Kravatlı balık ve gotik ekibinin malko maceraları - Bölüm 1
Bir zamanlar, Karadeniz'in tam ortasında yaşayan ve her gün kravat takan bir balık vardı. Adı Fikret'ti. Fikret sıradan bir balık değildi; çünkü kendisini bir şirket müdürü sanıyordu.
Her sabah saat tam 08.00'de yosunlardan yapılmış yatağından kalkar, aynaya bakar ve şöyle derdi:
— Fikret, bugün de okyanus ekonomisini sen kurtaracaksın!
Sonra kravatını düzeltip işe giderdi. İş dediği yer ise terk edilmiş bir çay bardağıydı.
Bir gün denizin dibine dev bir salatalık düştü.
Bütün balıklar salatalığın etrafında toplandı.
— Bu nedir? diye sordu bir hamsi.
— Uzay gemisi olabilir, dedi bir kefal.
— Hayır, bu kesin emlak yatırımıdır, dedi Fikret ciddi bir ifadeyle.
Kimse ne olduğunu anlayamayınca salatalığı belediyeye götürmeye karar verdiler. Sorun şu ki denizde belediye yoktu.
Bunun üzerine Fikret hemen bir belediye kurdu.
Kendini başkan ilan etti.
Bir ahtapotu muhasebeci yaptı.
Bir denizatını da trafik polisi.
Denizatı ilk iş olarak üç denizanasına hız cezası yazdı.
— Ama biz hareket etmiyoruz ki! diye itiraz ettiler.
— O zaman fazla yavaşsınız, dedi denizatı.
Tam bu sırada salatalık titremeye başladı.
Bütün balıklar korkuyla geri çekildi.
Salatalığın içinden küçük bir penguen çıktı.
— Nihayet geldim! dedi.
— Sen burada ne arıyorsun? diye sordu Fikret.
— Bilmiyorum. Ben aslında markete süt almaya çıkmıştım.
Kimse bu açıklamayı yeterince mantıksız bulmadı çünkü zaten denizin ortasında belediye kurulmuştu.
Penguen bir süre etrafa baktıktan sonra salatalığın aslında gizli bir zaman makinesi olduğunu açıkladı.
— Bu makineyle geleceğe gidebiliriz!
Fikret hemen atladı:
— Harika! Gelecekte balık müdürlerin maaşı ne kadar öğrenelim!
Makine çalıştırıldı.
Bir ışık patladı.
Herkes 500 yıl sonrasına gitti.
Gelecekte tüm balıklar insanları akvaryumlarda besliyordu.
Bir çocuk balık annesine sordu:
— Anne, bu insanlar ne yer?
— Genellikle tost ve internet, yavrum.
Fikret şok geçirdi.
— Demek gelecekte müdür değilim!
— Hayır, dedi bir robot levrek. Sen tarih kitaplarında "Salatalığı belediyeye götürmeye çalışan adam" olarak geçiyorsun.
Fikret gururla gülümsedi.
— Sonunda hak ettiğim unvanı aldım.
Tam o sırada zaman makinesi tekrar çalıştı ve herkes kendi zamanına döndü.
O günden sonra salatalık belediye başkan yardımcısı oldu, penguen süt aramaya devam etti ve Fikret her sabah aynaya bakıp şöyle dedi:
— Büyük başarılar küçük mantıksızlıklarla başlar.
Kimse ne demek istediğini anlamadı ama kulağa çok önemli geliyordu.
Devamı 2.Bölümde