---4. Bölüm Fısıltıların ArasındaGece, ormanın derinliklerine ağır bir sis bırakmıştı. Alvara, Kaemon ve küçük keşif birliği sessiz adımlarla ilerliyordu. Ay ışığı pusun içinden silik silik parlıyor, her gölge bir tehdit gibi görünüyordu.Kaemon önde yürürken Alvara’ya bir an olsun göz ucuyla bakmadan edemiyordu. Onun kararlı adımları, savaşçı bakışları Kaemon’u hem hayran bırakıyor hem de endişelendiriyordu. Yaklaşan savaş, hepsini sınayacaktı.Aniden Kaemon durdu. Bir ağacın gölgesinde pelerinli birkaç figür belirdi. Kaemon fısıldadı: "Valentin’in birliği… çok yakındayız."Alvara’nın kalbi hızlandı. Valentin… orada, karanlığın içinde bir siluet gibi beliriyordu. Bir zamanlar güven duyduğu, yanında savaştığı adam… şimdi ise düşmanın liderlerinden biri.Kaemon elini Alvara’nın omzuna koydu. "Sakin ol. Şimdi değil."Bir süre daha pusuya yattılar, Valentin’in birliği ilerledi ve ormanın derinliklerinde kayboldu.Kaemon fısıldadı: "Şimdi dönelim. Bilgiyi kampa iletmeliyiz."---Kampta GerginlikGecenin sonuna doğru kampa ulaştılar. Ama kamp beklediklerinden daha gergin bir hâl almıştı. Dylan’ın başını çektiği küçük bir grup asker, Kaemon hakkında fısıldaşıyordu."Kaemon’a güvenilir mi sence?" "Sonuçta nereden geldiği belli değil." "Belki de Noar için çalışıyor."Kaemon bu bakışları hissetti ama sessiz kaldı.Alvara yanına geldi. "Bu dedikodular Dylan’ın işi," dedi sıkılı dişlerinin arasından. "Yeter artık!"Kaemon ona yumuşakça baktı. "Senin bana güvenmen bana yeter. Diğerlerini davranışlarımla sustururum."---Çadırdaki YüzleşmeGecenin ilerleyen saatlerinde, Alvara ve Kaemon, kampın kenarındaki büyük çadırda konuşuyorlardı. Kaemon yorgundu ama Alvara’nın varlığı içini rahatlatıyordu.Kaemon usulca Alvara’nın elini tuttu. "Yarın gece kolay olmayacak," dedi. "Beni yalnız bırakma."Alvara gözlerinin içine baktı. "Seni asla yalnız bırakmayacağım."Tam bu sırada çadırın giriş perdesi birden açıldı. Dylan içeri daldı, gözleri ateş saçıyordu."Alvara! Sana söylemem gereken bir şey var!" Kaemon hızla ayağa kalktı. "Dylan, şimdi zamanı değil—"Ama Dylan onu dinlemedi. Gözlerini doğrudan Alvara’ya çevirdi. "Alvara… ben seni seviyorum!" dedi bir anda. "Kaemon’a güvenme! O bir yabancı, geçmişi karanlık. Ama ben buradayım, hep yanında olacağım."Çadır bir anda buz kesmişti.Kaemon öfkeyle bir adım Dylan’a yaklaştı. "Çık dışarı," dedi dişlerinin arasından.Ama Dylan geri adım atmadı. "Bunu herkes bilmeli! Kaemon, seni hiç sevmedi, güvenmedi sana!" "Seninle sadece—"Kaemon’ın yumruğu ani bir hareketle Dylan’ın çenesine çarptı. Dylan sendeledi ama karşılık verdi. İkili bir anda çadırın içinde birbirine girdiler. Kaemon her hareketinde daha kontrollü, daha güçlüydü. Alvara araya girerek bağırdı: "Yeter! İkiniz de durun!"Kaemon geri çekildi, derin derin nefes alıyordu. Gözleri öfkeyle parlıyordu. Dylan yere çökmüş, öfkeyle bakıyordu.Alvara sertçe Dylan’a döndü: "Dinle beni iyi, Dylan! Ben Kaemon’u seviyorum. Onunla birlikteyim. Bu saçma oyunlarınla aramıza giremezsin."Çadırın içinde sadece Alvara’nın kararlı sesi yankılandı.Dylan başını eğdi, dişlerini sıkarak çadırdan dışarı çıktı. Kaemon hâlâ öfkeyle titriyordu. Alvara yanına geldi, elini onun yüzüne koydu."Bak bana," dedi yumuşakça. "Senin yanındayım. Herkes bilsin."Kaemon derin bir nefes aldı. Onun gözlerinin içine baktı. "Ne olursa olsun seni koruyacağım."---Fısıltılar YayılıyorSabah olduğunda, kampta Dylan’ın yaralı hâli ve gece olanlar dilden dile dolaşıyordu."Kaemon Dylan’ı dövmüş!" "Alvara Kaemon’u sevdiğini söylemiş." "Bu iş büyüyecek…"Ama Alvara artık korkmuyordu. Kaemon’un yanında dimdik durdu.Ve o günün akşamında, gözcüler geldiler: "Noar’ın birlikleri yola çıkmış. Valentin en önde."Kaemon, Alvara’nın elini tuttu. "Şimdi asıl savaşa hazırlanacağız."
Bölüm 4
Fısıltıların Arasında
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.