Kum Saatinin Son Tanesi
Bölüm 8: İlk Kum Saati
Kütüphaneyi kaplayan altın ışık giderek güçleniyordu.
İlk Kum Saati'nin üzerindeki çatlaklar örümcek ağı gibi büyüyor, her çatlağın içinden yıldızları andıran ışıklar sızıyordu.
Aras nefesini tuttu.
"Ela..."
Bu sesi tekrar duyduğuna inanamıyordu.
Bir anda kum saatinin camı tamamen kırıldı.
Ancak yere tek bir parça bile düşmedi.
Cam parçaları havada asılı kaldı.
İçlerinden altın kumlar yükselmeye başladı.
Kumlar yavaş yavaş insan şeklini aldı.
Önce ayaklar...
Sonra eller...
Sonra siyah saçlar...
Ve en sonunda yeşil gözler...
Ela, Aras'ın karşısında duruyordu.
Aras'ın gözleri doldu.
"Gerçekten... sensin."
Ela gülümsedi.
"Bu kez beni hatırladın."
Aras ona doğru yürüdü.
Tam sarılacakken aralarına görünmez bir duvar girdi.
Eli, sanki cama dokunmuş gibi durdu.
Ela başını eğdi.
"Henüz dönemem."
"Neden?"
"Ben hâlâ zamanın içindeyim."
Tam o anda Zaman Bekçileri öne çıktı.
En yaşlı bekçi sert bir sesle konuştu.
"Onu geri getiremezsin."
Aras öfkeyle döndü.
"Neden?"
"Çünkü onun dönüşü, binlerce insanın kaderini değiştirecek."
Aras kararlı bir sesle cevap verdi.
"Ben sadece bir kişiyi kurtarmak istiyorum."
Bekçi başını salladı.
"Zaman, sadece bir kişiden ibaret değildir."
Lora asasını kaldırdı.
"Konuşmayı bırakın."
Kütüphanenin zemini yeniden sarsıldı.
Raflardaki kitaplar kendi kendine açılmaya başladı.
Her kitabın içinden altın renkli anılar gökyüzüne yükseliyordu.
Lora endişeyle fısıldadı.
"Kütüphane çöküyor..."
Aras şaşkınlıkla etrafına baktı.
"Neden?"
"Çünkü İlk Kum Saati kırıldı."
Ela'nın yüzündeki ifade değişti.
"Aras..."
"Buradan gitmen gerekiyor."
"Ya sen?"
Ela hüzünle gülümsedi.
"Benim için henüz çok erken."
Tam o sırada kütüphanenin tavanı çatladı.
Dev taş parçaları aşağı düşmeye başladı.
Bekçiler ilk kez korkmuş görünüyordu.
En yaşlı bekçi bağırdı:
"Herkes geri çekilsin!"
Fakat artık çok geçti.
Kütüphanenin tam ortasında siyah bir girdap açıldı.
Girdap, kitapları, rafları ve kumları içine çekmeye başladı.
Lora'nın gözleri büyüdü.
"Bu... Zaman Boşluğu."
Aras şaşkınlıkla sordu:
"O da ne?"
Lora'nın sesi titriyordu.
"Oraya düşen biri, hiçbir zamana ait olamaz."
Tam o anda Ela'nın ayağının altındaki zemin çöktü.
Ela boşluğa doğru kaymaya başladı.
Aras hiç düşünmeden ona doğru koştu.
Elini uzattı.
Bu kez aralarındaki görünmez duvar yok olmuştu.
Parmakları birbirine değdi.
Ama boşluk ikisini de içine çekmeye başlamıştı.
Ve Aras, Ela'nın elini bırakmamaya yemin etti.