1 yıl önce Gülhane Kız Okulundan mezun oldum... Evet yanlış duymadınız. Ben babama rağmen başardım. Bunun gururuyla askeriyeye giriş yaptım. Hayallerimin gerçekleştiği bugün benim sonsuzum olacaktı.
Şuan hayallerindeki gibi askeriyenin bahçesindeydim. Bir tane güvenlik yanıma geliyordu. Ama ben bunu takmadan siyah,kıvırcık saçlarımı tatlı tatlı geriye savuran rüzgar ve beyaz tenimi okşayan güneşe odaklıydım.
Güvenlik yanıma geldiğinde kimliğimi istedi. Gerekli doğrulamalar yapılınca güvenlik bana giyinme kabininin yerini göstermeye götürürken bütün gözler üzerimdeydi. Nihayet kabine geldiğimizde güvenlik bana gerekli üniformaları getirdi bunları giyeceğimi ve ondan sonra revire geçebileceğimi söylediğin kafamı aşağı yukarı sallayarak onayladım.
Üniformamı gururla giydikten sonra aynada kendime son birkez baktım. Ardından revire geçtim. Evet, şuan revirin kapısının önündeydim. Daha fazla oyalanmadan ellerim titreye titreye otomatik kapıdan içeriye girdim. Ardından beni ayrı masalarda oturan 3 kişi karşılamıştı hepsi ayağa kalkıp bana doğru geldiler. 1 erkek 2 kızlardı.
Erkek olan öne atılıp "Merhaba ben Ali ALTUNAY" dedi elini uzatarak. Bende onun elini sıkarken "Memnun oldum bende Güneş MERCAN" dedim. Aralarından bir kız "Sen onun kusuruna bakma Güneş, bu arada ben de Hilal Aksoy" diyerek elini uzattı bende aynı şekilde karşılarden "Memnun oldum" dedim.Arkasından son olarak Ayşenur TEKE'yle de tanıştık. Hilal'i gerçekten çok sevmiştim ve diğerleriylede öyle. Sabahtan akşama kadar konuşarak geçirerek günüm sonlandı.
1 Ay Sonra 🌝🌝
Yaklaşık 30 dakika sonra revirin kapısı açıldı ve yaralı 3 kişi girdi. Hastalar Harp Tim'indendi. Birisinin kolu, birisinin bacağı ve en durumu en kotü olanın da karnında yarık vardı. Herkese 1 kişi düşüyordu. Ben en yaralı kişiyi almıştım.
Hastanın adı Timur ALBAYRAK dı. Hemen sedyeye yatırdım. Üstündeki üniformayı kesmek bayağı zor olduğu için Timur'u hareket ettirmeden üzerindeki üniformayı çıkarttım.
Tentürdiyot ve pamuk yardımı ile yaranın mikrobunu alacaktım bu aşamada canı yanmasın diye tentürdiyotu sürerken bir yandan da üfledim. Timur'u bordo bere komutannolması şaşırtıcı gelmiyordu adama o kadar tentürdiyot sürüyoruz gıkı bile çıkmadı arkadaş.
Tentürdiyot ile işim bittiğinde iğne ve dikiş yapacağım ipi aldım. Bu sırada Timur ilk kez konuştu. Elini alnına götürürken "Sizin adınız neydi? Yeni gelmiştiniz sanırım?" dedi. Adamın sesinde bile acı yoktu arkadaşım! Şu durumda bile bunu düşünüyorsun ya helal sana Güneş... "Benim adım Güneş MERCAN." dedim.
O sırada diyaframına doğru bir dikiş daha gördüm. Dikiş yeni atılmıştı. Timur. Bu dikişini görünce cevapsız kalamayarak " Burada daha önce çok iyileri yoktu o yüzden başka hastaneye gitmiştim. Kötü mü yapmış herif yoksa?" dedi. Evet, bunu ciddi ciddi demişti.
Arkadan Ayşenur seslendi. " Aman o 1 hafta önce olmasın Timur?" dedi kıkırdayarak. İster istemez gülümsemiştim bu duruma timurun ise alnında damarları belirginleşmişti. Utanması çok hoşnuttu, yanakları hafif pembeleşti.
Timur " Ne alakası var bu konunun onunla. Ayrıca sen işinde mükemmel değilsen benim sorunum ne Ayşenur ? " dedi. Ben de ortamı sakinleştirmek amacıyla " Neyse ne hadi şunları bırakın. Timur hareket etme yaran kasılıyor. " dememe kalmadan yüzünü buruşturdu.
Yaklaşık 5 dakika sonra yara ile işimiz bitmişti.
Timur'a 1 hafta boyunca göreve gitmemesi ve dinlenmesi için rapor verdim. İlk başta buna karşı olsada sonrasında ikna edebilmiştim. Ne mutlu bana (!).
Timur " Bizim çocuklar orada rahat vermezler burada dinlenebilir miyim Güneş ? " dedi. Bende onu onaylayarak elimdeki eldivenleri çıkarıp tıbbi atık kutusuna attım." Timura " Sen bir dakika bekle bir görüşme yapmam gerekiyor" dedim. Ardından revir kapısının önüne çıkıp abimi aramak adıyla telefonumu çıkardım.
Abimin 1 hafta sonra düğünü vardı. Birşey lazımmı diye aramam gerekiyordu. Abimi çaldırdıktan yaklaşık 3 saniye sonra telefonumu açtı. Standart konuşma faslını geçtikten sonra ona yapılacak birşeyler olup olmadığını sorduğumda bana yakın bir arkadaşının herşeyi ayarlayacağını söyledi bende onu onayladıktan sonra telefonu kapattım.
