(13 şubat)
Saban uyandığımda sanırım Anıl mutfakta bir şeyler yapmaya çalışıyordu çünkü çok fazla ses çıkartıyordu. Kalktım elimi yüzümü yıkadım rutin işlerimi hallettim ve üzerimi değiştirip yanına gittim ve mutfakta 3.dünya savaşı çıkarmıştı sanırım.
Kenarı patlamış un paketi, kırık yumurtalar ,yanmış tavalar bir sürü bulaşık çıkartmıştı. Sebepsizce güldüm ve Anıl'a ''sen git duş al, üzerini değiş ben buraları toplayıp hazırlarım'' dedim ,o ise bana ''sana da zahmet oldu '' dedi o yukarı çıkarken bende oraları hızlıca toparladım ve kahvaltı hazırladım.
Anıl'a bakmak için yukarı çıktım ,odanın kapısını çaldım ''gel '' dedi bende içeri girdim ve Anıl'ın üstünde bir şey yoktu gözlerimi kapattım ''neden giyinmediğin halde bana gir dedin ''dedim öfkeli bir sesle , o ise bana
''utandın mı küçük hanım ''
deyip üzerime gelmeye başladı sırtımın duvara geldiğini hissedince duraksadım ve gözlerim hala kaplıyken ''çekilir misin ,aşağıda kahvaltı hazır hadi gel diye seni çağırmak için geliyorum yaptığına bak ''
''İyi peki önünden çekileceğim ama bir şartla '' , bende '' ne şartından bahse-diyeceğim sırada dudaklarımda hissettiğim sıcaklıkla şok içinde gözlerimi açtım ve ittirdim ''.
''sen beni nasıl öpersin ya ruh hastası '' dedim ve sert bir tokat atıp çıktım sinirle .
Çantamı aldım, sebepsizce ağlayarak çıktım , takıntılı bir piskopatmıydı acaba beni kaçırma nedeni bu olabilir miydi , benimde duygularım var ya ona güvenip yanılırsam ne yapmaya çalışıyordu . Kumsal'ı aradım olanları kısaca anlattım , buluşalım dedi orada daha rahat konuşuruz dedi kumsal bende '' tamam Pınar 'a da haber vereyim ben ''dedim , buluşmak için mekan ayarladık ve konuşmamız bitince Pınar'da konumu attım .Buluştuğumuz yere giderken Anıl beni defalarca arayıp mesaj attı bende sonunda engelledim.
Geldiklerinde olayları Pınar'a da anlattım biraz tuhaf buldular ve bana ''neden kaçmıyorsun dediler '' bende ''beni neden kaçırdığını öğrenmem lazım öylece kaçıp gidemem ne yapmaya çalışıyor anlamadım hala '' onlar ise sadece ''sen bilirsin'' dediler Kumsal ve Pınar biraz garip davranıyordu normelde soru sorar en ince detaylarına kadar öğrenmeye çalışırdı bir gariplik vardı , sonrasın da kahve içtik ve 1-2 saat sonra ayrıldık .O eve gidip gitmemekte karasızdım ama gidecektim sonuç ne olursa olsun . Öğrenmeliyim nedenini .
Eve gitmeden önce markete uğradım ve dönüşte siyah araba yanıma geldi ,Anıl 'dı ''ne yapıyorsun burada kaç kere aradım mesaj attım merak ettim seni , bunun üzerine bana engel attın ,hadi gel eve dönüyoruz '' bende ona '' eve gelirim ama şartlarım var, bana isteğimin dışında dokunmayacaksın ,dışarı çıkarken peşimden gelmek korumalarla gitmek falan yok tek başıma gideceğim o ne öyle beni bir şeyden korur gibi davranıyorsun ''dedim.
O ise bana '' peki tamam şartların kabul ama nereye gideceğini ve konumunu bana bildireceksin kaçmayacağın ne malum ''
''Ayy sen benim kaçmamdan mı endişeleniyorsun, başıma bir şey geleceğinden mi ?''
'' Daha 18-19 yaşındasın hayat hakkında bir bilgin bile yok başına her şey gelebilir ''. '' Ben kendimi korurum hem yaşımı nereden biliyorsun .'' ''Nereden biliyim ya öyle gösteriyordun, niye kaç yaşındasın?''
Bundan sanane, sen kaç yaşındasın ? '' . İlk ben sormuştum '' dedi Anıl .Haklıydı neyse '' ben 18 yaşıma senin beni kaçırdığın gün girmiştim oldu mu ? '' .Anıl burnundan gülerek oldu bende 21 yaşındayım.
Daha sonrasında eve gittik mutfak toparlanmamıştı hala hızlıca orayı toparladım ,toparlarken içimden ''o kadar hazırladım insan bir toplar yardım eder de nerde insan demek suç ona ruh hastası manyak '' neyse toparlanıp salona geçtim .
Telefonumda sosyel medyada gezindikten sonra canım sıkıldı ve Pınar'ın doğum günümde aldığı kitap seti aklıma geldi odama gittim ve ilk kitabını alıp okumaya başladım kalın bir kitaptı 964 sayfalıktı güzeldi, biraz üzücüydü ama başlangıçtaki olaylar çok gerçekçiydi bunun filmini yapsalar güzel olurdu.
