İçeriğe geç

KRALLAR VE ZAZALAR

Bölüm 1 · 2 dk okuma

KRALLAR VE ZAZALAR

Bölüm 1

Sisler Mavisi

Çok tatlı birine benzediği söylenemez ama fena yakışıklı olduğu asla saklanamazdı. ah olamaz bana mı baktı! Ayş galiba gördü beni. Tabi aç köpek gibi bakarsan olacağı buydu neyse yere bakıyım fark etmemiştir belki.

"Bu güzel koku çiçekten mi geliyor?" derken, bir yandan da güneşi tenimde hissedemedim ve acınası bir soğuk değdi tenime bir gölge yüzündendi bu soğukluk... Buraya gelmişti başıma dikilmişti. çiçek kokusu bu kız gibi oğlandan geliyordu teni buz gibiydi benimkinden bir tık koyu, uzun saçları gri renkte gözleri vardı. Boyu pek uzun sayılmaz hatta benden kısaydı ama yüzündeki albenisi sayesinde bu hiç fark edilmiyordu bile. Yapılı biriydi. Kafama dikilmişti ve ben tenimde hissettiğim soğuklukla bunu hissetmiştim.

-Ne var? dedim sanki az önce bakan ben değilmişim gibi ama her baktığımızda böyle başımıza mı dikilecekti.

-Seni görünce yanına gelmek istedim.

-Hım öyle mi? dedim hemen tavır değiştirerek.

-Evet öyle. İnsan hayatında bu kadar güzel mavi saçlı bir kadını hep göremez sonuçta.

-"Ben de normal hayatta bu kadar güzel saçlı bir erkek göremezdim zaten ahahahahhahahhha. Buralarda seni ilk kez görüyorum yeni öğrenci filan mısın?

-pek sayılmaz ama yeni biri olduğum kesin.

-ne tuhafsın sjjsjsjjsjjsjjsjsjsjsjsj ayş pardon bu içimden olacaktı...

Bana güldü ama çok tatlı bir şekilde. Ay gamzeleri mi vardı onun? Hem de çenesinde. Bunları düşünürken çocuğun gri gözlerine dalmış bulunmuştum.

-İsmin ne senin dedim kaba bir şekilde. Önce hafif bir gülümsedi sonra " Zaz" dedi.

-Tanıştığıma memnun oldum Zaz ben de Tena.

yaklaşık yarım saat boyunca konuştuktan sonra okul servisim geldi ben de tam binecekken Zaz kolumdan tuttu "Tena aslında seni önceden görmüştüm... Gördüğümde güzelliğin aklımı bulandırmıştı o gün eve gitmeden biraz sokaklarda geziniyordum. Birden bunu gördüm ve aklıma sen geldin. Tabi ki saçlarının mavisi kadar güzel olamaz ama yine de baktıkça güzelliğini hatırlarsın." Tena yeni flört etmeye başladığı çocuğun onu önceden tanımasını rahatsız edici bulmuş olsa da kibarlığından mıdır oksa salaklığından mıdır bilinmez ama kolyeyi kabul etmişti.

-Takabilirim boynuna eğer istersen.

-Elbette isterim.

Zaz kolyeyi boynuma takar takmaz vedalaşıp servise bindim,yerime oturdum ve elimdeki kutuyu açıp kolyeyi kutusuna koymayı düşündüm ama kutuda bir not vardı. Tena diye başlıyordu.

"Tena benim ay ışığım sevgili eşim,bu mektubu okuyorsan muhtemelen Zaz ona verdiğim görevin bir kısmını tamamlamış ve kolyeyi sana teslim etmiştir. Sana şunu söylemek isterim ki uzun zamandır seni bulmaya çalışıyordum. Bu buluştan uzun süre sonra sana ulaşabildim sana bugün kavuşacağım sevgili karıcım. Mavi ışıklar yolunu,kalbin aklını aydınlatsın sevgilim geldiğimde her şeyi anlatacağım." Tena eşek şakası olduğunu düşündüğü bu satırlardan sonra şaşırmış ve korkmuş bir biçimde okumaya devam etti çünkü meraklı bir pislikti.

"Yer göğü delsin,

Zamanın mührü bozulsun.

Tanrı İştarı alsın,

Lanetlerle kutsasın.

Güllerden yağmurlar

Kandan çamurlar.

Mersah dokuz doğursun

Kral vicdan dokusun

Zazalar koşsun

Işık lütuf buyursun."

satırları okudukça hem huzur hem de şiddetli ağrılar hissediyordum sıcaklık bedenimi sarıyordu. Tam bayılacak gibi olduğumda ağır ve sarsıcı bir çarpma sesiyle kendime geldim. Kaza mı yapmıştık?...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.