Bölüm 11: Açık Yaralar
---
Alvara, Kaemon’un sırtındaki kanlı yaraya baktığında boğazı düğümlendi. Onu bu hâlde görmek yüreğini parçalasa da güçlü durmalıydı. Elinde sıcak suyla ıslatılmış temiz bezi hafifçe sıkarak eğildi. Kaemon, yere oturmuştu, nefesi dalgalı, alnı terliydi.
Alvara bezi yaraya ilk kez dokundurduğunda Kaemon aniden nefesini çekti.
“Ah—!” diye inledi Kaemon, kaşları çatıldı. “Çiçeğim… yapma, lütfen.”
Alvara duraksadı. Gözleri onun yorgun ama mahcup bakışlarına takıldı.
“Ne yapmayayım?” dedi fısıltıyla.
Kaemon gülümsedi, acıyla.
“Bezi dokundurmayı… Saymaya başladım. Beş oldu.”
Alvara kaşlarını kaldırdı. “Saymaya mı başladın?!”
“Evet. Sırf psikolojik hazırlık için…” dedi Kaemon, hafifçe burnunu çekerek.
Alvara istemsizce güldü. Sonra gözleri tekrar ciddileşti. “Ama temizlemem gerek. Yoksa iltihap kapar.”
Kaemon başını iki yana salladı, sanki kaderine razı olmuş gibiydi. “Peki ama bu altıncı ve son olsun. Ruhum çıktı.”
“Altı yetmez, çünkü bayağı kan var,” dedi Alvara, bezle dikkatlice ikinci kez bastırdı.
Kaemon tekrar irkildi, gözlerini yumdu. “Yedinci oldu… Alvara, çiçeğim, benim kalbim dayanıklı ama sırtım değil.”
Alvara gülmesini bastırmak için dudaklarını ısırdı. Bezi yavaşça bastırdı, sonra bir an durup sordu:
“Bu kadar inleyen biri, nasıl Elric’i yere serdi, onu hâlâ çözemiyorum.”
Kaemon gözlerini açtı, gülümsedi. “Adrenalin. Ve sen.”
Alvara’nın kalbi bir anlığına durdu. O gülümseme… bu adam ne kadar acı çekse de, kalbinin ortasında hâlâ o sevdiği adam vardı.
---