Kitap okumamı bitirdikten sonra saate baktım 17:25 'di kalkıp yemek yapayım acıkmıştım dedim kendi kendime ve vakit kaybetmeden malzemeleri çıkardım yemekleri yaptım ve ardından pasta yapcaktım dolaptan pasta malzemeleri ve çilekleri çıkardım pasta karışımını hazırladıktan sonra kremşantiyi hazırlayıp dolaba attım, sonrasında çilekleri bir kabın içerisine doğradım ve fırından gelen güzel kokular ile kekin hazır olduğunu anladım fırından çıkardım , dolaptan krem şantiyi çıkarıp hazırladım çok güzel görünüyordu.
Masayı hazırladım ve Anıl'ı çağırmaya gidecekken durdum .Sabah aklıma geldi ve Anıl'a telefondan mesaj attım.
Anıl
Aşağı gel ,işin yoksa yemek hazırladım.
Güzel kokular geliyor , ne yaptın ?
Ne yaptıysam yaptım çok merak ediyorsan gel bak çok soru sorma
Peki,tamam sakin küçüğüm geliyorum (:
Küçüğüm ? Neden öyle dedin *
Benden küçüksün ,başka bir nedeni yok .
görüldü
Görüldü attım ve beklemeye başladım 5 dk sonra aşağı geldi oturduk ve yemek yedik yemek boyunca çok sessizdi biraz durgundu.
İçimden ''acaba onu kırdım mı istemeden ,genellikle bir şey olunca kendimi suçlarım bunun sanırım nedenleri var '' . Anıl yemeğini yedi soğuk bir sesle ''ellerine sağlık ben odamda çalışacağım, bir şey olursa haber ver '' dedi ve yukarı çıktı .
Arkasından bir süre baktıktan sonra masayı toparladım bulaşıkları yıkadım ve salona geçtim telefona gelen bildirime baktığımda yetimhaneden gelmişti orada bir psikolog vardı Deniz hanım o yazmıştı '' yarın müsait olduğun bir vakit kliniğime gel, iyi akşamlar '' diye, bende '' tamam ,iyi akşamlar'' dedim.
Kalktım ve dolaptan yaptığım pastayı çıkardım iki tabağa koydum yanında da kahve yaptım ve Anıl'ın çalışma odasına doğru yol aldım ,kapı açıktı yinede tıklattım , Anıl ''gelebilirsin '' dedi ve girdim içeri ''sana pasta ve kahve getiridm '' dedim , O ise teşekkür etti .
Sanırım yoğun bir çalışması var gibi görünüyordu bilgisayarda çok fazla rahatsız etmek istemedim o yüzden bende sosyel medyada gezindim .Bir süre sonra saate baktım geç olmuştu uykum da gelmişti ve Anıl'a ''iyi geceler benim uykum geldi sana kolay gelsin '' dedim , Anıl ise bana' 'sana da iyi geceler pasta ve kahve için sağol ellerine sağlık'' ''afiyet olsun sorun değil ''
Odaya geçtim ve pijamalarımı giydim yataktayken sabahtan beri olanları düşündüm ,Anıl'a sanki farklı bakıyordum, ah umarım aşık olmamışımdır ama sürekli aklımda neden ya ufff derken 1-2 saat uyuyamadım bir süre sonra yağmur yağmaya başladı şimşekler çakıyor gök gürüldüyordu küçüklükten beri karanlıktan ve bu seslerden korkarım hala korkuyorum uyuyamadım.
Bir süre sonra Anıl'ın yanına gittim onu yavaşça uyandırdım ve bana ''ne oluyor neden uyandırdın beni'' dedi ,bende '' gök gürüldüyor ve şimşek çakıyor korkuyorum ne yapayım uyuyamadım bende yanına geldim '' Anıl gülmemek için kendini tutuğunu fark ettim bana '' bu yaşa geldin hala korkuyorsun sorun değil olur böyle şeyler , yanlış anlamazsan benim yanımda yatabilirsin korkmaman için diyorum '' ''peki yatacağım ama uykusuzluktan ölmemek için diyorum yanlış anlama senin işin belli olmaz ''
Kabul ettim çünkü biraz daha uyumasam ölecektim hem korkudan hem uykusuzluktan yavaşça yanına doğru uzandım biraz daha kendimi güvende hissediyordum bir süre sonra şimşek çakınca korkuyla Anıl'ın koluna sarıldım gözlerimi kapattım Anıl bana '' korkmana gerek burada güvendesin küçüğüm '' dedi bana sarıldı biraz daha korkum azalmıştı daha güvende hissediyorum kendini ama içimde garip bir histe vardı çok değişikti tarif edilemeyecek kadar güzel sabah beni öpen adamın ,şuan kollarının arasında korktuğum için sarılarak uyumaya çalışıyorum ,yavaş yavaş gözlerim kapanmaya ve etrafım kararmaya başladı o sırada Anıl'ın kollarında uykuya dalmıştım .
Devam edecek...
Vote+ yorum yapma, yeni bölüm ve bilgilendirmeler için takip etmeyi unutmayın!!!!!
Fikirleriniz benim için önemli'' ~ ..yeni bölüm için tekrar hatırlatma !!!!!!!! hikayeyi okuyanlardan ricam vote+yorum yapmayı unutmayın lütfen ,emeğimin karşılığını verin .
karşılıklı gt+k.vote yapılır bunun için yorumlara yazmanız yeterli ... (;
Wattpad:Elif_diyebiri097