İçeri geçtiğimde Timur uyuyakalmıştı onu uyandırmamaya çalışarak masama doğru ilerledim. Gözüm masamdaki askeriyeye ilk geldiğim zamanlarda Hilal ile çekildiğimiz fotoğrafa kaydığında yanağıma gamzemi çıkartan hafif tebessümümü de yerleştirmiştim.
Timur'u uyandırmamaya çalışarak aynı hızda revirden çıktım. Ardından vakit kaybetmeyerek bahçeye çıktım. Kolidorda yürürken Hilal ile karşılaştım.
Beraber kafeteryaya gideceğimizde telefonumu yanıma almadığımı fark ettim. Hilale beklemesini söyledim Revirin kapısını aralamamla sert bir bedene çarpmam bir oldu.
Karşımdaki kişinin Timur olduğunu fark etmemle bir adım geriledim. Ardından endişeli bir sesle " İyi misin, yarana birşey oldu mu?" dedim. Timur ise " Sorun yok iyiyim , sen iyi misin? "dedi.
"İyiyim de sen niye ayaktasın?"."Asker adamım kızım ben,bir iki sıyrıktan birşey olmaz". Neden çıkacağını az çok anlamıştım. Tuvalete gidecek olsa revirde girebilirdi. " Kafeteryaya gidiyorum açsan sanada birşeyler alabilirim." dedim. Timur da " Bende tam kafeteryaya gidiyordum. Sakıncası olmazsa beraber gidelim mi ?"
"Olur ama dikişlerine dikkat etmek suretiyle. Bekle ben telefonumla cüzdanımı alayım öyle ineriz." dedikten sonra masamın yanına gidip eşyalarımı aldım. Ardından Timur ile birlikte asansöre bindik.
Tam 2. Katta iken asansörün kapısı açıldı ve Hilal ile Alişan bindi. Hilal ile selamlaştıktan sonra Alişan ile de selamlaştım. Timur ile Alişan sohbet ederken aynı şekilde Hilal ve ben de sohbet ediyorduk
Kafeteryaya geldiğimizde bütün tim Ali ve Ayşenur oradaydı 4 boş yer vardı ve ben, bana en yakın olan Ali'nin yanına oturdum. Yanıma Timur geldi. Alişan ve Hilal ise tam karşımıza oturdu.
Herkesi selamladıktan sonra sohbete daldık.Konuşurken bacağımda bir hareketlilik hissettim Ali'nin bacağı bacağıma deydi ya da ben öyle sandım... Ben bacağımı hemen çektim ve bu olay 3 kez daha gerçekleşti. Yerimde rahatsızca kıpırdanırken Timurun elini belimde hissedişimle ürperdim.
Ona doğru döndüğümde kulağıma eğilip " Fark ediyorum bu it sana sırnaşıyor. Gel seninle yer değiştirelim Güneş." dedi. Bende işime geldiğinden kabul ederek yer değiştirmek için ayağa kalktım.Hilal bana hayırdır der gibi bir bakış attı, birşey yok dedim. Timdekilerin birkaçının gözü bana dönsede kimse birşey demedi.
🪐
Saat'in 20.00 olduğunu fark ettiğimde "benim mesai biter size iyi akşamlar" diyerek yerimden kalktım.Hilalle vedalaşıp eşyalarımı aldıktan sonra askeriyeden çıktım.Otobüs durağına doğru yümeye başladım.Durağa geldiğimde sadece 1 kişi vardı.
Otobüsü beklerken yanımdaki adamın beni süzdüğünü fark ettim.Rahatsızca yerimde kıpırdandım.Ani bir kararla eve doğru yürümeye başladım.Yanımdaki adamda ben hareketlenince yerinden kalkmıştı, adımlarımı biraz daha hızlandırarak yürümeye başladım.
Sol tarafımda bir araba yavaşlarken.içimden bir küfür savurdum.Arabanın penceresi açılırken içeriden biri bana seslendi "Güneş?" "Timur komutanım" arkamdaki adama bakarak "Hayırdır bir sorunmu var?"diyerek arabadan seri hareketle indi. Arkamdaki adam adımlarını yavaşlatarak arkasına dönmeye yeltendiğinde Timur " Ne oluyor burda. Niye kızın peşinden geliyorsun lan it ?" adam " Sevgilisi olduğunu bilmiyordum kardeş kusura bakma." dedi.
Benim gözlerim irice açılırken. Timur'un geldiğine şükür ediyordum. Timur " Seni bir daha bu kızın yanında veya buralarda görürsem... anladın sen şimdi bas git !" Adam onaylayarak hızlı adımlarla uzaklaşırken Timur'un elini kolumda hissettim.
"İyi misin Güneş, Sana birşey yaptı mı bu it?" " Hayır, birşey yapmadı. Zaten yapamazdı ama iyiki geldin." Timurla beraber arabasına bindiktikten sonra evimi tarif ettim. Kapının önüne geldiğimiz de "Teşekkür ederim eve getirdiğin için" "Rica ederim ne demek her zaman." dedi. " İyi akşamlar"
"İyi akşamlar. Güzel rüyalar"
1 yıl önce Gülhane Kız Okulundan mezun oldum... Evet yanlış duymadınız. Ben, babama rağmen başardım. Bunun gururuyla askeriyeye giriş yaptım. Hayallerimin gerçekleştiği bugün, benim sonsuzum olacaktı. Siyah,kıvırcık saçlar
1 yıl önce Gülhane Kız Okulundan mezun oldum... Evet yanlış duymadınız. Ben, babama rağmen başardım. Bunun gururuyla askeriyeye giriş yaptım. Hayallerimin gerçekleştiği bugün, benim sonsuzum olacaktı. Rüzgar, siyah,kıvırcık saçlarımı tatlı tatlı okşarken güneşte beyaz tenimin üzerine vuruyordu. Askeriyenin kapıs