İçeriğe geç

Küller ve Karanlık

Bölüm 7 · 3 dk okuma

Küller ve Karanlık

Bölüm 7

Buzdan ve Gölgelerden

Gece sessizdi. Yıldızlar, gökyüzüne sessiz bir ağıt gibi serpilmişti. Void, Nora ve Trix, yıkıntıların arasında kamp ateşine bakarken bir sessizlik çökmüştü üzerlerine. O sessizlik… Artık bir şeylerin değişmesi gerektiğini fısıldıyordu.

Nora gözlerini ufka dikti. Eski SHUT’un hatıraları, zihninde dalga dalga kabarıyordu. Gözlerinin içindeki kararlılık, hiç olmadığı kadar keskindi.

“Ben halkımı geri istiyorum,” dedi ansızın. “SHUT’u… yeniden kurmak istiyorum. Ama öyle sıradan değil. Sadık, güçlü, bana ait bir halk…”

Void ona baktı, Trix ise başını kaldırıp sessizce dinledi.

“Belki,” dedi Nora, “Void’un yaratma gücüyle, benim buzla şekillendirme yeteneğim birleşirse… Onları yaratabiliriz.”

Void, kalbinde bir ürperti hissetti. Nora’nın isteği büyüktü. Ama bir parçası da bunu denemek istiyordu. Yıllardır sadece çizerek var etmişti. Ama belki artık… daha fazlasını yapabilirdi.

Bir kayanın üzerine geçti. Gözlerini kapattı. Hayal etmeye başladı.

Buzdan zarif bedenler… Sadakatle Nora’ya bakan gözler… Göğsünde bir ülkenin doğuşunu taşıyan figürler…

Nora da ellerini ileri uzattı. Parmaklarının ucundan çıkan soğuk, havayı kristallerle doldurdu. Void’un hayali, onun buzuyla birleşmeye çalıştı. Ama…

Hiçbir şey olmadı.

İlk yaratılan varlık, sadece titrek bir buz parçasıydı. Ne kalbi vardı, ne iradesi. İkinci denemede oluşan şey ise, yere düşüp çatladı. Üçüncü deneme…

Bir şeyin kopyası gibiydi ama gözleri boştu. Can yoktu.

Void yorgunlukla yere çöktü. Ellerini yüzüne kapattı.

“Ben… ben yetemiyorum,” dedi kısık bir sesle. “Çizmeden… hayal ederek yaratamıyorum.”

Nora dudaklarını ısırdı. Gözyaşı, buz gibi yanaklarından süzüldü.

“Elimizden gelen bu mu yani? Gerçekten bu kadar mıyız?”

Trix sessizdi. Ama onların bu çaresizliğini izlemek onu içten içe parçaladı.

“Güçlerinizi birleştirmeyi bilmiyorsunuz,” dedi sonunda. “Sen, Nora… buzun var ama ona hayat veremiyorsun. Void… hayal kuruyorsun ama ona ruh üfleyemiyorsun.”

O gece, tam yedi kez daha denediler. Her biri daha başarısızdı. Void bayılacak kadar yorgundu. Nora’nın elleri çatlamış, buzla kaplanmıştı. Trix, onları izlerken ağladı.

Ama sabah… sabah her şeyi değiştirdi.

Void gözlerini açtığında bir şey fark etti. O gece, sadece şekilleri değil… anlamı da hayal etmeye başlamıştı. Artık çizerken hissettiği gücü, gözlerini kapattığında da hissedebiliyordu. Ve o an…

Bir devrim başladı.

Gözlerini kapattı. Hayal etti. Sadece form değil… duyguyu da. Umudu. Sadakati. Nora’ya duyulan saygıyı.

Nora bu duyguların içine buzunu ekledi. Trix, kitaplardan öğrendiği meditasyon teknikleriyle enerjileri hizaladı. Ve sonunda…

İlk gerçek varlık ortaya çıktı.

Buzdan bedeni vardı ama gözleri… gözleri doluydu. Bir adım attı. Nora’nın önünde diz çöktü.

“Kraliçem,” dedi. “Emrin nedir?”

Nora, şaşkınlıkla geri çekildi. “Ben… prensesim ben. Prenses Nora…”

Ama arkadan gelen diğer yaratıklar da aynı şekilde eğildi.

“Kraliçemiz…”

Nora’nın kalbine bir şey oturdu o anda. Önce gözleri doldu. Sonra ağladı. Sessizce, çocuk gibi.

“Bunca zamandır… yalnızdım sanmıştım,” dedi. “Ama… şimdi…”

Trix gülümsedi. Void gözlerini sildi. Sonra Trix’in sesi yeniden yankılandı:

“Kitaplara göre… tam bir halk oluşturmak için… gölge gücüne de ihtiyacımız var. Bonnie’nin gücüne.”

Hepsi sustu.

Bonnie’nin kampın biraz uzağında tek başına oturduğu yere gittiler. Nora anlattı, Trix destekledi. Ama Bonnie başını iki yana salladı.

“Ben… henüz ne olduğumu bile bilmiyorum. Gölge gücü… karanlık. Ona hâkim değilim. Kontrolsüzüm.”

Trix, yavaşça diz çöktü onun önünde.

“İlk kez birlikte bir şey başardık. Şimdi… birlikte daha fazlasını başarabiliriz.”

Void de yaklaştı. “Ne olur,” dedi. “Sadece bir kez. Dene.”

Uzun bir sessizlik… Sonra Bonnie gözlerini kapattı.

Ve o an…

Gökyüzü karardı.

Bonnie’nin gözlerinden mor ışıklar yükseldi. Gölgesi bir canavar gibi yayıldı. Nora buzla destekledi. Void, hayal ederek tüm şekilleri tasarladı. Trix, güçlerini hizaladı.

Ve o birleşme anı… bir fusion gibiydi. Enerjileri iç içe geçti.

Ve sonra…

Birden bire, etraflarında onlarca varlık belirdi. Şeffaf gölgeler ve kristal buzlarla oluşmuş, insan görünümlü ama tuhaf bir sadakatle Nora’ya bakan canlılar.

Hepsi diz çöktü.

“Kraliçemiz…”

Nora yere çöktü. Gözyaşları yanaklarını ıslattı. Trix’in kucağına başını koydu. Void bir taşın üzerine yığıldı. Bonnie ise hâlâ mor ışıklarla parılıyordu.

Ama herkes…

Gülümsüyordu.

Ve sonunda Trix fısıldadı:

“Yeni SHUT’un ilk halkı doğdu.”

Bölüm sonu

Sonraki bölüm kilitli

8. bölümü 5 jetonla uygulamada açabilir, kaldığın yerden devam edebilirsin.

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.