İçeriğe geç

KÜLLER VE YILANLAR

Bölüm 1 · 2 dk okuma

KÜLLER VE YILANLAR

Bölüm 1

GİRİŞ

Bazı yangınlar evleri değil, içindekileri yakarmış. Kül olan bedenler değil ruhlar olurmuş…

İnsan en çok hangi yaşta yanarsa hep o yaşta kalıyormuş. Ben on altımda yanmış ve bir daha hiç sönmemiş, hep o yaşta kalmıştım. Zihnim hala o gecede; yerde yatan babamın cansız bedeni ve ayakta elinde silahla duran annemin ruhsuz boş bakışları altında ezilip kalmıştı.

O zamana kadar hep susmuş, susturulmuştum. Babamın adım seslerini rüyalarıma musallat olmuş bir canavar gibi ezberlemiştim. Hangi gecelerde ateşle ya da kemerle, hangi sabahlarda bıçakla veya yumrukla geleceğini öğrenmiştim. Öğrenmiştim çünkü gelecek olan darbeye karşı kendimi hazırlamanın başka bir yolunu bilememiştim.

Annem ise evde yaşayan bir hayalet gibiydi. Vardı ama yoktu, yaşıyordu fakat hissetmiyordu. Gözlerindeki soğuk ve boş bakışlarıyla yaşanılanları izlemiş hiçbir tepki vermemiş bana bir el uzatmamıştı. Bir duvardan farksızdı; sert, soğuktu. Ne zaman düşsem görsün istedim. Görmedi. Ne zaman ağlasam duysun istedim. Duymadı. Ben “anne” “baba” demenin ya da “aile olmanın” nasıl bir his olduğunu hiç bilmemiştim.

Bazen düşünüyorum da, acaba aile olmak bana nasıl hissettirirdi? Benden esirgedikleri o aileyi o güveni hiç mi hissetmemişlerdi de bana verememişlerdi.

O gece karanlığın artık bittiğini sanmıştım ama aslında başka bir karanlığa adım atmıştım. Annem elinde silahla odaya girmişti, yüzü yine o hep tanıdığım duvardı. Bakışlarında hiçbir duygunun izi yoktu. Babamın şaşkın ve öfkeli bakışları arasında bir şey söylemesine izin vermeden tetiği çekmişti.

Annem silahı bırakmış bana dönmüştü. Bakışlarında aynı tepkisiz ve donuk ifadeyle öylece yüzüme bakmış ve sadece “ Bitti. Kurtuldun.” Demişti. Sesi o kadar ruhsuzdu ki kurtulduğuma sevinememişti bile. Babamın karanlığından kurtulmuştum belki ama annemin karanlığına sonsuza dek mahkum edilmiştim.

O geceden sonra bedenim hiç dövülmemiş ruhum bir daha hiç korkmamıştı. Ama içimde bir yerler hep yanmış ve yine ne tuhaftır ki aynı yer donmaya devam etmişti.

Şimdi yirmi sekiz yaşındayım. Aynada gördüğüm yüz hala on altımda ruhu yanmış o kız çocuğuna ait fakat tek bir farkla artık korkmuyorum. Çünkü artık zarar veremeyecekleri kadar güçlü, ulaşamayacakları kadar duvarlı, korkutamayacakları kadar kimsesizdim.

Hayatta kalmış yeniden doğmayı başarmıştım. Ve karanlığım da bana uzatılmayan o ışığı başkalarına uzatmaya yollarını bulmalarını sağlamaya kurtuluşun var olduğuna inandırmaya söz vermiştim.

İçimde kalan o çocuk için.

İçimizde kalan o çocuk için

Ve belki de senin de içinde kalan o çocuk için…

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.