Bodrum tatilinin üzerinden üç hafta geçmişti.
İstanbul'da hayat artık tamamen normale dönmüştü. Kumsal okuluna alışmış, Ayaz ise yeni taşındıkları eve yavaş yavaş yerleşmeye başlamıştı.
Cumartesi sabahıydı.
Güneş henüz yeni doğmuştu.
Kumsal odasının penceresini açtı. İçeri dolan serin hava yüzüne çarpınca derin bir nefes aldı.
Karşı balkonda hareket eden birini fark etti.
Yeni komşular eşyalarını yerleştiriyordu.
Kısa bir süre baktıktan sonra perdeyi kapattı.
Kim olduklarını merak etmemişti bile.
Aynı dakikalarda...
Ayaz da odasının perdesini açmıştı.
Karşı dairenin balkonunda duran kızın sırtını gördü.
Yüzünü seçemedi.
"Demek karşı komşumuz bu kız..."
diye düşündü.
Sonra omuz silkip odasını toplamaya devam etti.
Henüz ikisi de birbirlerinin kim olduğunu bilmiyordu.
Öğle saatlerine doğru Selin Hanım alışverişe çıkmak istedi.
"Kumsal, ekmek alıp gelir misin?"
"Olur anne."
Kumsal telefonunu cebine koydu, kulaklığını taktı ve evden çıktı.
Tam kapıyı kilitleyeceği sırada...
Karşı dairenin kapısı da açıldı.
Ayaz elinde çöp poşetiyle dışarı çıktı.
İkisi aynı anda kapılarını kapattılar.
Kumsal kısa bir bakış attı.
"Yeni komşu galiba."
diye düşündü.
Sonra merdivenlere yöneldi.
Ayaz ise olduğu yerde birkaç saniye donup kaldı.
Kızın yüzünü ilk kez net görmüştü.
Kalbi bir anda hızlandı.
"Bu... Bu kız..."
İnanamıyordu.
Bodrum'da günlerce uzaktan izlediği kız...
Karşı dairesinde yaşıyordu.
Kumsal ise hiçbir şey fark etmeden aşağı inmeye devam etti.
Ayaz yavaşça gülümsedi.
"Demek gerçekten kader diye bir şey var."
Apartmandan çıktıklarında yolları yine ayrıldı.
Kumsal markete doğru yürürken Ayaz onu uzaktan izledi.
Peşinden gitmedi.
Sadece gözden kaybolana kadar baktı.
Akşam olduğunda Emir onu görüntülü aradı.
"Nasıl gidiyor yeni ev?"
"İyi."
"Sanki sesin farklı geliyor."
Ayaz gülümseyerek pencereye yaklaştı.
"Hatırlıyor musun Bodrum'daki kızı?"
"Unutmam mümkün mü?"
"Karşı dairemizde oturuyor."
Telefonun diğer ucunda birkaç saniye sessizlik oldu.
"Şaka yapıyorsun."
"Keşke."
"Git konuş o zaman."
Ayaz başını salladı.
"Hayır."
"Neden?"
"Çünkü beni hatırlamıyor."
"Belki hatırlar."
"Hayır... Eminim hatırlamıyor."
O sırada karşı balkona Kumsal çıktı.
Elinde sıcak bir kahve kupası vardı.
Kulaklığını takmış, gün batımını izliyordu.
Ayaz perdeyi hafifçe aralayıp onu izledi.
Birkaç saniye sonra Kumsal başını çevirdi.
Ayaz hızla perdeyi kapattı.
"Az daha yakalanıyordum."
diye kendi kendine güldü.
Kumsal ise karşı balkonda bir hareket gördüğünü düşündü.
Ama önemsemedi.
"Hava iyice serinledi."
diye mırıldanarak içeri girdi.
Ayaz pencerenin önünde tek başına kaldı.
Artık emindi.
Aradığı kişi tam karşı dairesinde yaşıyordu.
Fakat onun için Ayaz...
Sadece yeni taşınmış, yabancı bir komşudan ibaretti.
Ve belki de her şeyin başlaması için biraz daha zamana ihtiyaç vardı...
Devam edecek...