İçeriğe geç

Kural #texting #lise

Bölüm 14 · 2 dk okuma

Kural #texting #lise

Bölüm 14

Dokunmadan Yakmak.

Mert son birkaç gündür hep oyunun direksiyonundaydı. Su’nun tepkilerini okumaktan, onu gafil avlamaktan zevk alıyordu. Ama bu kez… işler değişmek üzereydi. Su, sabah ayna karşısında kendi kendine fısıldamıştı: “Bu kez oyunu ben yöneteceğim.” Teneffüste herkes bahçedeyken Su sınıfa geri döndü. Elinde birkaç not vardı. Mert’i gözüyle taradı—arka sırada, cam kenarında tek başına oturuyordu. Başını ellerine yaslamış, dışarıyı izliyordu. Gamsız ve rahat. Su içini çekti, derin bir nefes aldı ve yanına doğru yürüdü. Mert onu görür görmez gülümsedi. “Kaçmak yerine yakalanmaya mı karar verdin bu sefer?” dedi. Su gülümsemedi. Sessizce çantasını bıraktı, sonra arkasındaki sıraya değil—doğrudan Mert’in oturduğu sıraya oturdu. Yanına. Çok yakınına. Mert bir an durdu. Gülümsemesi sabit kaldı ama gözleri şaşkınlıkla büyüdü. “Ne yapıyorsun?” dedi. Su başını eğdi, önündeki notlara baktı. “İddia vardı ya hani… kalp çalma mevzusu.” Mert dikkat kesilmişti. “Ee?” Su başını yavaşça Mert’e çevirdi. Göz göze geldiler. Aralarında neredeyse hiç mesafe yoktu artık. Ve sonra, Su hafifçe öne eğildi, öyle ki saçları Mert’in omzuna değdi. Dudakları Mert’in kulağına çok yakındı. “Ben de oyuna dahilim Mert. Ama sen oyunun hâlâ bana ait olduğunu sanıyorsun.” Mert yutkundu. Kıpırdamadı. Gözlerini kaçırmak istese de… bakıyordu. Kitlenmişti. Su geri çekilmedi. Aksine, daha da yaklaştı. Omzunu Mert’in koluna yasladı. Gözleri hâlâ sakindi. İçten içe kalbi delice atıyordu ama bunu asla dışarı vurmuyordu. “Neydi o lafın? Yanakların kazandığımı söylüyor ama senin ağzından duymadan saymıyorum muydu?” Başını hafif eğdi. “Belki de kazanmayı hak eden ben olmuşumdur, Mert.” Mert’in dudakları aralandı ama kelime çıkmadı. Gözleri Su’nun gözlerinde takılı kalmıştı. Saçlarının kokusu, teninin sıcaklığı, dudaklarının bu kadar yakın olması… her şey yavaş çekim gibi geliyordu ona. Su sonunda doğruldu. Onunla göz göze geldi ve hafifçe gülümsedi. “N’ oldu? Laf atamayacak kadar mı kitlendin?” Mert bir şey demeye çalıştı ama sesi çatallandı. Su ayağa kalktı, sırasına doğru yürürken arkasına dönüp son darbeyi vurdu: “Seninle oynamak eğlenceli ama… dikkat et Mert. Oyuncak olma.” Ve yürüdü. Omuzları dik, yürüyüşü sakindi. Ama kalbi? Fırtına gibi. Mert ise oturduğu yerde kalmış, tek kelime edememişti. Sadece bir şeyden emindi: “Bu kız… beni bitirecek.”

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.