İçeriğe geç

KÜLLERİN ARASINDA

Bölüm 12 · 2 dk okuma

KÜLLERİN ARASINDA

Bölüm 12

12. Bölüm: Gece Kaçışı

Müdürün odasından fırladığımızda koridordaki alçıpan tozları hâlâ havada uçuşuyordu. Barlas bileğimden sıkıca kavramış, beni yangın merdivenlerine doğru koşturuyordu. Ama benim aklım arkamızda, o odada kalmıştı. Müdürün "O dosyada Bige'nin adı neden var?" sorusu zihnimde yankılanıp duruyordu.

"Barlas, dur!" diye bağırdım, kendimi geriye doğru çekerek. Yangın merdivenlerinin soğuk demir basamaklarında durduk. "Bana cevap vermek zorundasın. O dosyada benim adımla ilgili ne var?"

Barlas arkasını döndü. Koridorun loş acil durum ışığı yüzüne vuruyordu. Gözlerinde daha önce hiç görmediğim, insana acı veren bir çaresizlik vardı. "Şimdi sırası değil, Bige. Aşağıda müdürün adamları var, buradan çıkmazsak ikimizi de gömecekler," dedi, sesi her zamankinden daha sert çıkmıştı.

"Umrumda değil!" diye üsteledim, gözlerim dolmuştu. "Beni koruduğunu söylüyorsun ama benden bir şeyler saklıyorsun. Eğer şimdi söylemezsen seninle hiçbir yere gelmiyorum."

Barlas derin bir nefes aldı, bana doğru yaklaşıp iki eliyle yüzümü kavradı. Dokunuşu beni yine darmadağın etmeye yetmişti. "Seni korumak için susuyorum, tamam mı? Zamanı gelince her şeyi kendi gözlerinle göreceksin. Ama şimdi bana güvenmek zorundasın."

Güvenmek... Hayatımda ilk kez bu kelime bu kadar ağır geliyordu. Başımı çaresizce salladım. Merdivenlerden hızla aşağı indik ve okulun arka bahçesindeki otoparka çıktık. Barlas’ın siyah arabası bizi bekliyordu. Tam arabaya bineceğimiz sırada, arkamızdaki çalılıklardan bir çıtırtı yükseldi.

Barlas beni anında arkasına alıp koruma kalkanı oluşturdu. Karanlığın içinden bir siluet netleşmeye başladı. Fener ışığı yüzüne vurduğunda şoktan donakaldım.

Gelen kişi müdürün adamlarından biri değildi. Okulda en çok güvendiğim, odamda bana sarılıp ağlayan dert ortağım Eylül’dü. Ama elinde fenerle bize bakarken yüzünde o her zamanki sevimli kızdan eser yoktu. Dudaklarında sinsi bir tebessüm belirdi ve telefonu kulağına götürüp konuştu:

"Müdürüm, onları otoparkta yakaladım. Barlas dosyayı almış, bilginize."

Eylül... Beni bu okulda ilk karşılayan, her sırrımı anlattığım kız, en başından beri müdürün casusuydu. İşte bu ihanet tam kalbimin ortasına saplanmıştı.

✍️ Yazarın Notu ve Okuyucu Soruları (Yorumlarda Buluşalım! 👇):

Dostlar selam! Bölümü yazarken ters köşenin etkisiyle benim bile elim ayağım titredi resmen. 😱 Eylül’ün en başından beri oyunun içinde olması kurgudaki tüm dengeleri altüst etti. Gelin sıcağı sıcağına yorumlarda toplanalım ve teorileri konuşalım:

  1. Eylül’ün casus çıkmasını bekliyor muydunuz, yoksa tamamen sürpriz mi oldu? Sizce Bige’ye yaklaşma sebebi en başından beri sadece bu görev miydi? 🔍
  2. Barlas’ın o dosyada sakladığı büyük sır sizce ne olabilir? Müdürün iddiaları doğru olabilir mi, yoksa Barlas gerçekten Bige’yi korumaya mı çalışıyor? 🤔
  3. Otoparkta tamamen köşeye sıkıştılar ve Eylül müdüre haber uçurdu. Barlas bu çemberden arabayla sıyrılmayı başarabilecek mi? Yarın bizi nasıl bir kaçış bekliyor? 🚨

Bölümü beğendiyseniz oylamayı (yıldız vermeyi) ve satır arası yorum yapmayı unutmayın. Her gün yeni bölüm maratonumuz tam gaz devam ediyor, yarın tam zamanında 13. bölümde görüşmek üzere! 👊

Bölüm sonu

1 yorum