İçeriğe geç

Küllerimden

Bölüm 7 · 1 dk okuma

Küllerimden

Bölüm 7

Bedel

Kimse “hayır” dediğinde alkışlamıyor seni. Bunu geç öğrendim. Hatta çoğu insan, sen sustuğunda seni seviyor; konuştuğunda ise değiştiğini söylüyor. Ben değişmedim. Sadece artık saklanmıyordum. O gün telefonum sessizdi. Mesaj gelmedi. Arayan olmadı. Bir yokluk çöktü üstüme; insanın sesini değil, yerini kaybettiği türden. Eskiden bu sessizlikte kendimi suçlardım. “Keşke böyle söylemeseydim.” “Biraz daha idare edebilirdim.” “Zaten ben fazla hassasım.” Ama bu kez içimde başka bir ses vardı. Daha sakin. Daha net. Ve ilk kez bana ait. Yalnız kaldım. Evet. Ama yalnızlık, her zaman terk edilmek değildi. Bazen, yanlış kalabalıklardan ayrılmaktı. Akşam oldu. Işıkları açmadım. Karanlıkta otururken fark ettim; korktuğum şey yalnızlık değilmiş, kendimle baş başa kalmakmış. Çünkü insan, sustuğunda kendini de duyamıyor. O gece düşündüm: Beni sevenler, beni sustuğum hâlimle sevmişti. Benim sessizliğimi konfor bellemişlerdi. Sesimi değil, uyumumu istemişlerdi. Ve ilk kez canımı acıtan bir gerçekle karşılaştım: Herkesi kaybetmemin sebebi “hayır” demem değildi. Bazılarını, zaten hiç kazanmamıştım. Ağlamadım. Ama boğazım düğümlendi. Bu, alışılmış bir acı değildi. Daha temizdi. Daha dürüst. O an kendime bir söz verdim: Bir daha sırf kalayım diye susmayacaktım. Bir daha sevilmek uğruna küçülmeyecektim. Çünkü bedeli buysa bile… Kendim olarak yalnız kalmak, başkası olarak kalabalıkta kaybolmaktan daha az acıtıyordu. Lina o gece uyumadan önce şunu düşündü: Bazı kapılar kapanır. Ama insanın içindeki kapı açılıyorsa, o kayıp sayılmaz.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.