM ye gidecektim, beraber gidelim mi ? Yani sakıncası yoksa."
Hemen kabullenip bize en yakın AVM ye sürdüm.
~GÜNEŞ
Yaklaşık 10 dakikadır hiç konuşmamıştık. Tek bildiğim şey ise Timurun direksiyonu tek el çevirme hareketiyle yapmasıydı. Bir insan nasıl yapabiliyor bunu ya.
Etkileyici...
"Bir şey mi oldu" AAAAAAAAA "Hayır, sadece birşey düşünüyordum." Dediğimde "15 dakikadır birşey konuşmuyoruz bide 5 dakikadir direksiyona takıldığın için merak ettim de "
Ne ? 5 dakikadir bunu mu düşünüyorum ben. Olayi toparlamam lazımdı.
"AVM ye ne kadar kaldı?"
"Geldik bile" demesine kalmadan otoparka giriş yapmıştık.
AVM'nin içine girerken Timur da kontrolden gećmişti. Kontrol bitince Timur'a "Neden asker Armani gösterip girmedin herkes gibi? "
"Ben herkes değilim hava atmak için yok armami gösteriyim yok gözgümümün üstünden bakayım... Gereksiz yani "
"Ooo Timur beyden havalı tarihçe sözleriiii" dedim harfleri uzatarak.
"Saçmalama, üşendim sadece " deyip güldüğünde bende güldüm.