Elis sabah uyandığında abisi evde görünmüyordu. O ise bugünün cumartesi olduğunu hatırlayıp kafasına çok takmamıştı. Kendine doyurucu bir kahvaltı hazırladıktan sonra telefonuyla uğraşırken yemeğini yemeğe başlamıştı. Elis'in en sevdiği şey yemek yerken telefonla uğraşmaktı. Yemeğini bitirdikten sonra sofrayı hızlıca toparlayıp odasına geri dönmüştür. Birden gözü odasındaki aynaya gitmişti. Ah- yeni bir sivilcesi çıkmıştı alnında. Böyle zamanlarda Elis hiçbir şekilde sıkmazdı sivilcelerini. Zaten 1-2 haftaya geçerdi. Sonra gözü köyü kahverengi uzun birazda kabarık saçlarına takılmıştı. En sonda köyü kahverengi gözlerine. Ailesinde hiç renkli gözlü olmadığı için kendisininkide kahverengiydi. Normal bir ergen gibi suratı vardı. Sivilceli, öfkeli ve daha çok duyguyu barındıran. Elis'in kişiliği baskıcı ve inatçıydı. Hep kendi dediğini haklı sanardı. Dış dünya umrunda bile değildi. Ve o bunun farkındaydı. Ne kadar bu kişiliğinden nefret etsede hiçbirşeyi değiştiremezdi. Kendine aynada bakmayı bırakınca derse oturmuştu. Ders çalışmak ona moral verirdi. Onu Stresten, kaygıdan ve negatif düşüncelerden uzak tutardı.
Ders çalışmayı bitirdikten sonra saate bakmıştı. Saat 13.00'a geliyordu. Ama abisi hala ortalıkta yoktu. Telefonuna uzanıp abisini çaldırmaya başlamıştı. İkinci çaldırışında açmıştı. "Abi, neredesin? " diye sordu Elis sakince. "Okula kaydını yaptırdım. Yarım saate orada olurum. " diyip suratına kapatmıştı abisi. Elis sinir içinde ofladı. Abisi nede böyleydi? Herneyse. Elis sıkıldığı için kitap okumaya karar vermişti, zaten başka yapabileceği alternatif birşey yoktu. En sevdiği kitabı olan Suç ve ceza'yı almıştı. Kaçıncı kez okuduğunu bile hatırlamıyordu, ama küçüklüğünden beri çok sevmişti. Kaldığı sayfayı açıp okumaya başlamıştı.
Aradan 1 saat geçtikten sonra abisi eve gelmişti. Elis kitabını yarıda bırakıp kapıya koşmuştu. "Okulum nasıl bir yer? " diye sormuştu sakince. "Eh, pekte iyi değil. Başına buyruk insanları attıkları yatılı bir okul" demişti abisi. İşte o an Elis için şalterler kopmuştu. "Yatılı mı? Yatılı okul ne alaka?" diye bilmişti sadece. Elis kendi evi dışınds kendini hiçbir yerde rahat hissetmezdi, ve bunu abiside biliyordu. Ah... Bu demekti ki abisi ondan kurtulmak istiyordu. "Yatılı okul işte. Yeni kişilerle oda paylaşacaksın, heyecanlı değil mi?" diyerek alaycı bir şekilde sırıtmıştı abisi. "Bilerek yaptığını biliyorum. Benim yatılı yerleri sevmediğimi biliyordun" dedi Elis soğukça. "Umrumda mı? Hayır. Şimdi odana" diyip kendini oturma odasına atmıştı abisi. Elis sinirle geri odasına dönmüştü.