Günlerden pazartesi, sabahın erken vakitleriydi. Genç kız heyecanla mesai zilinin çalmasını bekliyor, bir yandan da gözleriyle fabrikayı tarıyordu. Bir tekstil firmasında ortacı olarak çalışıyordu, işe gireli iki ay olmuştu. İşinden hiç memnun değildi ama çalışacak başka yer de bulamamıştı. En azından geçen cuma günü artık ortacı olmaktan kurtulduğunu öğrenmişti. Sorumlusu; yeni gelen elemanı ortacı yapacağını, kendisine ise fabrikada başka bir iş ayarlayacağını söylemişti. Genç kızın heyecanı bu yüzdendi. Tüm hafta sonu kendisinin hangi işe verileceğini düşünmüştü. Ama her halükarda ortacı olmaktan kurtulacağı için mutluydu.
Mesai başlangıç zili çalar çalmaz sorumlusunu buldu. Elinden geldiğince sevimli bir gülümsemeyle “Günaydın abi, nasılsın?” Diye sordu. Yirmi bir yaşında olmasına rağmen uzun sarı kıvırcık saçları, kahverengi iri gözleri, beyaz teni ve yuvarlak yüz hatlarıyla masum bir kız çocuğuna benziyordu, hiçbir şey yapmasa bile sevimli duruyordu.
“Günaydın Bige? ”diyerek sorarcasına göz kırptı. Sorumlusunun ilgilenmesi gereken çok fazla şey olduğu için cuma günkü konuşmayı da unutmuştu anlaşılan. Bige beklenti dolu gözleriyle konuşmaya devam etti: “Hani cuma günü konuştuk, bugün başka biri işe başlayacaktı, sen onu ortacı yapıp bana başka bir iş ayarlayacaktın.” Adam ilk başta duraksasa da sonradan hatırlamıştı.
“Öyle dedim değil mi? Gel bakalım sana iş bulmaya çalışalım.” Sorumlusu önde düşünceli bir halde, arkasında gülen yüzüyle genç kız fabrikayı dolaşmaya başladılar.
“Cengiz senin yanındaki eleman nerede?”
“Abi nerede gidici eleman var benim yanıma iteliyorsunuz. Nerede olduğunu bilmiyorum, bana da bir şey demedi.”
“Oğlum belki de sen kaçırıyorsun işçileri olamaz mı? Dur ben bir ustabaşıyı arayayım eğer istifa ettiyse yanına Bige’yi vereyim”. Dedi gülerek. Genç kız ortacıyken herkesi gözlemleyip zihninde bir kategoriye yerleştirmişti. Cengiz genel olarak kibar ve yardımsever biriydi. İnşallah onun yanındaki eleman gitmiştir ve beni buraya verirler diye dualar ediyordu.
“Ulan Cengiz bu da istifa etmiş; doğruyu söyle, ne yapıyorsun bu işçilere?”
“Abi valla bir şey yapmıyorum, siz benim yanıma çalışmakta gözü olmayan elemanları veriyorsunuz.” Bige meraklı gözlerle konuşmalarını izliyordu.
“Cengiz bak bu sefer yanına Bige’yi veriyorum, gül gibi kız, onu da kaçırırsan bozuşuruz.”
“Abi sen niye beni anlamamazlıktan geliyorsun?” Adam Cengiz'in bu konuda masum olduğunu biliyordu, sadece şakalaşmak için böyle konuşuyordu.
“Neyse Bige sen bundan sonra buradasın. Cengiz abin ne derse onu yapacaksın. Anlaştık?”
“Anlaştık.” Sorumlu adam Cengiz’le uğraşmanın vermiş olduğu keyifle gülerek gitti. Bige ise ortacılıktan kurtulup iyi birinin yanına verilmiş olmanın keyfini yaşıyordu. Cengiz ise sürekli çırak değiştirmekten bıkmıştı.
Cengiz bir erkeğe göre ortalama boy ve kilodaydı ama yine de kendine has heybetli bir duruşu vardı. Teni buğday ve esmer arasıydı, saçı ise koyu kumraldı. Bir de yüzüne renk katan, dikkat çekici ela gözleri vardı.
“İstifa etmeyi düşünüyor musun?”
“Hayır.” Yalan, daha iyi bir iş bulduğu anda istifa edecekti.
“Peki bu işi yapabilir misinki?”
“Niye yapayayım ya? Ne yapmam gerektiğini hızlıca öğrenirim.” Bu da yalandı. Bige kendisine hiç güvenmiyordu ama bu adamın yanında kalmakta ısrarcıydı. Zaten normalde kendini öven birisi de değildi. Adam sorgulayan gözlerle ona bakmaya devam ediyordu.
“Cengiz abi, beni istemiyorsan gidip söyleyebilirim, yerime başkasına versinler.” Bige Cengiz’in yaşını bilmiyordu ama yine ondan büyük olduğu belliydi.
“ Yok, gerek yok. Gel bakalım başlayalım bir uçtan.” Bige de blöf yapmıştı zaten. Git dese bile kalmak için ısrar edecekti.
“Bak bu kesme makinesi. Ne iş yaptığımızı öğrenene kadar sen kumaşı yerleştirmemde falan yardım edersin, zamanla makinenin nasıl kullanıldığını da gösteririm. Tabii o zamana kadar kalırsan. Anlamadığın, zorlandığın bir yer olursa çekinme söyle.” Cengiz yavaş yavaş kıza ne yapması gerektiğini anlatmaya başladı. Bige burada kalmak için Cengiz'in gözüne girmek istiyordu bu yüzden tüm odağını işe vermişti. Tek isteği Cengiz’i memnun etmekti ama Cengiz de hiç memnun olacak gibi durmuyordu. Cengiz’le tanışıklığı yoktu ama Bige ne tekrardan ortacı olmak ne de fabrikadaki bazı aşırı huysuz insanların yanına verilmek istiyordu. Birlikte makineye kumaşı serdiler, Cengiz makinenin ayarlarını yaptı, makine kumaşı kesti ardından kumaşı toplayıp etiketini yazıp kaldırdılar.
Cengiz normalde sohbetkâr, eğlenceli biriydi ama yanında çalışan eleman konusunda bir düzen tutturamaması onu sinir ediyordu. Bu yüzden Bige ile pek sohbet etmedi ilk günler. Bige’nin de bu konudan rahatsız olduğu söylenemezdi. Genç kız pek sohbet insanı olduğunu düşünmüyordu. Cengiz’in iş konusunda ona yardım edip kibar davranması kendine yetiyordu. Bu yüzden ilk birkaç günleri sadece işle ilgili bir iki kelamla geçmişti.
Bölüm buraya kadardı, okuduğunuz için teşekkür ederim. Bu benim yazdığım ilk kitabımım o yüzden kısa bir öykü şeklinde yazmak istiyorum. Kalemimin yazdıkça güçleneceğini umuyorum. Onun dışında fikirlerinizi, öykünün gidişatı yönündeki tahminlerinizi de merak ediyorum. Diğer bölümde görüşmek üzere :)