Kırıklar ve Kalp Sesleri
---
Gece ilerlemişti. Ev sessiz, ışıklar loştu. Kaemon, salondaki minderde yarı uzanır hâlde yatıyordu. Alvara hemen başucundaydı, bir sandalye çekip sessizce onun elini tutmuş, bir an olsun başını bırakmamıştı. Kitana mutfakta hafifçe kahve demliyor, Aria ise köşedeki küçük koltukta battaniyesine sarılı oturuyordu. Gözleri arada bir dayısına, sonra Alvara’ya kayıyordu.
Kaemon bir süre gözlerini kapamış, acının dalgalarıyla mücadele ederken dişlerini sıkmıştı. Ama kaburgasındaki ezik gittikçe zonklamaya başlamıştı. Her nefeste içine bıçak saplanıyor gibi hissediyordu.
Ve bir anda, kontrolünü yitirdi. Sanki kaburgasının içinden biri çiviyi çeviriyormuş gibi…
“AAAHH!”
Sesi yankılandı. Gür, sarsıcı ve içgüdüseldi.
Aria olduğu yerde sıçradı.
“D-DAYI!”
Gözleri büyüdü, elleriyle kulaklarını kapattı ama artık çok geçti. Küçük yüreği fırlayacak gibiydi.
“Korktum… Korktum!!”
Ağlamaya başladı. Hıçkırıklar kontrolsüzdü, gözyaşları yüzünü ıslatıyordu.
“Dayı ölüyor mu?”
Alvara anında yerinden fırladı, Kaemon’un alnını sildi, sonra hızla Aria’nın yanına gidip diz çöktü.
**“Hayır, tatlım! Kaemon sadece… acı çekiyor ama ölmüyor. Buradayız. Her şey kontrol altında. Tamam mı? Bak bana…”
Ellerini Aria’nın minik yüzüne koydu.
“Buradayım. Sizi bırakmam.”
Kitana da panikle içeri girdi. Kahve fincanı elinden düşüyordu az kalsın.
**“Ne oldu?!”
Sonra Kaemon’un yüzündeki teri, renginin solduğunu görünce çabucak yanına koştu.
“Kaemon… gözlerini aç!”
Kaemon gözlerini kıstı. Nefes alırken inledi, sesi çatallıydı:
“Acı… nefes aldıkça bıçak gibi… Alvara…”
Alvara Aria’yı battaniyesiyle sarıp annesinin kucağına bıraktı.
“Kitana, Aria’yla ilgilen. Ben Kaemon’un yanında kalacağım.”
Kitana, Aria’yı bağrına bastı, salondaki küçük koltuğa oturup kızının arkasını sıvazladı.
“Korkma bebeğim. Dayın bizimle. Alvara onun yanında. Hepimiz güvendeyiz.”
Kaemon’un başı, acının etkisiyle sağa kaymıştı. Dudakları titriyordu. Alvara diz çöküp yüzüne yaklaştı.
“Beni dinle, Kaemon. Derin nefes almayacaksın, sadece kısa ve sakin. Ben buradayım. Ellerini sık. Gözlerini kapatma. Yalnız değilsin.”
Kaemon’un parmakları titreyerek onun eline sarıldı. Dudakları kıpırdadı.
“Gitme.”
“Gitmem,” dedi Alvara, sesi yumuşak ama kesin. “Korkma. Acı geçecek. Sen de geçeceksin.”
O sırada Aria tekrar mırıldandı, annesinin omzunda başını Alvara’ya çevirerek:
“Lütfen… dayım iyileşsin. Onunla bir daha oyun oynayamadım…”
Alvara'nın gözleri doldu. Kitana bile gözlerini başka yere çevirmek zorunda kaldı. O an, evdeki herkes yalnızca bir şey istiyordu: huzur. Ama bu huzur, ellerinden kaymak üzereydi.
---